Hilmi Kaytancı

Risale-i Nur Ansiklopedisi - Külliyat, istişareler, çalışmalar sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Hilmi Kaytancı ya da Hilmi Bey Ispartalı nur talebelerinden olup Hüsrev Ağabey'in çok yakınında Risale-i Nur hizmetlerinde bulunmuştur. Geçimini urgan yapıp satarak temin ederdi. Hüsrev ağabeye hizmetlerde yardımcı olur, risalelerin yazılması, saklanması ve gönderilmesi gibi hizmetlerle meşgul olurdu.[1]

Şahsi Bilgiler

Diğer İsimleri: Urgancı Hilmi

Doğum Yeri ve Tarihi: Isparta, 1892[1]

Vefat Yeri ve Tarihi: 1979[1]

Kabrinin Yeri: Isparta Gülcü mahalle mezarlığı[1]

Risale-i Nur ile Nasıl Tanıştığı

Bediüzzaman Said Nursi ile Görüşmeleri

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Eski Said çok zaman Medresetü’z-Zehrayı gaye-i hayal ederek çalışmış. Cenab-ı Hak kemal-i merhametinden, Isparta’yı o Medresetü’z-Zehra hükmüne getirdi. Ve nahiyemiz olan küçücük Isparta’nın mahdud akraba ve ahbap yerine, mübarek Isparta vilayetini verip binler kardeşi ihsan eyledi. Belki muhtemeldir ki o küçük Isparta’nın aslı, bu büyük Isparta’dan gitmiş. Benim vatan-ı aslîm, bu Isparta olmak caizdir. Hattâ Ispartalı kim olursa olsun, başkalara nisbeten benimle ve Risale-i Nur’la fazla alâkadar görüyorum. Hattâ buradaki bütün zabitan içinde biri müstesna, en ziyade bize ve Risale-i Nur’a ciddi alâkadar, bu hâmil-i mektup Ispartalı Hilmi Bey’i gördüm. Onu Risale-i Nur’un has şakirdleri içinde kabul eyledik.

(Kastamonu Lahikası)


Kardeşlerim! Bu defa Hilmi Bey ile gelen Re’fet ve Rüşdü’nün mektupları bizi çok sevindirdi. Zaten Hüsrev, Re’fet, Rüşdü Risale-i Nur’a intisapta eskiden beri beraber bulunmalarından ben, birisini tahattur etsem üçü birden hatıra geliyor. Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükür ki bu dehşetli fırtınalar onları ve sizleri sarsmadı. Mâşâallah Re’fet şimdi de eski sadakatini ve tam alâkasını tamamıyla muhafaza ettiğini anladık. Bir iki senedir ondan hiçbir mektup ve hizmet-i Kur’aniyedeki vaziyetinden bir haber alamamıştım, merak ediyordum. Bu defa mektubunda “Ne vakit bir araya gelsek Sözler’den birini açıp okuyoruz, tatlı tatlı istifade edip üstadımızla görüşüyoruz.” demesi, bizi sürur ile şükre sevk etti. Sadakatte namdar Rüşdü’nün mektubunda merak ettiğim noktaları beyan etmesi ve hizmet-i Nuriye tevakkuf etmemesi ve sizlere sıkıntı olmaması, bizi çok mesrur eyledi.

(Kastamonu Lahikası)


Aziz, sıddık, mübarek, Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın bir vech-i i’cazını hârika kalemiyle gösteren ve mütemadiyen defter-i hasenatına, o yazdığı Kur’anları okuyanların sevapları yazılan kıymettar Hüsrev!

Bana gönderdiğin iki mübarek nüshadan birincisini size Hilmi Bey’le gönderdim. Bir hiss-i kable’l-vuku ile sen Isparta’dan ayrılacaksınız diye ikisini birden bize göndermiştin. Çok da iyi oldu. Şimdi Isparta Medresetü’z-Zehra-i Ekber ve Medrese-i Nuriye-i Kübra olduğundan bu kudsî eser, orada hususan şuhur-u selâse gelmek üzere bir zamanda lâzımdır. İnşâallah orada da bizim gibi cüzleri ile taksim ile hatmeler okunacak.

(Kastamonu Lahikası)


Aziz, sıddık kardeşlerim!

Sizin çok mübarek ve çok faydalı olan nurani hediyelerinizi ve elmas kalemlerinizin yadigârlarını aldık. Cenab-ı Hak onları yazan o kalem sahiplerine, her bir harfine mukabil on rahmet eylesin, âmin! Bu nurlu İhtiyar Risalelerinin bir nevi kerameti şudur ki:

Emanet kapıya gelirken sekiz seneden beri yalnız iki defa yanıma gelen buranın ihtiyar müftüsü, belediye reisi ile hilaf-ı me’mul bir surette gelmeleri anında, Emin de emaneti kapıya getirmesi hem aynı günde, İhtiyarlar emaneti geldiği vakit, bu şehirde, Risale-i Nur’un ümmi ihtiyarların başında iki gayet ihtiyar zat, ayrı ayrı yerden, her ikisi ellerinde birer parça yoğurt teberrük getirmeleri ve aynı günde Isparta kahramanlarının bir mümessili ve yanımıza yalnız üç defa gelen Hilmi Bey, bir günlük mesafeden gelirken hilaf-ı me’mul olarak emanet ellerimizde iken güya hediyenin seyrine gelmiş gibi girmesi hem aynı vakitte, bir iki keramet-i nuriyeye medar Hayri isminde bir şakird ve Risale-i Nur’un ehemmiyetli bir şakirdi ve Daday kasabasından gelen Fuad ile beraber girmeleri ile elimizdeki emanetlerden, İstanbul’da okutmak için üç nüshayı Fuad’ın alması elbette tesadüfî ve ittifakî değil belki bu İhtiyarlar emanetine bir hüsn-ü istikbaldir ve bu havalide hüsn-ü tesirine bir işarettir.

(Kastamonu Lahikası)


Hilmi Bey! Tâli’in var. Ben, hapiste ve burada iken hakkımda seni merhametsiz gördüm. Ne vakit hiddet ettim, bedduayı niyet ettim, Hilmi Bey namında benim bir kardeşim ve Nur’un has bir şakirdini her vakit hayırlı duamda ismiyle zikrettiğimden sana beddua niyet ederken, bu hayırlı duaya mazhar Hilmi Bey ismi âdeta şefaatçi oldu, beni men’etti; ben de o niyetten vazgeçtim. Senin beni tazip eden memurlarından gelen eziyete tahammül edip o bedduadan vazgeçtim. Çok defa hayret ediyordum, bana bu kadar sebepsiz azap vermekle beraber sana hiddet etmiyordum. Demek, en sonunda seninle dost olacağız diye o hiss-i kable’l-vuku ile kalbe gelmiş.

(Emirdağ Lahikası-1)


Müellifin Vasiyetnamesi Münasebetiyle, Halil İbrahim’in Risale-i Nur Hakkında, Nur Şakirdleri Namına Yazdığı Bir Fıkrasının Bir Parçasıdır

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Risale-i Nur nurdan bir ibrişimdir ki kâinat ve kâinattaki mevcudatın tesbihatları onda dizilmiştir.

Risalei’n-Nur âhize ve nâkile ile mücehhez bir radyo-yu Kur’aniyedir ki onun tel ve lambaları ve âyine ve bataryaları hükmündeki satırları, kelimeleri, harfleri öyle intizamkârane ve i’cazdarane bast edilmiştir ki yarın her ilim ve fen adamları ve her meşrep ve meslek sahipleri ilim ve iktidarları miktarınca âlem-i gayb ve âlem-i şehadetten ve ruhaniyat âleminden ve kâinattaki cereyan eden her hâdisattan haberdar olabilir.

...

Umum Nur şakirdleri namına

Halil İbrahim

Medresetü’z-Zehranın erkanları namına biz de iştirak ediyoruz.

Osman, Rüşdü, Re’fet, Hüsrev, Said, Hilmi, Muhammed, Halil İbrahim, Mehmed Nuri

(Sikke-i Tasdik-i Gaybi)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Hilm Kaytancı Kabir.JPG

İlgili Maddeler

Kaynakça

  1. 1,0 1,1 1,2 1,3 Isparta kahramanları, Himmet Koçoğlu