-keş: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Farsça Ekler]] | [[Kategori:Farsça Ekler]] | ||
[[Kategori:Ekler]] | [[Kategori:Ekler]] | ||
'''-keş''', sonuna geldiği kelimeye "çeken, çekici" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | '''-keş''' (çoğulu keşan), sonuna geldiği kelimeye "çeken, çekici" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir. | ||
==Bilgiler== | ==Bilgiler== | ||
| 20. satır: | 20. satır: | ||
Tevhid ve celal ister ki esbab-ı tabiî, ''dâmenkeş''-i tesir-i hakiki ola kudret eserinde. (Lemeat) | Tevhid ve celal ister ki esbab-ı tabiî, ''dâmenkeş''-i tesir-i hakiki ola kudret eserinde. (Lemeat) | ||
*'''Kehkeş/Kehkeşan:''' Samanyolu (Saman çeken(ler)) | |||
Tûbâ-i hilkatten semavat şıkkına, hep ''kehkeşan'' ağsanına (17. Söz) | |||
*'''Keşmekeş/keşmakeş:''' Çekişme | |||
Üssülesas esbab, fırkaların taraftarane ve garazkârane münakaşatı ve gazetelerin belâgat yerine mübalâgat ve yalan ve ifratperverane ''keşmâkeşleri'' idi. (Divan-ı Harbi-i Örfi) | |||
*'''Peşkeş:''' Hediye (Öne çekilen) | |||
Havas ve rüesaya o şey ''peşkeş'' edilir. (Lemeat) | |||
*'''Serkeş:''' Dikbaşlı | *'''Serkeş:''' Dikbaşlı | ||
10.54, 28 Haziran 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
-keş (çoğulu keşan), sonuna geldiği kelimeye "çeken, çekici" anlamı katarak Farsça usulüyle birleşik sıfat yapan Farsça bir sonektir.
Bilgiler
Kökeni olan Farsça fiil ve anlamı: Keşiden (کشيدن): çekmek
Risale-i Nur'da Bu Eki Taşıyan Kelimeler, Anlamları ve Örnek Cümleler
- Arzukeş: Arzu eden, arzulu
Çünkü herkes, büyükçe bir veliyy-i nimet, yahut muhsin bir padişahının uzaktan arzularını anlamaya ne kadar arzukeş ve anlasa ne kadar memnun olur. (31. Söz)
- Besmelekeş: Besmele çeken
Risale-i Nur'un tercümanı, Risale-i Nur'un basamakları olan mebadi-i ulûma besmele-keş olduğu ve fütuhat-ı Nuriyede besmelesini çektiği ve fatiha-i hayat-ı ilmiyede "Bismillahirrahmanirrahîm" okuduğu zamanına... (1. Şua)
- Dâmenkeş: Eteğini çeken, karışmayan
Tevhid ve celal ister ki esbab-ı tabiî, dâmenkeş-i tesir-i hakiki ola kudret eserinde. (Lemeat)
- Kehkeş/Kehkeşan: Samanyolu (Saman çeken(ler))
Tûbâ-i hilkatten semavat şıkkına, hep kehkeşan ağsanına (17. Söz)
- Keşmekeş/keşmakeş: Çekişme
Üssülesas esbab, fırkaların taraftarane ve garazkârane münakaşatı ve gazetelerin belâgat yerine mübalâgat ve yalan ve ifratperverane keşmâkeşleri idi. (Divan-ı Harbi-i Örfi)
- Peşkeş: Hediye (Öne çekilen)
Havas ve rüesaya o şey peşkeş edilir. (Lemeat)
- Serkeş: Dikbaşlı
Ey acz ve hakareti içinde mağrur ve mütemerrid ve zaaf ve fakrı içinde serkeş ve muannid olan ins ve cin! (24. Mektup)