-feşan: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Farsça Ekler]] | [[Kategori:Farsça Ekler]] | ||
'''-feşân''' veya '''-efşân''', sonuna geldiği kelimeye saçan, dağıtan, serpen anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | [[Kategori:Ekler]] | ||
'''-feşân''' veya '''-efşân''', sonuna geldiği kelimeye "saçan, dağıtan, serpen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | |||
==Bilgiler== | ==Bilgiler== | ||
| 7. satır: | 8. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*'''Hakikatfeşân:''' Hakikat saçan | |||
Hattâ İmam-ı Ali'nin (R.A) ''hakikat-feşan'' sair kasideleri ve ilmî başka münacatları gibi, esrar-ı ilmiye ile tam münasebeti görünmüyor. (8. Şua) | |||
*'''Hayatfeşân:''' Hayat saçan, hayat veren | *'''Hayatfeşân:''' Hayat saçan, hayat veren | ||
Hem Kur’an’ı beşer kelâmı farz etmek, lâzım gelir ki âsârıyla, tesiratıyla, netaiciyle âlem-i insaniyetin bilmüşahede en ruhlu ve ''hayat-feşan'', en hakikatli ve saadet-resan, en cem’iyetli ve mu’ciz-beyan, âlî meziyetleriyle yaldızlı bir Furkan’ın gizli hakikati –hâşâ– muavenetsiz, ilimsiz bir tek insanın fikrinin tasniatı olsun ve yakınında onu temaşa eden ve merakla dikkat eden büyük zekâlar, ulvi dehalar onda hiçbir zaman hiçbir cihette sahtekârlık ve tasannu eserini görmesin; daima ciddiyeti, samimiyeti, ihlası bulsun! (26. Mektup) | Hem Kur’an’ı beşer kelâmı farz etmek, lâzım gelir ki âsârıyla, tesiratıyla, netaiciyle âlem-i insaniyetin bilmüşahede en ruhlu ve ''hayat-feşan'', en hakikatli ve saadet-resan, en cem’iyetli ve mu’ciz-beyan, âlî meziyetleriyle yaldızlı bir Furkan’ın gizli hakikati –hâşâ– muavenetsiz, ilimsiz bir tek insanın fikrinin tasniatı olsun ve yakınında onu temaşa eden ve merakla dikkat eden büyük zekâlar, ulvi dehalar onda hiçbir zaman hiçbir cihette sahtekârlık ve tasannu eserini görmesin; daima ciddiyeti, samimiyeti, ihlası bulsun! (26. Mektup) | ||
*'''Hikmetfeşân:''' Hikmet saçan | |||
Hem ism-i a’zamın muhitinden nüzul ile arş-ı a’zamın bütün muhatına bakan ve teftiş eden ''hikmet-feşan'' bir kitab-ı mukaddestir. (25. Söz) | |||
*'''İbretfeşân:''' İbret veren | |||
...âyeti, ''ibret-feşan'' bir fermandır. (7. Şua) | |||
*'''Nurefşân:''' Nur saçan | *'''Nurefşân:''' Nur saçan | ||
| 16. satır: | 29. satır: | ||
İkinci hüzün, firaku’l-ahbaptan gelir, yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-eda, ''nur-efşan'' Kur’an’ın verdiği hüzündür. (24. Mektup) | İkinci hüzün, firaku’l-ahbaptan gelir, yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-eda, ''nur-efşan'' Kur’an’ın verdiği hüzündür. (24. Mektup) | ||
*''' | *'''Pertevefşân:''' Işık saçan | ||
Beşaret veriyor ki: Asl-ı insaniyet-i kübra olan İslâmiyet, sema-i müstakbelde ve Asya‘nın cinanı üzerinde bulutsuz güneş gibi ''pertev-efşan'' olacaktır. (Muhakemat) | |||
*'''Rahmetfeşan:''' Rahmet saçan | |||
...ve o her cihetle ''rahmet-feşan'' tezahür-ü rububiyet hakikatının içinde, tebarüz-ü uluhiyet hakikatı bizzarure bilinmiş olmasıdır.... (7. Şua) | |||
*'''Saadetfeşan:''' Saadet saçan | |||
Risale-i Nurun hizmet-i îmaniyesine sed çekmeğe çalışanların mukabilinde Risale-i Nurun nurlu, müessir ve ''saadet-feşan'' hizmetini belirtmek için.. (Tarihçe) | |||
*'''Şulefeşan/Şuleefşan:''' Işık saçan | |||
Âlem-i cismanî bir tenteneli perde gibi, ''şu’le-feşan'' gaybî avâlim üzerinde. (Lemeat) | |||
*'''Tesbihfeşan:''' Tesbih eden | |||
...berr ve bahr birer lisan; ve bütün hayvanat ve nebatat birer kelime-i ''tesbih-feşan'' suretinde arz-ı dîdar eder. (13. Söz) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
13.23, 23 Haziran 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
-feşân veya -efşân, sonuna geldiği kelimeye "saçan, dağıtan, serpen" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Efşanden (افشاندن): saçmak
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Hakikatfeşân: Hakikat saçan
Hattâ İmam-ı Ali'nin (R.A) hakikat-feşan sair kasideleri ve ilmî başka münacatları gibi, esrar-ı ilmiye ile tam münasebeti görünmüyor. (8. Şua)
- Hayatfeşân: Hayat saçan, hayat veren
Hem Kur’an’ı beşer kelâmı farz etmek, lâzım gelir ki âsârıyla, tesiratıyla, netaiciyle âlem-i insaniyetin bilmüşahede en ruhlu ve hayat-feşan, en hakikatli ve saadet-resan, en cem’iyetli ve mu’ciz-beyan, âlî meziyetleriyle yaldızlı bir Furkan’ın gizli hakikati –hâşâ– muavenetsiz, ilimsiz bir tek insanın fikrinin tasniatı olsun ve yakınında onu temaşa eden ve merakla dikkat eden büyük zekâlar, ulvi dehalar onda hiçbir zaman hiçbir cihette sahtekârlık ve tasannu eserini görmesin; daima ciddiyeti, samimiyeti, ihlası bulsun! (26. Mektup)
- Hikmetfeşân: Hikmet saçan
Hem ism-i a’zamın muhitinden nüzul ile arş-ı a’zamın bütün muhatına bakan ve teftiş eden hikmet-feşan bir kitab-ı mukaddestir. (25. Söz)
- İbretfeşân: İbret veren
...âyeti, ibret-feşan bir fermandır. (7. Şua)
- Nurefşân: Nur saçan
İkinci hüzün, firaku’l-ahbaptan gelir, yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-eda, nur-efşan Kur’an’ın verdiği hüzündür. (24. Mektup)
- Pertevefşân: Işık saçan
Beşaret veriyor ki: Asl-ı insaniyet-i kübra olan İslâmiyet, sema-i müstakbelde ve Asya‘nın cinanı üzerinde bulutsuz güneş gibi pertev-efşan olacaktır. (Muhakemat)
- Rahmetfeşan: Rahmet saçan
...ve o her cihetle rahmet-feşan tezahür-ü rububiyet hakikatının içinde, tebarüz-ü uluhiyet hakikatı bizzarure bilinmiş olmasıdır.... (7. Şua)
- Saadetfeşan: Saadet saçan
Risale-i Nurun hizmet-i îmaniyesine sed çekmeğe çalışanların mukabilinde Risale-i Nurun nurlu, müessir ve saadet-feşan hizmetini belirtmek için.. (Tarihçe)
- Şulefeşan/Şuleefşan: Işık saçan
Âlem-i cismanî bir tenteneli perde gibi, şu’le-feşan gaybî avâlim üzerinde. (Lemeat)
- Tesbihfeşan: Tesbih eden
...berr ve bahr birer lisan; ve bütün hayvanat ve nebatat birer kelime-i tesbih-feşan suretinde arz-ı dîdar eder. (13. Söz)