Neml 62

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden

Önceki Ayet: Neml 61Neml SuresiNeml 63: Sonraki Ayet

Meali: 62- (Onlar mı hayırlı) yoksa darda kalana kendine yalvardığı zaman karşılık veren ve (başındaki) sıkıntıyı gideren, sizi yeryüzünün hakimleri kılan mı? Allah'tan başka bir ilâh mı var! Ne kadar da kıt düşünüyorsunuz!

Kur'an'daki Yeri: 20. Cüz, 381. Sayfa

Tilavet Notları:

Diğer Notlar:

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği[değiştir]

Hem kâinatın kalî ve halî (yani gerek zîruh ve zîşuur olan melek, cin ve insanın kalî tesbihatı olsun, gerekse sair mevcudatın fıtrî istidad ve vaziyetlerinin hal diliyle olan) tesbihleri ise,

يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِى السَّموَاتِ وَ اْلاَرْض

olan bir zatın vücub-u vücuduna delâlet eder. Evet, çünkü fıtratın delâleti sâdıkadır, doğrudur. Bunlardan tek bir şehadet dahi reddedilmezken, acaba gayr-ı mütenahî delâletler ve gayr-ı mahsur şehadetler ki, merkezi müttehid olan, mütedahil daireler gibi ittifak etmiş kalî ve halî dilleri ile ve cebhelerinde parlayan damga-i vahdet nakışlarıyla

يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِى السَّموَاتِ وَ اْلاَرْض

olan Zat-ı Zülcelal'i tesbihkârane şehadetli delâletleri nasıl reddedilebilir, sen söyle!

Hem fıtrî ihtiyaç sahiplerinin makbul, müstecab, te'sirli ve seme- redar olan duaları da,

يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ

olan Zat-ı Rahman-ı Rahîm'in vücub-u vücuduna delâlet eder.

...

İşte bu yirmi tane içiçe mümtezic hakikatler, kavs-i kuzeh'in renkleri gibi veyahut merkezi müttehid, mütedahil daireler gibi; nuranî âyetler olup katiyyen delâlet ediyorlar ki; kâinatın Kadîm bir tek Rabb-i Vâcib-ül Vücud'u vardır. O Rabb-i Kadîm hem Alîm'dir, hem Hakîm'dir, hem Mürid.. hem Kadir'dir, hem Rahman'dır, hem Rahim.. hem Rezzak'tır, hem Kerim'dir, hem Kadir.. hem Gani'dir, hem de Hayy'dır, hem Kayyum.. hem Alîm'dir, hem Habîr'dir, hem Dâim.. hem Bâki'dir, hem Ma'buddur ki;

يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِى السَّموَاتِ وَ اْلاَرْض

يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ

sırrıyla, yerde ve gökteki her şey onu tesbih ve takdis eder. Ve nâçar ve muztarların dualarına mutlaka icabet eder bir Rabb'dir. Öyle ise, o Melce-ül Haifîn'dir, Gıyas-el Müstagîsin'dir ki, bu kâinat onun envar-ı esmaiyesinin gölgeleri ve esmasının tecellileri ve ef'alinin eserleridir. Hem odur ki, kalbler onun zikriyle (yani ona iman edip hilkat-i eşya ve kâinatı ona vermekle) mutmain olur. Ve bütün umûr ve işler, ona rücu' eder. İns ve cinni halketmiş, tâ ki ona ibadet etsinler. Evet o, şu kâinatı kaza ve kaderinin kanunlarıyla tanzim eden bir Vâcib-ül Vücud, Vâhid-i Ehad'dir. Hem zatında, sıfâtında, ef'alinde Kâmil-i Mutlak olan bir Latîf ve Habîr, Semi' ve Basir'dir.

(Katre, Mesnevi-i N. (Badıllı))


Hem büyük bir deniz ortasında kırık bir tahta parçası üstünde kalan bir çocuğun münkesir kalbinden gelen gizli bir duasının hatırı için, denizin gazabını durdurup, fırtınaların gayzını susturup, soğuğun hiddetini teskin edebilir. Evet O'dur ki,

اَمَّنْ يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ

sırrıyla kalb ve sırrın en gizli sesini işitip cevab verir ve şems ve kamerin harekâtına hükmü geçer.

(Hubab, Mesnevi-i N. (Badıllı))

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler[değiştir]

İlgili Maddeler[değiştir]