Be-: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 4 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Farsça Ekler]] | [[Kategori:Farsça Ekler]] | ||
[[Kategori:Ekler]] | |||
'''Be-''', başına geldiği kelimeye "ile, için, -e kadar, -e göre" anlamı katarak zarf oluşturan Farsça bir önektir. Tekrarlanan iki kelime arasına veya tâ edatından sonra getirilerek zarflar teşkil eder. | '''Be-''', başına geldiği kelimeye "ile, için, -e kadar, -e göre" anlamı katarak zarf oluşturan Farsça bir önektir. Tekrarlanan iki kelime arasına veya tâ edatından sonra getirilerek zarflar teşkil eder. | ||
| 8. satır: | 9. satır: | ||
==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ==Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler== | ||
*''' | *'''An be an:''' Anı anına | ||
Olan İslâmî şeair, dinî minarat, İlahî maabid, şer'î maalim itfa olmazsa, İslâmiyet parlayacak ''an be-an''!.. (Lemeat) | |||
*'''Aşır be aşır:''' Aşir aşir | |||
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, ''aşır be aşır'', âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.) | |||
*'''Ayet be ayet:''' Ayet ayet | |||
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, ''âyet be âyet'', kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.) | |||
*'''Be-ebed:''' Ebede kadar | |||
Rahm-i Rahmân ez-ezel tâ ''be-ebed'' İhsân-ı Hak (Huklusi Ağabey'e Mektuplar) | |||
*'''Behemehal:''' Ne olursa olsun, mutlaka (Be-hem-hal) | *'''Behemehal:''' Ne olursa olsun, mutlaka (Be-hem-hal) | ||
Binaenaleyh cemal, sermedî ve daim olursa behemehal onun inceliklerini gösteren âyinelerinin de ebedî ve daimî olması zarurîdir. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar) | Binaenaleyh cemal, sermedî ve daim olursa behemehal onun inceliklerini gösteren âyinelerinin de ebedî ve daimî olması zarurîdir. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar) | ||
*'''Beher:''' Her bir | |||
...Risale-i Nur'un yüzyirmi parçasından ''beher'' parçası birer mürşid-i a'zam, birer mürşid-i ekmel, birer kal'a-i hasin, birer elmas kılınç olarak sabittir. (Barla L.) | |||
*'''Be-mahal:''' Yerinden | |||
Zahirperest âlim-i cahil, veyahut cahil-i âlimin taassubat-ı ''nâ-be-mahallinden''... (Makaleler) | |||
*'''Benam:''' Nam sahibi | *'''Benam:''' Nam sahibi | ||
...hukemâyı hayran ve şuarâ-yı ''benâm''ı haddelgaye istihsan ile huzur-u mânevîsinde ser-fürû ettirerek,... (Fihrist Risalesi) | ...hukemâyı hayran ve şuarâ-yı ''benâm''ı haddelgaye istihsan ile huzur-u mânevîsinde ser-fürû ettirerek,... (Fihrist Risalesi) | ||
*'''Cüz be-cüz:''' Cüz cüz | |||
Ben yeniden ''cüz be-cüz'' tetkik ettim. (Rumuzat-ı Semaniye) | |||
*'''Dest be dest:''' El ele | |||
Öyle bir şeriat ki; akıl ve nakil, dest be-dest ittifak vererek ol şeriatın hakâikinin hakkaniyetini tasdik etmişlerdir. (Muhakemat) | |||
*'''Hatve be hatve:''' Adım adım | |||
Hattâ dikkatle bakılsa görülüyor ki, bu saray-ı âlem inkıraza ''hatve be-hatve'' yaklaşmakta. (Lahikalar) | |||
*'''Gah-be-gah:''' Arada sırada | |||
Ki İsa (A.S.) ya Üzeyr'in, ya melaik, ya ukûlün tevellüd şirki meydan alıyor nev-i beşerde ''gâh bâ-gâh''... (Lemeat) | |||
*'''Kafile be kafile:''' Kafileler halinde | |||
Bütün canlı mahlukat -insan olsun, hayvan olsun- ''kafile be-kafile'' büyük bir sür'atle o cihete gidip kaybolurlar. (Şualar) | |||
*'''Kelime be kelime:''' Kelime | |||
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, ''kelime be kelime'' cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.) | |||
*'''Mevsim-be-mevsim:''' Mevsim mevsim | |||
...yeryüzünün ''mevsim-be-mevsim'' tazelenen hayretfeza nukuşlarının, manidar mektubatının bir kâtibi, bir nakkaşı vardır. (31. Söz) | |||
*'''Serbeser:''' Baştan başa | |||
Kâinâtta ''serbeser'' sırr-ı tesânüt müstetir, hem münteşir. Hem cevânibde tecâvüb, hem teâvün gösterir;... (Lemeat) | |||
*'''Sure be sure:''' Sure sure | |||
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, ''âyet be âyet'', kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.) | |||
*'''Tekrar-be-tekrar:''' Tekrar tekrar | |||
Ve keza bu âlemin mâliki, kendi kudretine pek kolay ve pek ehven ve ibadına fevkalâde mühim ve pek şedidü’l-ihtiyaç olan haşrin ''tekrar be-tekrar'' vaadinde bulunmuştur. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar) | |||
*'''Vakit be-vakit:''' Zaman zaman | |||
''Vakit be-vakit'' başınızı kaldırıp esma-i hüsnama dikkat ederek,... (20. Söz) | |||
==İlgili Maddeler== | ==İlgili Maddeler== | ||
==Kaynakça== | ==Kaynakça== | ||
14.32, 4 Temmuz 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Be-, başına geldiği kelimeye "ile, için, -e kadar, -e göre" anlamı katarak zarf oluşturan Farsça bir önektir. Tekrarlanan iki kelime arasına veya tâ edatından sonra getirilerek zarflar teşkil eder.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: -
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- An be an: Anı anına
Olan İslâmî şeair, dinî minarat, İlahî maabid, şer'î maalim itfa olmazsa, İslâmiyet parlayacak an be-an!.. (Lemeat)
- Aşır be aşır: Aşir aşir
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)
- Ayet be ayet: Ayet ayet
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)
- Be-ebed: Ebede kadar
Rahm-i Rahmân ez-ezel tâ be-ebed İhsân-ı Hak (Huklusi Ağabey'e Mektuplar)
- Behemehal: Ne olursa olsun, mutlaka (Be-hem-hal)
Binaenaleyh cemal, sermedî ve daim olursa behemehal onun inceliklerini gösteren âyinelerinin de ebedî ve daimî olması zarurîdir. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar)
- Beher: Her bir
...Risale-i Nur'un yüzyirmi parçasından beher parçası birer mürşid-i a'zam, birer mürşid-i ekmel, birer kal'a-i hasin, birer elmas kılınç olarak sabittir. (Barla L.)
- Be-mahal: Yerinden
Zahirperest âlim-i cahil, veyahut cahil-i âlimin taassubat-ı nâ-be-mahallinden... (Makaleler)
- Benam: Nam sahibi
...hukemâyı hayran ve şuarâ-yı benâmı haddelgaye istihsan ile huzur-u mânevîsinde ser-fürû ettirerek,... (Fihrist Risalesi)
- Cüz be-cüz: Cüz cüz
Ben yeniden cüz be-cüz tetkik ettim. (Rumuzat-ı Semaniye)
- Dest be dest: El ele
Öyle bir şeriat ki; akıl ve nakil, dest be-dest ittifak vererek ol şeriatın hakâikinin hakkaniyetini tasdik etmişlerdir. (Muhakemat)
- Hatve be hatve: Adım adım
Hattâ dikkatle bakılsa görülüyor ki, bu saray-ı âlem inkıraza hatve be-hatve yaklaşmakta. (Lahikalar)
- Gah-be-gah: Arada sırada
Ki İsa (A.S.) ya Üzeyr'in, ya melaik, ya ukûlün tevellüd şirki meydan alıyor nev-i beşerde gâh bâ-gâh... (Lemeat)
- Kafile be kafile: Kafileler halinde
Bütün canlı mahlukat -insan olsun, hayvan olsun- kafile be-kafile büyük bir sür'atle o cihete gidip kaybolurlar. (Şualar)
- Kelime be kelime: Kelime
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)
- Mevsim-be-mevsim: Mevsim mevsim
...yeryüzünün mevsim-be-mevsim tazelenen hayretfeza nukuşlarının, manidar mektubatının bir kâtibi, bir nakkaşı vardır. (31. Söz)
- Serbeser: Baştan başa
Kâinâtta serbeser sırr-ı tesânüt müstetir, hem münteşir. Hem cevânibde tecâvüb, hem teâvün gösterir;... (Lemeat)
- Sure be sure: Sure sure
Kelâmın havassına ve mezaya ve letaifine âşina olan ehl-i tetkik ve tenkid, Kur’ânı sûre be sûre, aşır be aşır, âyet be âyet, kelime be kelime cadde-i tetkikten geçirdikten sonra,... (Asar-ı B.)
- Tekrar-be-tekrar: Tekrar tekrar
Ve keza bu âlemin mâliki, kendi kudretine pek kolay ve pek ehven ve ibadına fevkalâde mühim ve pek şedidü’l-ihtiyaç olan haşrin tekrar be-tekrar vaadinde bulunmuştur. (Mesnevi-i Nuriye, Lasiyyemalar)
- Vakit be-vakit: Zaman zaman
Vakit be-vakit başınızı kaldırıp esma-i hüsnama dikkat ederek,... (20. Söz)