Sad (ص) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Şın (ش)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıDad (ض): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Sad (ص) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ص Sad - 53 189 3 3 56 63 43 192 174 59
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Sad-Be-Elif (1) +
Sabii/Sabiî (Sabiiyyun) Yıldıza tapan + (Başka dine giren anlamında) …ve yıldızlara ve melâikelere bir nevi ulûhiyet isnad eden Sâbiiyyun gibi,…
Sad-Be-Be (1) +
İnsibab Dökülme Şu her iki medih arasında bir insibab (dökülmek) vardır ki, o onu ister, o onu ister.
Sad-Be-Ha (4) +
Sabah Günün ilk vakti + Sabah ve akşam elbiseni değiştirdiğin gibi her sene de bir defa tamamıyla cismini tebdil ve tecdid ediyorsun, haberin var mıdır?
Subh Sabah + O da ölecek, sonra dirilecek; veya yatıp, sonra subh-u haşirle gözünü açacaktır.
Mesabih Lambalar + Ve bu müzeyyen mesabih ve mütebessim nücûm, onun rububiyet ve izzetinin şuaları ola.
Misbah Lamba + …Sâniin vücub-u vücuduna şehadetle, avâlim-i gaybiyenin enmuzeci olan lâtife-i Rabbâniye içinde ilân-ı Sâni eden misbah-ı imanı ışıklandırıyorlar.
Sad-Be-Ra (3) +
Sabir/Sâbir Sabreden + Maddî hastalığın—Hastalar Risalesinde isbat edildiği gibi—bir saat hastalık, sâbir ve mütevekkil insanlara,…
Sabr/Sabır Tahammül + Sabırsız adam, teennî ile hareket etmediği için, basamakları ya atlar düşer veya noksan bırakır, maksut damına çıkamaz.
Sabur (Saburane) Çok sabırlı; Esma Sen, Cenâb-ı Hakkın sana verdiği bütün sabır kuvvetini böyle sağa sola dağıtma, bu saatteki eleme karşı tahşid et, "Yâ Sabûr" de, dayan.
Sad-Be-Ğayn (2) +
İnsibağ Boya(la)nma Çünkü, sohbette insibağ ve in'ikâs vardır.
Sıbğa/Sıbga/Sıbgat Boya + Bir sıbga-i Rahmânî suretinde göremez.
Sad-Be-Vav (2) +
Sabavet Çocukluk Ve o nefy ve yolculuk ise, âlem-i ervahtan, rahm-ı mâderden, sabâvetten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan geçer bir uzun sefer-i imtihandır.
Sabi Çocuk + Belki içinizde yüze yakın ulema bulunan cemaate karşı benim misalim, medreseye giden bir çocuğun misalidir ki o sabî çocuk, sabahleyin medreseye gidip okuyup akşam da babasına gelip okuduğu dersini babasına arz eder.
Sad-Ha-Be (10) +
Ashab/Ashap Sahabe; bir işin ehilleri + Ashâb-ı Kütüb-i Sitteden İmam-ı Hâkim, Müstedrek'inde ve Ebu Davud, Kitab-ı Sünen'inde; Beyhakî, Şuab-ı İman'da tahriç buyurdukları,…
İstishab Yanına alma Bizim şu içinde bulunduğumuz hal dahi, daima istishab ile beraber olduğumuz ıslahın ta kendisidir.
Musahabe Görüşme Barla'ya dönsem, arzunuz vechile sizden ziyade müştak olduğum şifahî bir musahabe çaresini arayacağız.
Musahib Arkadaş, sohbet eden Bizler ki, Elhamdü lillâhi teâlâ, âhiret kardeşiniz, Kur'ân hizmetinde âciz hizmetkârınız, esrar-ı Kur'âniyenin beyanında, eşşükrü lillâhi teâlâ, "Ashâb-ı Kehf" gibi musahibiniziz.
Sahabe Peygamberimizin sohbetinde bulunanlar …kimin haddi var ki, Sahâbenin adalet ve sıdk ve ulviyet ve hakkaniyet hususundaki kuvvetlerine, metanetlerine, takvâlarına yetişebilsin veya derecelerinden geçsin?
Sahabet Sahip olma; sohbetinde bulunma Risale-i Nur'un hıfz ve neşrine ve sahâbet ve himayetine çalışmak için hayat isterdim.
Sahabi (Sahabiye) Peygamberimizin sohbetinde bulunan Ümmü Malik isminde bir Sahabiye, "ukke" denilen küçük bir yağ tulumundan, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma yağ hediye ederdi.
Sahip Malik; arkadaş + Şu kâinatın Sahip ve Mutasarrıfı, elbette bilerek yapıyor ve hikmetle tasarruf ediyor ve her tarafı görerek tedvir ediyor ve herşeyi bilerek, görerek terbiye ediyor ve herşeyde görünen hikmetleri, gayeleri, faideleri irade ederek tedvir ediyor.
Sohbet Sevilen kişiyle beraberlik Sohbet-i nebeviye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar bir zat, senelerle seyr ü sülûka mukabil hakikatin envârına mazhar olur.
Tesahub Sahiplenme Yalnız, insan iman ile tesahup eder.
Sad-Ha-Ha (4)
Musahhih (Musahhihane) Düzelten İhtilâf ettikleri bahislerde, musahhihâne, hakikat-i vakıayı faslediyor.
Sahih Geçerli Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, nakl-i sahihle ve mütevatir bir derecede bize vasıl olmuş ki, minber üstünde, cemaat-i Sahabe içinde ferman etmiş ki:
Sıhhat Sağlık; geçerlilik Hayat-ı mâneviye ve sıhhat-i ubûdiyet, adâvet ve inatla sarsılır.
Tashih Düzeltme Tashih eden, iki harfte noktayı bırakıp sehiv etmiş.
Sad-Ha-Ra (1)
Sahra Kır(lık), çöl …kendini Kur'ân'ın nüzulünden evvel olan o asr-ı cahiliyette ve o sahrâ-yı bedeviyette farz et ki,…
Sad-Ha-Fe (5) +
Mesahif Mushaflar İşte bu mu'cizeli Kur'ân'ımızı, hem Diyanet Riyaseti tetkik etmiş, çok beğenmiş; hem İstanbul'daki fetva dairesindeki tetkik-i mesâhif uleması gayet güzel görmüş.
Mushaf Yazılı Kur′an …yeni bir mushaf yazdırıyoruz ki, en münteşir mushafların aynı sahife, aynı satırlarını muhafaza etmekle beraber, san'atkârların lâkaytlığı tesiradem-i intizama maruz kalan yerleri tanzim edip, tevafukatın hakikî intizamı inşaallah gösterilecektir;…
Sahaif Sahifeler Evet, Furkan-ı Hakîmdir ki, şu sahaif-i kâinatta kalem-i kudretle yazılan âyât-ı tekviniyeyi beşere ders verir.
Sahife Sayfa O zâtın (a.s.m.) sıdk-ı nübüvvetini yazıp tasdik eden birkaç sahife vardır.
Suhuf Sahifeler + …bütün kütüb ve suhuf-u semâviyenin mânevî tasdiklerine mazhar bulunan Kur'ân-ı Azîmüşşan,…
Sad-Ha-Nun (1)
Sahne Oyun yeri Yani, pek çok âlemler, haller, vücut sahnesinde içtima eder, birleşirler.
Sad-Ha-Vav (1)
Sahve Uyanıklık Âlem-i sahveye döndükleri vakit, mizansız olduğu için, meşhudatlarını aynen yazdıklarından, hilâf-ı hakikat telâkki ediliyor.
Sad-Hı-Ra (1) +
Sahret Kudüs′te kaya + …ileride bâki Cennete bir kısmını devretmeye bir işaret için "sahret" namında uhrevî bir madde, bir hakikat gönderilip Sevr ve Hut meleklerine bir nokta-i istinad edilmiş diye …
Sad-Dal-Dal (1) +
Saded Konu Merhumun ceddimin Hazret-i Ali radıyallahü anh efendimiz hazretlerine mâtuf ve evvelce arz ettiğim "Kerâmâtü'l-evliyâi hakkun" düsturunu tasdik sadedindeki keramat hadisinin ifade edildiği bir zamanda,…
Sad-Dal-Ra (6) +
Masdar Fiilin kök hali; kaynak Çünkü, ilm-i sarf kaidesince, ism-i fail, bir emr-i nisbî olan masdardan müştaktır.
Müsadere Toplama Müsadere ettikleri Kur'ân'ımızı Diyanet Reisine göndermişler.
Sadaret Başbakanlık Saltanatı sadaret, hilâfeti meşihat temsil eder.
Sadır/Sâdır Çıkan Büyük adamdan sâdır olan bu büyük sözü tamamen kavrayamadığım için, mutasavvıfların istiğrak hallerinde söyledikleri esrarlı sözlere benzeterek, herkese söylememiş ve olur olmaz yerlerde de açmamıştım.
Sadr/Sadır Göğüs + …medâr-ı nazar bir ferdi, inşirah-ı sadır nuruyla başka bir hâlete girip eski sıkıntıdan kurtulup nuranî bir mesleğe giren bir şahıs…
Sudur Çıkma, kaynaklanma Her birliği bulunan yalnız birden sudur edecektir; madem herşeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek birtek Zâtın icadıdır
Sad-Dal-Ayn (1) +
Tasdi′ Başını ağrıtmak …ulvî bir gurbeti arayabilir miyim?" diye sizi o suallerle tasdî etmiştim.
Sad-Dal-Fe (3)
Müsadif Rastlayan Bu iki zelzele 18.9.1948 tarihine müsadif, Cuma günü kuşluk vakti olmuştur.
Sadef Kabuk (İnci kabuğu) Bir sadef, çok cevahiri tazammun edebilir.
Tesadüf Rast gelme Tesadüf onun işine karışamaz.
Sad-Dal-Kaf (13) +
Masduk Tasdik edilmiş Sadık, masduk, musaddak olan Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın ihbarıdır.
Misdak Ölçüt, kriter Hem dahi, Kur'anın ve tercümanının o semavî namuslarına, bunların arazî düsturlarını misdak ve mikyas yapıp, tezkiyelerini onlarla taleb etme!
Musaddak Doğrulanmış Sadık, masduk, musaddak olan Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın ihbarıdır.
Musaddık Doğrulayan + Ve âfâkî malûmat nefse geldiği vakit, enede bir musaddık görür; o ulûm, nur ve hikmet olarak kalır, zulmet ve abesiyete inkılâb etmez.
Sadaka Allah yolunda yardım + Sadaka nasıl belâyı def ediyor; onun intişarı ve okunması küllî bir sadaka nev'inde semâvî ve arzî belâların def'ine vesile olduğu çok emâreler ve çok hâdiselerle tebeyyün etmiş.
Sadakat Bağlılık Sadakat ve kanaatle Risale-i Nur dairesine girenler, imanla kabre gireceğine gayet kuvvetli emareler var.
Sadık/Sâdık Sadakatli, dürüst + Sadık, masduk, musaddak olan Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın ihbarıdır.
Sadîk/Sadik (Çok sadık) dost + Faraza sadîk olsan, sadîk-ı ahmak olursun.
Saduk/Sadûk Tam doğru Hem madem sıddık, sadûk, sadık ve musaddak bir Sahabenin meşhur bir namdarı, bir tarikle bir hâdiseyi haber verse, yeter denilir, başkasının nakline ihtiyaç da kalmaz.
Sıddık Değerlerine gönülden bağlı + Hem madem sıddık, sadûk, sadık ve musaddak bir Sahabenin meşhur bir namdarı, bir tarikle bir hâdiseyi haber verse, yeter denilir, başkasının nakline ihtiyaç da kalmaz.
Sıdk Doğruluk + Bir tane sıdk, bir harman yalanı yakar.
Tasadduk Sadaka olarak verme Zira tasadduk malda olduğu gibi, ilimde, fikirde, fiilde de olur.
Tasdik Onaylama + Tasdik ise, zahir olan mu'cizatıyla, ekmel-i vecihle hâsıl olabilir.
Sad-Dal-Mim (4)
Müsademe Çarpışma Nihayet Haccac-ı Zalim büyük bir orduyla üzerine hücum ederek, şiddetli müsademeden sonra o kahraman-ı âlişan şehid edilmiş.
Müsadim Çarpışan; çatışan Çünkü İslâmiyetin usulüne musadim olmadığından, hikâyat gibi rivayet olunurken, ehemmiyetsizliği için tenkitsiz dinlenirlerdi.
Sadme Darbe …Risale-i Nur olmasaydı; bu dehşetli asırda, acip inkılâp ve infilâklarda bu mübarek vatan, Kur'ân'ını ve imanını dehşetli sadmelerden tam muhafaza edebilir miydi?
Tesadüm Çarpışma Hem tesadüm-ü efkârdan ve tehalüf-ü ukulden hakikat tamamıyla tezahür eder.
Sad-Dal-Ye (1) +
Sada Ses …acaba o sadâya nispeten, sivrisinek gibi bir emîrin demdemelerini ve karasinekler gibi bir hükûmetin adamlarının vızvızlarını işitecek midir?
Sad-Ra-Ha (5) +
Musarrah Açıklanmış Nass-ı Kur'ân ve çok âyatla musarrahtır.
Sarahat Açıklık …bütün tefsirlerde görünen ve sarahat, işaret, remiz, îma, telvih, telmih gibi tabakalarla müfessirînin beyan ettikleri mânâlar,…
Sarih Açık Sarih miktarını dahi hasûd Yahudiler tahrif etmişler.
Sürahi İçecek kabı Yani: Cennetin camdan kap-kaçak, sürahiye ve bardakları gümüştendir diye ifade eden ayeti…
Tasrih Açıklama Sıfâtın mükemmeliyeti, şuûnatın mükemmeliyetini tasrih eder.
Sad-Ra-Ra (2) +
Israr Üsteleme Cenâb-ı Hakkın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var ki, Kur'ân'da çok şiddet ve ısrarla, ibadeti terk edeni zecredip Cehennem gibi dehşetli bir cezayla tehdit ediyor?
Musırr (Musırrane) Israr eden Nurun hâlis ve ehemmiyetli bir kısım şakirtleri, pek musırrâne olarak, âhir zamanda gelen Âl-i Beytin büyük bir mürşidi seni zannediyorlar…
Sad-Ra-Sad-Ra (1) +
Sarsar Kasırga + Sarsar-ı ilhaddan inkaz eden…
Sad-Ra-Tı (1) +
Sırat Yol + ve ister istemez üstünden geçilecek Sırat köprüsünde nur ve burâk olacak bir namaz neticesiz midir veyahut ücreti az mıdır?
Sad-Ra-Ayn (2) +
Musaraa Güreşme Evet zerre gibi bir iktidar, saç gibi bir ihtiyar, zevale maruz lem'a gibi bir şuur, intıfaya maruz şule gibi bir hayat, kısalıkta dakika gibi bir ömür ile musaraa etmek lâzım gelir.
Mısra Şiirde satır Said-i hüşyârın safvet-i ruhunu, besalet ve şecaatini, fedakârlığındaki nihayetsizliğini anlamak ve ona bağlanmak için, lisân-ı hamasetinden bu mezkûr mısrâı dinlemek kifayet eder.
Sad-Ra-Fe (9) +
İsraf Boşa harcama On Dokuzuncu Lem'a İktisat Risalesi İktisat ve kanaate, israf ve tebzîre dairdir.
Masraf Harcama NAMAZ ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masrafla kazanılır;…
Munsarıf Geri dönen Tefsirin ve şeriatın ne kadar hakâik-i esasiyesi varsa, birer birer nazar-ı tedkike getirilse, görülür ki; hakikatten çıkıp hikmet ile tartılıp hak olarak hakka munsarıftır.
Mutasarrıf İdare eden, yönetici Bu Mutasarrıf-ı Hakîmi ve Mâlik-i Rahîmi tanımayan, bu zemini, ahmak sofestâîler gibi mahsulâtıyla inkâr etmeye mecbur olur.
Sarf Harcama; çekim bilgisi + (Çevirme anlamında) Sarf ve nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip,…
Sarraf Kuyumcu Sarraf gibi, hadîsin cevherini tanır, başka sözü ona iltibas edemez.
Sırf Sadece Sırf şeytan-ı racîmden başka ondan nefret eden olmaz.
Tasarruf Kullanma, yönetme Tasarruf-u kudretin vüs'ati, vesâit ve muinleri reddeder
Tasrif Yönetme + İşte bu meraklı yolcu, bu "cevv"de, bulutu teshirden, rüzgârı tasriften, yağmuru tenzilden ve hâdisât-ı cevviyeyi tedbirden terekküp eden bir hakikatın yüksek ve âşikâr şehadetini işitir, "Âmentü billâh" der.
Sad-Ayn-Be (2)
İstisab/İstis'ab Zor olarak görme Yahu, sizin bu istis'âbınız ve şu mes'elenin tasavvurundaki istiğrabınız, bir kıyas-ı hâdi'in netice-i vahîmesidir.
Suubet Zorluk Yoksa, imtinâ derecesine çıkan bir suubet, o cinsi in'idâma ve o nev'i ademe götürecekti.
Sad-Ayn-Dal (4) +
İsad/İs'ad Yükselme …evc-i medeniyete bir zaman-ı kasirde is'ad ederek şark ve garbda oturmuş…
Said/Saîd Toprak + Madem ki Kur'an sana صَع۪يدْ demiş elbette hem için temiz ve tahir hem de dışın.
Suud Yükselme Sukutu suûd, tedennîyi terakki, cehl-i mürekkebi yakîn, uykunun son perdesini intibah zan ve tevehhüm eden bir kısım medenîler,…
Tesaud Yukarı çıkma …hâlâ ve el'an terakkî ve tesa'ud eden ve münteha-yı terakkisi idrâk olunamayan kemalât-ı maneviyesine bakması lâzımdır.
Sad-Ayn-Kaf (1) +
Saıka Yıldırım Zulüm ve tahkir ateşi, tekebbürün sıkleti, tahakküm saıkası.
Sad-Ğayn-Nun (6) +
Asgar/Asğar/Asgarî/Asğarî En az + Meselâ, bir mâhiyet-i mücerrede bütün cüz'iyyâtına, en asğarına, en ekberine, yorulmadan, tenakus etmeden, tecezzîsiz bir bakar.
İstisgar Küçük görme Şu hiçbir cihetle istisgar edilmeyecek mânevî ve daimî bir kuvvetüzzahr yerine hangi kuvvet ikame edilebilir, gösterilsin.
Musağğar Küçültülmüş Nasıl mu'ciznümâ, hayret-fezâ bir misâl-i musağğar-ı kâinattır!
Sağir (Sağire) Küçük + …hususan nebâtat ve hayvânâtın kesretli envâ-ı sağiresinden cevâdâne icadın medarı, çarşısı;…
Sıgar/Sığar Küçüklük Sıgar-ı nefistir tekebbürün menbaı.
Suğra Küçük Cehennem ikidir. Biri suğrâ, biri kübrâdır.
Sad-Fe-Ha (4) +
Musafaha Tokalaşma Musafaha etmek, elini öpmek, kendine tokat vurmak gibi, ruhen müteessir oluyor.
Safahat Aşamalar Bu kadar safahât-ı âleme karşı tavrını hiç bozmuyorsun.
Safh Bağışlama + (Vazgeçme anlamında) Sonra bâki kalan küçük bir hisseye karşı, en selâmetli ve en çabuk hasmını mağlûp edecek af ve safh ile ve ulüvvücenaplıkla mukabele etsen, zulümden ve zarardan kurtulursun.
Safha Aşama Mezkûr âyetin tabaka-i avâma ait safhasının arkasında şöyle bir safha da vardır ki,…
Sad-Fe-Ra (2) +
Sıfır/Sıfr 0 Medeniyet-i hazıra itibarıyla görüyoruz ki, şu medeniyet-i meş'ume öyle gaddar bir düstur-u zulüm beşerin eline vermiş ki, bütün mehasin-i medeniyeti sıfıra indiriyor.
Şifre Parola (Fransızcadan geçen bu kelimenin aslı Arapça sıfır kelimesinden gelir) Sûrelerin başlarındaki huruf-u mukattaa İlâhî bir şifredir; has abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor.
Sad-Fe-Fe (5) +
Saff Saf, sıra; Sure adı + Ben kardeşlere yazdığım mektubumda "Aziz, sıddık" dediğim vakit, daima saff-ı evvelde Hulûsi de muhataptır.
Saffat Sure adı (Saf saf dizilenler) + … ve's-Sâffât'taki مُحْضَرِينَ ve مُحْضَرُونَ hem birbirine, hem onlara bakıyor;…
Sofa Avlu …tek tük, sofada ve kapıda haylâz çocuklar ve serseri ahlâksızlar bulunup…
Suffe Mescid-i Nebevi'de ashabın kaldığı gölgelik Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm emretti ki: "Ehl-i Suffeyi çağır."
Sufuf Saflar Yüzü acaib-i san'ata bir meşher ve garaib-i mahlûkata bir mahşer ve kafile-i mevcudata bir memer ve sufûf-u ibâdına bir mescid ve makarr olan zemin,…
Sad-Fe-Vav (8) +
Istıfa Ayıklama Nasrâniyet intıfâ, ya ıstıfâ bulacak
Musaffa Safileşmiş + …ve cihât-ı sittesi parlak ve evham ve şübehâtın zulümâtından musaffâ,…
Musaffi Temizleyen Müzekkî-i nefis ve musaffî-i ruh,…
Mustafa Seçilmiş, arınmış + İsm-i pâk-i hakkı içün Ahmed-i Muhammed Mustafa. (a.s.m.)
Safa İç huzuru + (Mekke'deki tepe) Çürüğünü, yetişmemişini görsem "Huz mâ safâ" derim.
Safi Katışıksız …Cenâb-ı Hak o hâlis ve sâfi, garazsız, lillâh için o münâcâtı gayet harika bir surette kabul etmiş,…
Safvet Safilik Sonra ehl-i dünya onun safvet-i kalbinden istifade ederek dediler ki:
Tasfiye Saflaştırma Vakt-i tecrübe bitti. İnâyet-i ezeliye te'bid için ezdâdın tasfiyesini istedi.
Sad-Kaf-Lam (1)
Saykal Parlatan, cilalayan Birinci Makale, unsur-u hakikatin veyahut bazı mukaddemat ve mesail ile İslâmiyete saykal vurmanın beyanındadır.
Sad-Lam-Be (5)
Mütesallib Sağlam En ileri karakol, İslâmiyet ruhuyla tenevvür etmiş cinan,/En mütesallib olmalı. En müteyakkız olmalı.
Salabet Sertlik, sağlamlık Enâniyeti terk etmeyen, salâbet-i diniyeyi ve kısmen de dinini terk eder.
Salib Haç … bu millette, İslâmiyeti katletmek prensibiyle hareket etmekte, hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i salip kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduğu…
Sulb Omurga (kemiği); soy Tekemmül-ü mebâdi ise, fünun-u ekvânın tohumlarını sulb-ü hilkatten zamanın terbiyegerdesi bir zemine ilka ile telkih eder.
Tasallub/Tasallüb Sertleşmek …güya buhar-misal o ene temeyyü edip, sonra ülfet cihetiyle ve maddiyata tevaggul sebebiyle güya tasallüb ediyor….
Sad-Lam-Ha (11) +
Aslah En uygun …"Aslâh tarik musalâhadır" mülâhazasıyla, şimdiki en çok ağraz ve infiâlâta mebde ve tohum olan bu vukua gelen şiddet suretini daha ahsen surette düşündüğümden, merhum Sultan-ı sâbıka ceride lisanıyla söyledim ki…
Islah Düzeltme + "Yâ Rab, Isparta, Risale-i Nur'un bir Medresetü'z-Zehra'sıdır, oradaki fena memurları dahi ıslah eyle ve hüsn-ü âkıbet ver" diye dua eyledim ve ediyorum.
Istılah Uygun bulma; terim O meşiet-i Rabbânî,/Yanlış bir ıstılahla tabiat da denilir.
Maslahat Fayda Sual: Bir maslahata binaen kizbin caiz olduğu söylenilmektedir. Öyle midir?
Mesalih Maslahatlar Bu delilin zübdesi, kâinatın nizam-ı ekmelinde riayet-i mesalih ve hikemdir.
Musalaha Karşılıklı anlaşma …"Aslâh tarik musalâhadır" mülâhazasıyla, şimdiki en çok ağraz ve infiâlâta mebde ve tohum olan bu vukua gelen şiddet suretini daha ahsen surette düşündüğümden, merhum Sultan-ı sâbıka ceride lisanıyla söyledim ki…
Muslih Islah eden + Hem öyle zannettiği halde, mürşid vaziyetini alır, muslih tavrını takınır, müthiş bir vaziyete düşmüş bîçare bir adama ders verir.
Salah (Salahat) Salihlik, iyilik İbn-i Hacer diyor ki: "Salâhat niyetiyle sana verilen birşey sâlih olmazsan kabul etmek haramdır."
Salih İyi, salahat sahibi + 'Salih bir Türk, elbette fâsık kardeşimden ve babamdan bana daha ziyade kardeştir ve akrabadır.'
Suleha Salihler …belki ruhanilerle beraber milyarlar fıtrî ve reddedilmez duaları makbul olan sulehâ-yı ümmeti hergün o zâta salât ve selâm ünvanıyla rahmet duaları ve mânevî kazançlarını …
Sulh Barış + Filhakika, Sulh-u Hudeybiye ile, çendan maddî kılıç kılıfına muvakkaten konuldu.
Sad-Lam-Vav (4) +
Musalli Namaz kılan + Başında salât ü selâmdan sonra birinci “İ'lem” namazda evvel vakte riayet etmenin ve hayalen Kâbe'ye müteveccih olmanın faziletini ve evham ve vesvese-i şeytaniyeyi nasıl müzmahil ettiğini ve musallînin bütün letaif ve havassının nasıl feyizlendiğini beyan eder.
Salat Namaz; rahmet; dua + O zât öyle bir salât-ı kübrâda, bir ibadet-i ulyâda saadet-i ebediye için dua ediyor ki; güya bu cezire, belki bütün arz onun azametli namazıyla namaz kılar, niyaz eder.
Salavat Peygamberimize rahmet duası; dualar; namazlar Ve bu Rahmeten li'l-Âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesile ise, salâvattır.
Salvele Salavatlar Öteden beri her kitabın iptidasında Besmele, Hamdele, Salvelenin zikrinin vücubu, hocaefendilerimiz tarafından beyan edilmişse de,…
Sad-Mim-Te (1) +
Samit Suskun + O câmidât-ı meyyite-i sâmite, birer mûnis memur, birer musahhar hizmetkâr vaziyetini aldı.
Sad-Mim-Dal (1) +
Samed Esma + O kitab-ı kebîrin herbir nakşı, küçük olsun, büyük olsun, (karınca kaderince), Vâhid ve Samed olan Nakkaşının evsaf-ı celâliyesini izhar ile hamd-ü senâlar eder.
Sad-Mim-Mim (3) +
Esamm Sağır + Biz kendimizden hayal edip esammane tahribimizde eser-i telkini icra ederiz.
Musammem Kararlaştırılmış Şimdiki hayat-ı içtimaiyeyi bilemediğimden, makam-ı iddianın gidişatına göre, sizce musammem mahkûmiyetimize bir bahane olmak için, …
Samimi (Samimiyet) İçten Senin gayret ve samimiyet ve ciddiyetini bana gösterdiler…
Sad-Nun-Be-Ra (1)
Sanevber/Sanavber Çam ağacı/kozalağı Kalbden maksat, sanevberî (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir.
Sad-Nun-Dal-Kaf (1)
Sandık/Sanduk (Sandukça) Kutu Bak o Hakîm-i Zülcelâle, nasıl Kitab-ı Mübînin düsturlarından, arı vazifesine ait miktarını bir tezkerede yazmış, arının başındaki sandukçaya koymuştur.
Sad-Nun-Ayn (11) +
Masnu (Masnuat) Yaratılmış(lar) Rahmet ve nimet ise teveddüd, taarrüf şe'nlerini iktiza edip Vedûd ve Mâruf isimlerini tecellîye sevk eder, masnuun bir perdesinde onları gösterir.
Musanna Sanatlı yapılmış Meselâ, nasıl ki terzi gibi bir san'atçı, birçok külfetler, maharetlerle musannâ birşeyi icad eder ve ona bir model yapar.
Sanat/San'at Yapma + Kâinatta görünen hüsn-ü san'at dahi risalet-i Ahmediyeye (a.s.m.) delâlet ve şehadet eden kat'î bir delildir.
Sanayi Sanatlar Evet, telyîn-i hadid, yani demiri hamur gibi yumuşatmak ve nuhâsı eritmek ve madenleri bulmak, çıkarmak, bütün maddî sanayi-i beşeriyenin aslı ve anasıdır ve esası ve madenidir.
Sani Her şeyi sanatla yapan Allah Halbuki, Sâni-i Hakîm herşeyin nemâsı zamanında pek muntazam, cedid ve taze taze gömlekleri ve yeşil yeşil hulleleri kemâl-i sür'at ve sühuletle yapar, giydirir.
Sınai Sanatla ilgili Bil ki, senin başına dolanıp sarılan ilmî icad silsileleri; ve senin enaniyetine bitişen, bağlanan şuurîçe sınaî satırları…
Sun' Yapma + Ve o tezyin ve tahsin şe'nleri ise, sun' ve inâyet mânâlarını iktiza eder ve Sâni ve Muhsin isimlerini, o masnuun güzel simasıyla okutturur.
Suni/Sun'i/Sunî/Sun'î Yapay Yani, fıtrî karagözlülük, sun'î (yapma) karagözlülük gibi değildir.
Tasannu Yapmacık hareket Şimdi kat'î kanaatimiz geldi ki, o hakaik-i Kur'âniye nurdur, ziyadır. Tasannu, temelluk, tezellül zulmetleriyle birleşemiyor.
Tasni Sanatlı yapma …ve Kur'an'ın evamirine muhalif hareket etmek ve manevî kuvvetlere inanmamak, icad ve tasni hakkını şuursuz, kör, sağır tabiata vermek …
Tasniat Uydurma (söz) …âli meziyetleriyle yaldızlı bir Furkanın gizli hakikati—hâşâ—muavenetsiz, ilimsiz birtek insanın sahtekâr, âdi fikrinin tasniâtı olsun…
Sad-Nun-Fe (3)
Esnaf Sınıflar; küçük zanaat ve sermaye sahibi Namaz dahi, bütün ibâdâtın envaını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esnâf-ı mahlûkatın elvân-ı ibadetlerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir.
Sınıf Tabaka, kategori Hattâ her bir sınıf zanneder ki, bil'asale muhatap yalnız kendisidir.
Tasnif Sınıflandırma Ehl-i tahkik ve yüksek insanlarca, beyanları hakkında yapılan tasnifler pek çoktur.
Sad-Nun-Mim (2) +
Esnam Putlar + Keza bilirsiniz ki, onların uydurdukları âlihe ve esnâm, bir şeye kàdir olmayıp, onlar da mahlûk ve mec'ûl şeylerdir.
Sanem Put Öyle de, sanemler dahi ve sanemlere kesilen kurbanlar dahi, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın risaletini haber vermişler.
Sad-Vav-Be (7) +
İsabet Doğru yere varma Güneş, yağmur, su, ziya, çiçeklere isabet ederse hayat verirler. Nebatata olursa terbiye ve tenmiye ettirirler.
Musab/Musâb Kendisine isabet eden Mer'ayı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun, lisan-ı haliyle, "Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade faidemizi düşünür. Madem onun rızası yoktur, dönelim" diye kendisi döner, sürü de döner.
Musib/Musîb İsabetli + …ve hâlen o mesleklerinde bulunanları utandıran gayet hakikatli ve musîb cevaplar vardır.
Musibet Afet Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla, o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor.
Savab Doğru + …hangi ilimden olursa olsun sorulan her suale karşı cevab-ı savab vermekle isbat ettiği aynı tarihe tam tamına tevafukla remzen Risale-i Nur'un istikametine bir işarettir.
Sayyib Yağmur veren bulut + "Ya da o gibi kimseler gibidir ki; hâlî bir sahrada ve karanlıklı çok muzlim bir gece içinde yolculuk yaparlarken, "sayyib" ile (yani, yağmurlu bulut ile) müsibetlere giriftar oldular."
Tasvib Doğrulama Ta doğru ders almış mı, almamış mı? Babasının irşadını veya tasvibini bekler.
Sad-Vav-Te (2) +
Asvat Sesler İşte, hava unsuru yalnız nakl-i asvat vazifesinde mezkûr cilve-i vahdâniyeti ve mezkûr acaibi gösterdiği ve dalâletin hadsiz muhaliyetini izhar ettiği gibi; …
Savt Ses + Fakat o kulak, küfürle tıkandığı zaman, o leziz, mânevî, yüksek savtlardan mahrum kalır.
Sad-Vav-Ra (9) +
Musavver Tasavvur edilen …ve onun semeresi ve misal-i musaggarı olan nur-u basarın nevâmîs-i bediasıyla münevver ve musavver olan kemâl-i kudret-i İlâhiyenin canibinde, …
Musavvir (Musavviriyet) Şekillendiren Allah + Hem Fettâh ve Musavvir isimlerinin tecellîleriyle başta insan olarak bütün hayvanatın su katrelerinden açılan pek çok mânidar suretlerine…
Mutasavver Tasarlanmış Ve onunla, o meratib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvere ilân edilebilir.
Sur İsrafil'in borusu + Evet, İsrafil'in borusu olan sûru, ordunun borazanından geri olmadığı gibi,…
Suret Resim + Evet, hakikat ne kadar zayıfsa da, ölmez, suret gibi mahvolmaz.
Suver Suretler İşte bunun içindir ki, hakaik-i mücerredeye temaşa etmek için hissiyat ve hayal-âlûd cumhurun nazarlarını okşayan suver-i müteşabiheden birer dürbün vaz edilmiştir.
Tasavvur Zihinde canlandırma Çünkü ehl-i namus ve mübarek arkadaşlarını canavar tasavvur eder, onlara karşı hakaret eder.
Tasvir (Tasvirat) Resmetme Şu kısmın mücmel ve hülâsası, vahye ve ilhama istinad eder; fakat tafsilâtı ve tasvirâtı Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma aittir.
Tesavir Tasvirler Acaba hased, gurur, riya, şehvet-âlûd şimdiki beşerin hırçın ruhunda tesavir denilen küçücük cenazelerin rolünü ve derece-i tesirini yine zaman göstermeyecek midir?
Sad-Vav-Ayn (1) +
Sa' 3.120 gramlık ölçü Mesela “Sa' denilen dört avuç taamdan yetmiş adam yemişler, tok olmuşlar.” naklediyor.
Sad-Vav-Fe (3) +
Mutasavvıf Tasavvuf ehli Sırr-ı tarikati anlamayan bir kısım mutasavvıfe, zayıfları takviye etmek ve gevşekleri teşcî etmek ve şiddet-i hizmetten gelen usanç ve meşakkati tahfif etmek için istenilmeyerek verilen ezvak ve envar ve kerâmâtı hoş görüp meftun olur; ibâdâta, hidemâta ve evrâda tercih etmekle vartaya düşer.
Tasavvuf Tarikat Tasavvuf yoluyla emrâz-ı kalbiyenin izalesine çalışmak, kalb ayağıyla sülûk etmektir.
Sofi/Sofu Tasavvuf ehli Yoksa İslâmiyetten ve tasavvuf ve ehl-i tarikattan gelen ve bir derece ruhlarla muhabereye benzeyen ve nâehillerin girmesiyle bir derece su-i istimal edilen ve pek az olan bir kısım sofuların sofîliğine karşı değildir.
Sad-Vav-Mim (3) +
Saim Oruç tutan + Rûz sâim, leyl kaim,/Çû makam-ı âşıkan/Leyle-i nısf-ı Regaib,/Târik-ı dünya ve tâib.
Savm Oruç + Ramazan-ı Şerifteki savm, İslâmiyetin erkân-ı hamsesinin birincilerindendir.
Sıyam Oruçlar + Ramazan-ı Şerifin sıyâmı, Kur'ân-ı Hakîmin nüzulüne baktığı cihetle ve Ramazan-ı Şerif, Kur'ân-ı Hakîmin en mühim zaman-ı nüzulü olduğu cihetindeki çok hikmetlerinden birisi şudur ki:
Sad-Ye-Nun (2)
Masun Korunmuş Üçü de taarruz-u evhamdan masûn değildirler.
Sıyanet Koruma Bu keşfiyatın birtekini bile, keşşafın hakk-ı keşfini sıyanet etmekle, ziyaa uğratmamak lâzım gelir.
Sad-Ye-Ha (1) +
Sayha Güçlü ses, Sur'a üfleme + İşte böyle bir vaziyet karşısında, böyle dehşetli bir musibete uğrayan bir adam, kendi sükûtu içinde kâinatın her tarafından zararlı hareketlerin, korkunç sayhaların kendisine gelmekte olduğunu tahayyül eder.
Sad-Ye-Dal (2) +
Sayd Av + Hatta onlar servet-i dünyadan tenfir yolunda pençesini küçük bir sayd'a atan bîçarelerin hassas ve zayıf damarlarını tutarlardı.
Sayyad Avcı Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten.
Sad-Ye-Fe (1) +
Sayf (Sayfiye) Yaz + …birbiri arkasında gönderdiği mevcudât-ı bahariye tabakatına ve masnuât-ı sayfiye taifelerine ve erzak-ı hayvaniye ve insaniyeye medar olan mat'umâta işarettir.