-zede: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Farsça Ekler]] | [[Kategori:Farsça Ekler]] | ||
'''-zede''', sonuna geldiği kelimeye "vurulmuş, tutulmuş, yakalanmış, uğramış" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | [[Kategori:Ekler]] | ||
'''-zede''' ve '''-zed''', sonuna geldiği kelimeye "vurulmuş, tutulmuş, yakalanmış, uğramış" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | |||
==Bilgiler== | ==Bilgiler== | ||
| 8. satır: | 9. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*'''Felaketzede:''' Felakete uğramış | |||
''Felaketzede'' bir dostuna yazdıkları ve mektûbâtın nihayet kısmına dercedilen ma’nevî teselliyet ve tarziyenamede... (Lahikalar) | |||
*'''Felekzede:''' Felek darbesi yemiş | |||
Felekzede, perişan fakat asil bir aşiretten bir cesur adam ile; talii yaver, feleği müsaid, diğer bir aşiretten bir korkak ile bir yerde rastgelirler. (Asar-ı B.) | |||
*'''Gurbetzede:''' Gurbete düşmüş | |||
On sene kadar sebepsiz bir nefye mahkûm; ihtilâttan, muhabereden memnu ''gurbetzede'' bir ihtiyar adamın,... (Müdafaalar) | |||
*'''Musibetzede:''' Musibete uğramış | *'''Musibetzede:''' Musibete uğramış | ||
Acaba hem ruhunda hem vicdanında hem aklında hem kalbinde dehşetli musibetlerle ''musibetzede'' olmuş ve azaba düşmüş bir adamın... (17. Lem'a) | Acaba hem ruhunda hem vicdanında hem aklında hem kalbinde dehşetli musibetlerle ''musibetzede'' olmuş ve azaba düşmüş bir adamın... (17. Lem'a) | ||
*'''Namzed/Namzet:''' Aday | |||
Ve şu i'câzın bir nev'ini şu zamanda izhârına, haddimin fevkınde olarak, benim gibi bir adam ''namzet'' olacak ve namzet olduğumu anladım. (28. Mektup) | |||
*'''Zebanzed:''' Sözle incitilmiş | |||
Şu cümle-i mânidar zebanzed-i cumhurdur. (Lemaat (Asar-ı Bediiyye)) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
09.43, 5 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
-zede ve -zed, sonuna geldiği kelimeye "vurulmuş, tutulmuş, yakalanmış, uğramış" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Zeden (vurmak)
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Felaketzede: Felakete uğramış
Felaketzede bir dostuna yazdıkları ve mektûbâtın nihayet kısmına dercedilen ma’nevî teselliyet ve tarziyenamede... (Lahikalar)
- Felekzede: Felek darbesi yemiş
Felekzede, perişan fakat asil bir aşiretten bir cesur adam ile; talii yaver, feleği müsaid, diğer bir aşiretten bir korkak ile bir yerde rastgelirler. (Asar-ı B.)
- Gurbetzede: Gurbete düşmüş
On sene kadar sebepsiz bir nefye mahkûm; ihtilâttan, muhabereden memnu gurbetzede bir ihtiyar adamın,... (Müdafaalar)
- Musibetzede: Musibete uğramış
Acaba hem ruhunda hem vicdanında hem aklında hem kalbinde dehşetli musibetlerle musibetzede olmuş ve azaba düşmüş bir adamın... (17. Lem'a)
- Namzed/Namzet: Aday
Ve şu i'câzın bir nev'ini şu zamanda izhârına, haddimin fevkınde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak ve namzet olduğumu anladım. (28. Mektup)
- Zebanzed: Sözle incitilmiş
Şu cümle-i mânidar zebanzed-i cumhurdur. (Lemaat (Asar-ı Bediiyye))