Hatice
Hatice ismindeki diğer şahıslar için Hatice (Tavzih) sayfasına gidin
Hz. Hatice (r. anha) peygamberimizin ilk hanımı ve onun peygamberliğine ilk iman eden kişidir. Daha önce 2 defa evlenen Hz. Hatice 2. kocasının ölümünden sonra güvendiği kişilerle ticaret yapan soylu, güzel ve zengin bir kadındı. Çevresinde üstün ahlâk sahibi ve güvenilir bir genç olarak bilinen Hz. Muhammed ile ortaklık anlaşması yaptı ve kölesi Meysere’yi de hizmetine vererek Şam’a (Suriye) gitmesini istedi. Dönüşte başarılı bir tâcir, dürüst ve doğru sözlü bir insan olduğunu gördüğü Hz. Muhammed ile evlilik teklifini arkadaşı Nefîse bint Ümeyye aracılığıyla iletti ve evlendiler. Bu evlilik yapıldığında Hatice muhtemelen 40, peygamberimiz ise 25 yaşlarında idi ve 25 yıl süren evlilikleri süresinde Peygamberimiz çok kadınlarla evlenmenin yagın olduğu o dönemde başka bir kadınla evlenmedi. Bediüzzaman, gençlik zamanında sadece kendisinden 15 yaş büyük Hz. Hatice ile evli kalan Peygamberimizin ileri yaşlarında birden fazla hanımla evlenmesinin nefsani olmadığını ve dinin hükümlerinin yarısının kaynağı olan aile hayatındaki sünnetini ümmete nakletmek için meşrepleri farklı hanımlar gerektiğini izah eder. Evliliklerinden sırasıyla Kasım (2 yaşında öldü), Zeynep (ilk çocukları olduğu rivayeti de mevcuttur; Hz. Hatice'nin kız kardeşinin oğluyla evlendi), Rukıyye (Hz. Osman ile evlendi), Ümmü Külsûm (Hz. Osman ile evlendi), Fâtıma (Hz. Ali ile evlendi) doğdu. Oğullarından Tayyib (Abdullah) ile Tâhir peygamberlikten önce vefat etti (bazı rivayetlerde Tayyip ile Tahir aynı çocuktur).
Peygamberlikten önce Hira’da tefekkür yoluyla ibadet ettiği günlerde Hatice Hz. Muhammed'e hep destek oldu. Peygamberimize ilk vahiy geldiğinde büyük bir heyecana kapılıp eve geldiğinde Hz. Hatice akrabaları gözeten, doğru konuşan ve âciz kimselere yardım eden birisi olduğu için Allah'ın onu utandırıp üzmeyeceğini söyleyerek teselli etti. Daha sonra Hıristiyan olan amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürdü. O da ona görünen meleğin bütün peygamberlere vahiy getiren melek (Cebrail) olduğunu söyledi. Hz. Hatice “Senin Allah’ın resulü olduğuna şehâdet ederim” diyerek Müslümanlığı kabul etti. Hz. Hatice İslâmiyet’in ilk günlerinde Resûlullah ve Hz. Ali ile beraber bazan Kâbe civarında, bazan evinde ibadet etti. Müşriklerin zulmü ve haksızlığı karşısında Resûlullah’ı maddi-manevi tamamen destekledi. Hicretten üç yıl önce vefat etti. Ondan 3 ay sonra da Peygamberimizi her zaman destekleyen amcası Ebu Talip öldü. Bu yıla hüzün yılı adı verildi. Peygamberimiz daha sonra birçok evlilik yapmasına rağmen onun hatırasını hep minnet ve sevgiyle andı ve onun bu ümmetin kadınlarının en hayırlısı olduğunu belirtti.[1]
Bu Konu Hakkında Risale-i Nur'daki Derslerin Özeti
Şahsi Bilgiler
Diğer İsimleri: Hadîce bint Huveylid b. Esed b. Abdiluzzâ b. Kusay el-Kureyşiyye[1]
Künyesi: Ümmü’l-Kāsım (Kasım, Peygamberimizle evliliğinden ilk doğan oğludur) veya Ümmü’l-Hind (Hind, ilk evliliğinden doğan oğludur)
Lakapları: Hatice-i Kübra veya Haticetü'l-Kübra (Resûl-i Ekrem’in en büyük hanımı olması sebebiyle daha sonraki dönemlerden itibaren kullanılmıştır), Tahire (üstün iffeti sebebiyle İslâmiyet’ten önceki lakabı)
Kabilesi: Kureyş kabilesinden olup soyu dedelerinden Kusay’da Resûl-i Ekrem’in soyu ile birleşir.
Peygamberimizin Kendisiyle Kardeşlik Bağı Kurduğu Sahabi: -
Doğum Yeri ve Tarihi: Mekke, 556[1]
Vefat Yeri ve Tarihi: Mekke, 10 Ramazan (19 Nisan 620)[1]
Kabrinin Yeri: Mekke, Hacun Mezarlığı (Tam yeri belli değildir; Kanûnî Sultan Süleyman tarafından Hz. Hatice’nin kabri üzerinde yaptırılan türbe, Mekke’nin Suud yönetimine geçmesi üzerine diğer türbelerle birlikte 1926 yılında yıktırılmıştır)
Harita Konumu: [1]
Nasıl ve Ne Zaman Müslüman Olduğu
Peygamberimize Cebrail ilk vahyi getirdiğinde Hz. Hatice onu amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürdü. İbrânîce bilen, bu sebeple Tevrat ve İncil’i okuyan, daha önceleri Hıristiyanlığı kabul etmiş olan bu âlim, Resûl-i Ekrem’i dinledikten sonra ona görünen meleğin bütün peygamberlere vahiy getiren melek olduğunu söyledi. Hz. Hatice de Resûl-i Ekrem’e, “Senin Allah’ın resulü olduğuna şehâdet ederim” diyerek Müslümanlığı kabul etti.
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Birincisi: “Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmın Zeyneb’i tezevvücünü; eski zaman münafıkları gibi yeni zamanın ehl-i dalaleti dahi medar-ı tenkit buluyorlar, nefsanî, şehvanî telakki ediyorlar.” diyorsunuz.
Elcevap: Yüz bin defa hâşâ ve kellâ! O dâmen-i muallâya şöyle pest şübehatın eli yetişmez. Evet, on beş yaşından kırk yaşına kadar, hararet-i gariziyenin galeyanı hengâmında ve hevesat-ı nefsaniyenin iltihabı zamanında, dost ve düşmanın ittifakıyla kemal-i iffet ve tamam-ı ismet ile Haticetü’l-Kübra (r.anha) gibi ihtiyarca bir tek kadın ile iktifa ve kanaat eden bir zatın kırktan sonra, yani hararet-i gariziye tevakkufu hengâmında ve hevesat-ı nefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivaç ve tezevvücatı, bizzarure ve bilbedahe nefsanî olmadığını ve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenid olduğunu, zerre kadar insafı olana ispat eder bir hüccettir.
O hikmetlerden birisi şudur ki: Zat-ı Risalet’in akvali gibi ef’al ve ahvali ve etvar ve harekâtı dahi menabi-i din ve şeriattır ve ahkâmın me’hazleridir. Şıkk-ı zahirîsine sahabeler hamele oldukları gibi hususi dairesindeki mahfî ahvalâtından tezahür eden esrar-ı din ve ahkâm-ı şeriatın hameleleri ve râvileri de Ezvac-ı Tahirat’tır ve bilfiil o vazifeyi îfa etmişlerdir. Esrar ve ahkâm-ı dinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, birçok ve meşrepçe muhtelif Ezvac-ı Tahirat lâzımdır.
Varaka İbn-i Nevfel (Hatice-i Kübra’nın ammizadelerinden) bidayet-i vahiyde Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm telaş etmiş. Hatice-i Kübra o hâdiseyi, meşhur Varaka İbn-i Nevfel’e hikâye etmiş. Varaka demiş: “Onu bana gönder.” Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm Varaka’nın yanına gitmiş, mebde-i vahiydeki vaziyeti hikâye etmiş. Varaka demiş: بَشِّرْ يَا مُحَمَّدُ اِنّٖى اَشْهَدُ اَنَّكَ اَنْتَ النَّبِىُّ الْمُنْتَظَرُ وَبَشَّرَ بِكَ عٖيسٰى
Yani “Telaş etme, o halet vahiydir. Sana müjde! İntizar edilen Nebi sensin! İsa seninle müjde vermiş.”
Hem yine bi’setten evvel Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, bir defa Hatice-i Kübra’nın Meysere ismindeki hizmetkârıyla ticaretten geldiği zaman, Hatice-i Kübra, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın başında iki meleğin bulut tarzında gölge ettiklerini görmüş. Kendi hizmetkârı olan Meysere’ye demiş. Meysere dahi Hatice-i Kübra’ya demiş: “Bütün seferimizde ben öyle görüyordum.”
Diğer Bahisler
Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler
İlgili Resimler/Fotoğraflar
İlgili Maddeler/Kategoriler
- Varaka İbni Nevfel: Hz. Hatice'nin amca oğlu olup Peygamberimize ilk vahiy geldiğinde ona görünen meleğin bütün peygamberlere vahiy getiren melek olduğunu söyledi.
- Fatıma: Peygamberimizle evliliğinden olan kızı
- Ali: Kızı Fatıma ile evlenen damadı
- Meysere: Hizmetkarı
- Zeyd Bin Harise: Peygamberimize hediye ettiği kölesi