-suz: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Farsça Ekler '''-sûz''', sonuna geldiği kelimeye yakan, yakıcı anlamı katan Farsça bir sonektir. ==Bilgiler== '''Kökeni olan Farsça fi..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 6 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Farsça Ekler]]
[[Kategori:Farsça Ekler]]
'''-sûz''', sonuna geldiği kelimeye yakan, yakıcı anlamı katan Farsça bir sonektir.
[[Kategori:Ekler]]
'''-sûz''', sonuna geldiği kelimeye "yakan, yakıcı" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.


==Bilgiler==
==Bilgiler==


'''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' Suhten (yanmak)
'''Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı:''' Suhten ({{Arabi|سوختن}}): yanmak


==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler,  Anlamları ve Örnek Cümleler==


*'''Mukavemetsûz:''' Mukavemeti yok eden, dayanılmaz hâle getiren.
*'''Akılsuz:''' Aklı sızlatan


O vakit söz ''mukavemetsûz'' olur; maddî elektrik gibi tesir eder, kelâmın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder. (25. Söz)
Râbian: Biz ecram-ı ulviyeye baktıkça, onlar nazara verir bir havf ile dehşeti. Hem vicdanın müz’ici bir tevahhuş geliyor: ''Akıl-sûz'', evham-sâz! (Lemeat)


*'''Ciğersûz:''' Ciğer/yürek yakan, çok üzücü
*'''Ciğersûz:''' Ciğer/yürek yakan, çok üzücü


Elli sene sonra, aynı vak’a-i ''ciğersûz'' vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş. (19. Mektup)
Elli sene sonra, aynı vak’a-i ''ciğersûz'' vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş. (19. Mektup)
*'''Mukavemetsûz:''' Mukavemeti yok eden, dayanılmaz hâle getiren.
O vakit söz ''mukavemetsûz'' olur; maddî elektrik gibi tesir eder, kelâmın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder. (25. Söz)


*'''Sabırsûz:''' Sabrı yakan, sabredilemez
*'''Sabırsûz:''' Sabrı yakan, sabredilemez


Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve ''sabırsûz'' hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)
Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve ''sabırsûz'' hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)
*'''Tahammülsûz:''' Tahammül edilemez
Ciğer‑şikâf ve ''tahammül‑sûz'' ve emel öldürücü, bütün kemâlâtı zîr ü zeber eden, hicran‑ı ebedî olan ademi, insana musallat etmez; demek, saâdet‑i ebediye olacaktır. (Muhakemat)
*'''Vicdansûz:''' Vicdanı sızlatan
Ki yapılmış o halet, hem havf ile dehşetten, hem acz ile ra'şetten, hem kalâk ve vahşetten, hem yütm ve hem yeisten mürekkeb ''vicdan-sûz''. (Lemeat)


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==


==Kaynakça==
==Kaynakça==

09.49, 25 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

-sûz, sonuna geldiği kelimeye "yakan, yakıcı" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Suhten (سوختن): yanmak

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Akılsuz: Aklı sızlatan

Râbian: Biz ecram-ı ulviyeye baktıkça, onlar nazara verir bir havf ile dehşeti. Hem vicdanın müz’ici bir tevahhuş geliyor: Akıl-sûz, evham-sâz! (Lemeat)

  • Ciğersûz: Ciğer/yürek yakan, çok üzücü

Elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersûz vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş. (19. Mektup)

  • Mukavemetsûz: Mukavemeti yok eden, dayanılmaz hâle getiren.

O vakit söz mukavemetsûz olur; maddî elektrik gibi tesir eder, kelâmın ulviyet ve kuvveti o nisbette tezayüd eder. (25. Söz)

  • Sabırsûz: Sabrı yakan, sabredilemez

Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş ki: وَعَسٰى اَنْ يَقُومَ مَقَامًا يَسُرُّكَ يَا عُمَرُ diye Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vefatı hengâmında olan dehşet-engiz ve sabırsûz hâdisede, Hazret-i Ebubekiri’s-Sıddık nasıl ki Medine-i Münevvere’de kemal-i metanetle herkese teselli verip mühim bir hutbe ile sahabeleri teskin etmiş. (19. Mektup)

  • Tahammülsûz: Tahammül edilemez

Ciğer‑şikâf ve tahammül‑sûz ve emel öldürücü, bütün kemâlâtı zîr ü zeber eden, hicran‑ı ebedî olan ademi, insana musallat etmez; demek, saâdet‑i ebediye olacaktır. (Muhakemat)

  • Vicdansûz: Vicdanı sızlatan

Ki yapılmış o halet, hem havf ile dehşetten, hem acz ile ra'şetten, hem kalâk ve vahşetten, hem yütm ve hem yeisten mürekkeb vicdan-sûz. (Lemeat)

İlgili Maddeler

Kaynakça