Bed-: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
"Kategori:Farsça Ekler '''Bed-''', Farsça "kötü, fena, çirkin" demektir ve başına geldiği kelimelere “kötü” anlamı katarak Farsça usûlüyl..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Turker (mesaj | katkılar)
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 3 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
[[Kategori:Farsça Ekler]]
[[Kategori:Farsça Ekler]]
[[Kategori:Ekler]]
'''Bed-''', Farsça "kötü, fena, çirkin" demektir ve başına geldiği kelimelere “kötü” anlamı katarak Farsça usûlüyle birleşik sıfatlar yapar.
'''Bed-''', Farsça "kötü, fena, çirkin" demektir ve başına geldiği kelimelere “kötü” anlamı katarak Farsça usûlüyle birleşik sıfatlar yapar.


16. satır: 17. satır:
Evvelki ''bedbahtın'' hem kendi hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. (2. Söz)
Evvelki ''bedbahtın'' hem kendi hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. (2. Söz)


*'''Bedmaye:''' Mayası bozuk, özü bozuk
*'''Beddua:''' Kötü dua


Kasem ederim, doğrudur sözü özüyle beraber
Bir gün Bitlis meşâyihinden Şeyh Mehmed Küfrevî Hazretlerinin kendilerine ''beddua'' ettiğini birisi yalandan söyler. (Tarihçe)


Bu hakikati kabul ve tasdik etmeyen ''bed-mâyeler''
*'''Bedmaye:''' Mayası bozuk, özü bozuk


(28. Mektup)
Kasem ederim, doğrudur sözü özüyle beraber/Bu hakikati kabul ve tasdik etmeyen ''bed-mâyeler'' (28. Mektup)


==İlgili Maddeler==
==İlgili Maddeler==


==Kaynakça==
==Kaynakça==

14.37, 4 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Bed-, Farsça "kötü, fena, çirkin" demektir ve başına geldiği kelimelere “kötü” anlamı katarak Farsça usûlüyle birleşik sıfatlar yapar.

Bilgiler

Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -

Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler

  • Bedbin: Her şeyin kötü tarafını gören, kötüye yoran

Hodbin adam, hem hodgâm hem hod-endiş hem bedbin olduğundan bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer. (2. Söz)

  • Bedbaht: Tâlihi kötü olan, bahtsız, tâlihsiz (kimse)

Evvelki bedbahtın hem kendi hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. (2. Söz)

  • Beddua: Kötü dua

Bir gün Bitlis meşâyihinden Şeyh Mehmed Küfrevî Hazretlerinin kendilerine beddua ettiğini birisi yalandan söyler. (Tarihçe)

  • Bedmaye: Mayası bozuk, özü bozuk

Kasem ederim, doğrudur sözü özüyle beraber/Bu hakikati kabul ve tasdik etmeyen bed-mâyeler (28. Mektup)

İlgili Maddeler

Kaynakça