Şükrü Kazak: Revizyonlar arasındaki fark
Değişiklik özeti yok |
|||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
[[Kategori:Şahıs]] | [[Kategori:Şahıs]] | ||
[[Dosya:Şükrü_efe.jpg|thumb|left]] | |||
'''Şükrü Kazak''' ya da Şükrü Efe, Isparta'nın Sav köyündeki nur talebelerindendir. 40 yaşında Risale-i Nurları tanıdıktan sonra kötü alışkanlıklarını bırakarak hayatında yeni bir sayfa açar. Risalelerin özellikle teksir makinesiyle çoğaltılmasında çalışır. 40-45 yaşından sonra okuma yazma öğrenip, iki tane hafız bile yetiştirir.<ref name='a'>http://www.cevaplar.org/index.php?content_view=5718&ctgr_id=91</ref> | '''Şükrü Kazak''' ya da Şükrü Efe, Isparta'nın Sav köyündeki nur talebelerindendir. 40 yaşında Risale-i Nurları tanıdıktan sonra kötü alışkanlıklarını bırakarak hayatında yeni bir sayfa açar. Risalelerin özellikle teksir makinesiyle çoğaltılmasında çalışır. 40-45 yaşından sonra okuma yazma öğrenip, iki tane hafız bile yetiştirir.<ref name='a'>http://www.cevaplar.org/index.php?content_view=5718&ctgr_id=91</ref> | ||
08.05, 8 Ocak 2017 tarihindeki hâli

Şükrü Kazak ya da Şükrü Efe, Isparta'nın Sav köyündeki nur talebelerindendir. 40 yaşında Risale-i Nurları tanıdıktan sonra kötü alışkanlıklarını bırakarak hayatında yeni bir sayfa açar. Risalelerin özellikle teksir makinesiyle çoğaltılmasında çalışır. 40-45 yaşından sonra okuma yazma öğrenip, iki tane hafız bile yetiştirir.[1]
Şahsi Bilgiler
Diğer İsimleri: Efe Şükrü[1]
Doğum Yeri ve Tarihi: Isparta, Sav, l898[1]
Vefat Yeri ve Tarihi: 1977[1]
Kabrinin Yeri: Sav kabristanı[1]
Risale-i Nur ile Nasıl Tanıştığı
Bediüzzaman Said Nursi ile Görüşmeleri
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Medrese-i Nuriye kahramanlarından Şükrü Efe’nin, kuşların ve serçelerin alâkadarlıklarını gösteren mektubu, kahraman Marangoz’un teyidini teyid etti, bizi de memnun etti.
Hem bu hal gösteriyor ki Risale-i Nur kökleşiyor. İnşâallah onu hiçbir şey koparamayacak, ensal-i âtiyede de devam edip gidecek. Aynen bu masum küçük şakirdler gibi Risale-i Nur’un cazibedar dairesine giren bu ümmi ihtiyarların, kısmen çobanların ve yörük ve efelerin bu zamanda, bu acib şerait içinde her şeye tercihen Risale-i Nur’a bu surette çalışmaları gösteriyor ki bu zamanda Risale-i Nur’a ekmekten ziyade ihtiyaç var ki çiftçiler, çobanlar, yörük efeler (Hâşiye[2]) hâcat-ı zaruriyeden ziyade bir hâcat-ı zaruriyeyi, Risale-i Nur’un hakaikini görüyorlar.