Mim (م) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Lam (ل)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıNun (ن): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Mim (م) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
م Mim 4 58 222 5 5 66 77 44 231 189 49
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Mim-Elif (1)
Ma (ma za) Soru edatı (ne?); olumsuzluk edatı; ism-i mevsul Çürüğünü, yetişmemişini görsem "Huz mâ safâ" derim.
Mim-Te-Ayn (2) +
Emtia Ticaret malı …bâyii, dellâlı, usûl-ü bey' u şiraya aşina olmazsa, zilyed bulunduğu kıymetdar hazinenin müştemil ve muhtevi bulunduğu emtiayı, lâyıkıyla âleme ilân ve enzar-ı âmmeye vaz' edemez.
Meta' Mal, fayda, dünyalık + Âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir meta' hükmüne geçmesinler.
Mim-Te-Nun (3) +
Metanet Sağlamlık …bütün mıhların kuvvetinde ve çok bürhanların metanetinde bir tek bürhan lâzım ki, onu yerden kaldırıp arş-ı manevîye çaksın.
Metin Bir yazının aslı veya kopyası Hiçbir müellif, yazmış olduğu yüzyirmi kadar kitabının, her birisinin hülâsa-i mealinden ve bilhâssa metnindeki âyâtı, birer birer münasib ve manidar bir tarzda ta'dad etmek suretiyle risalelerin gayatından ve mahiyetinden bahsetmek şartıyla böyle ehemmiyetli dört risaleyi vücuda getiremez.
Metin/Metîn Sağlam; Esma + Hem iman-ı haşrînin hücum edilmez o iki metin kal'asından dokuz ve on sene sonra ikinci âyet olan başta mezkûr âyât-ı ekberin tefsirini bu risale ile ikram etti.
Mim-Se-Lam (21) +
Emsal Benzer; hikaye Bak had ve hesaba gelmeyen şu sergilerde olan misilsiz mücevherat, şu sofralarda olan emsalsiz mat'umat gösteriyorlar ki: …
Emsile Misaller, atasözü Şu emsilelerdeki sırr-ı düstur şudur: …
İmtisal Uyma …ancak Kur'anın evamirini imtisal ve nevahisinden içtinab ile elde edilebilir.
Masal Öğretici hikaye …güldürmek için acib hurafeleri ve masalları hikâye eden maskaralar dahi bu hayalden utanıyorlar!..
Mesel (Darbımesel) Misal verme, örnek gösterme (Atasözü) + Demek mesel ve temsil, şuunat nokta-i nazarında vardır.
Mesela Örneğin Meselâ: Dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm'ine satmazsan, belki nefis hesabına, mide namına çalıştırsan; o vakit midenin tavlasına ve fabrikasına bir kapıcı derekesine iner, sukut eder.
Mesil Benzer, eş Hiçbir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef'alinde naziri, küfvü, şebihi, misli, misali, mesîli yoktur.
Misal (Misali) Örnek Hiçbir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef'alinde naziri, küfvü, şebihi, misli, misali, mesîli yoktur.
Misil/Misl Benzer, eş + Hiçbir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef'alinde naziri, küfvü, şebihi, misli, misali, mesîli yoktur.
Mümaselet Benzeyiş Evet herbir ferd, sair efrada mümaselet ve misliyet lisanı ile der:
Mümasil Benzeyen Zıd zıddına muanid ise de, çok hususlarda mümasil olur.
Mümessel (Mümessel-i Leh) Temsil edilen (Hakkında temsil getirilen) O gibi haller temsil getirene ait değildir, ancak mümessel-i lehe aittir.
Mümessil Temsilci Birinci şer'a olmuş hamele-i mümtesil, amele-i mümessil.
Mümtesil Uyan Birinci şer'a olmuş hamele-i mümtesil, amele-i mümessil.
Mütemasil Birbirine benzeyen …nutfe denilen mütemasil su katrelerinden ve toprak, müteşabih tohumlarından ve az farklı habbeciklerinden ve sineklerin birbirinin aynı olan yumurtacıklarından …
Mütemessil Temessül eden, yansıyarak görünen Demek, hakikata mukabil ve vâsıl ve mütemessil bu küçücük birer arş-ı marifet-i Rabbaniye ve bu câmi' birer âyine-i Samedaniye olan nurani kalbler, …
Temasil Timsaller, suretler + Cidar-ı Kâ'be'de altun ile yazılmış olan temasil-i belâgatlarından Muallakat-ı Seb'ayı sildi, söndürdü.
Temasül Benzeyiş, benzeme …öyle bir hüsn-ü temasül ve güzel bir selaset gösteriyor ki, güya halet birdir, bir derece-i fehimdir; …
Temessül Yansıyıp görünme Zira, temessül etmediğinden mazhar değil, memer olursun.
Temsil (Temsili) Örnek gösterme Demek mesel ve temsil, şuunat nokta-i nazarında vardır.
Timsal Örnek, suret, heykel Nasılki insan, şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır ve Fatiha-i Şerife, şu Kur'an-ı Azîmüşşan'ın bir timsal-i münevveridir.
Mim-Cim-Dal (3) +
Emced Şanı yüce …Hazret-i Hasan Radıyallahu Anh, Hazret-i Muaviye (R.A.) ile musalaha edip, cedd-i emcedinin mu'cize-i gaybiyesini tasdik etmiştir.
Mecid Şerefli; Esma + Bütün Nurcuların bu çok taifelerinin umumen bütün maksadları, Kur'an-ı Mecid'in hidayetinden ve hakaik-i imaniye ile nurlanmaktan ibarettir.
Temcid Allah'ın büyüklüğünü ilan "Mâşâallah, Bârekellah! Bu ne hayret verici güzellik ve temizlik!" deyip Sâni'-i Zülcelal'lerini takdis, tahmid ve temcid edip, râki' ve sâcid oluyorlar.
Mim-Cim-Sin (1) +
Mecus (Mecusi) Ateşe tapan + …Hâlık-ı hayr ve hâlık-ı şer namıyla ayrı ayrı iki ilah tevehhüm eden Mecusiler gibi …
Mim-Cim-Nun (1)
Meccanen Ücretsiz, karşılıksız (olarak) En-nihayet meccanen fena olur gider, yalnız günahları miras kalır.
Mim-Nun-Cim-Nun-Kaf (1)
Mancınık Savaş aleti Zira yüksek kal'aların muhkem burçlarından atılan mancınıklar ve işaret fişeklerine benzeyen şu hâdisat-ı necmiye, …
Mim-Ha-Dad (1)
Mahz (Mahza) Tamamen, tam, ta kendisi …yalnız mahz-ı emrin sür'at ve suhuletiyle icad eder gibi anlaşıldığına; hem …
Mim-Ha-Lam (2) +
Mahal Yer …Güneş, elbette bir gün seyri bitecek, mahall-i kararına yetişecek, size faidesi dokunmayacak bir suret alacaktır, …
Mahalle Semt …mahalle ve şehir dairesinden ve vatan ve memleket dairesinden ve Küre-i Arz ve nev'-i beşer dairesinden tut..
Mim-Ha-Nun (2) +
İmtihan Sınav Onun nazarında şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır.
Mihnet Zahmet Bir dâr-ı karar oldu neden âlem-i mihnet
Mim-Ha-Vav (4) +
İmha Yok etme Ve bizim aleyhimizde neşredilen o gazetelerden, talebelerim yüzaltmış adedini alarak imha etmişlerdir.
Mahi Yok eden Müjdepeyma-yı kulûb-ü ehl-i hak,/ Mâhî-i târîk-i fetrettir sözün.
Mahv (Mahviyet) Yok (etme veya olma) (Hiçlik) Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş, bütün sevdiklerini asıp mahvediyor, onu da bekliyor.
Mümtehine Sure adı; imtihan edilen …huruf cihetinde Sure-i Sebe', El-Hàkka, Mümtehine, Sure-i İnsan, Tûr, Secde, Ez-Zariyat, Rahman, Tahrim, Talak, Duhan surelerinin her birinin…
Mim-Dal-Ha (6)
Mediyih Methetmeler Çünki bütün ukûlü hayrette bırakan hikmetli bir cemal-i san'at, faideli bir hüsn-ü nakış göstererek Sâni'-i Zülcelal'in medayihine bir kaside-i medhiye gibi bir eser gösterir. Meselâ, nar ve mısıra dikkat et.
Meddah Çok metheden …şahsında pek acib ve hârika bir iktidar bulunduğunu meddahlar tarafından işaa ettirir.
Medh/Medih (Medhiye) Övme …zahirî mün'imleri medih ve muhabbet edip, Mün'im-i Hakikî'yi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir.
Mediha Övgü yazısı …terahhum ve lütfu iktiza eden mahbubun mehasinini önlerine ve hediye olarak medihanın gerdanını ve senanın dürrlerini ellerine almakla beraber …
Memduh Övülmüş Semere-i sa'yine, kısmetine rıza ise, memduh bir kanaattır, meyl-i sa'ye kuvvettir.
Temeddüh Kendini övme …fahr yerinde şükür ve temeddüh yerinde hamdetmektir. Şu mertebede tezkiyesi,…
Mim-Dal-Dal (12) +
İmdad/İmdat Yardım Senin gibi zaîf-i mutlak, âciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fâni, küçük bir mahluka koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek;…
İstimdad Yardım isteme …böyle bir Padişah-ı Zülcelal'e intisab edip bütün düşmanlarına karşı bir nokta-i istinad ve bütün hâcatına medar bir nokta-i istimdad bularak, …
Madde (maddi) Zaman ve mekanla sınırlı nesne Evet âlem-i gaybın bir nev'i olan âlem-i ervah, ayn-ı hayat ve madde-i hayat ve hayatın cevherleri ve zâtları olan ervah ile dolu olması, …
Maddiyun/Maddiyyun Materyalist(ler) Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden bir cereyan-ı Nemrudane, …
Med (Medde) Uzatma, çeker; suyun çekilmesi + Eğer bir med sayılmazsa, iki; eğer sayılsa, üç eder/ Denizlerde vukua gelen med ve cezir gibi, evliya arasında da bast-ı zaman,…
Meded (Mededkar) Yardım (Yardım eden) + Ey insan, madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve mededkâr bir hakikat-i mahbubedir.
Medid Uzun Fakat zaman-ı medid ve efrad-ı kesîre içinde ve tahallül-ü mehasinle ta'dil olunan müteferrik kusurları cerbeze ile cem'edip, …
Mevadd Maddeler …o nev'in istidadatını bozan ve yanlış yollara sevkeden mevadd-ı şerire ile onların mümessilleri ve sekene-i habîseleri, …
Midad Nürekkep + …emirlerinin bir vasıta-i nakliyatı ve zaîf bir perde-i tasarrufatı ve latîf bir midad (mürekkeb)-ı kitabeti …
Müddet Süre + …o altmış arşın derinlik ise, ömr-ü vasatî ve ömr-ü galibî olan altmış seneye işarettir ve o ağaç ise, müddet-i ömür ve madde-i hayattır.
Mümidd İmdad eden + Makasıd ve mesalik, bürhan-ı kàtı' üzerine teessüs ve her kemale mümidd olan hakk-ı sabit ile hakaiki rabteylemesidir.
Temdid (Temdidat) Çekme, uzatma Öteki arkadaş ise, ya elli sene mütemadiyen gezecek ve müşkilâtla heryeri görüp her hâdiseyi işitecek veyahut milyonlarla lirayı sarfedip, devletin tel ve telefon temdidatı kadar ve padişah gibi telgraf sahibi olacak.
Mim-Dal-Ra (1)
Meder Çakıltaşı, kurutulmuş çamur Manası içindedir. Sadefinde dürrdür, meder değildir.
Mim-Dal-Nun (5) +
Medeni İnsanlığa yakışır toplum hayatı olan Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir.
Medeniyet Uygarlık İşte o şehir ise, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye ve medine-i medeniyet-i insaniyedir.
Medine Şehir, Peyg.'in şehri + İşte o şehir ise, hayat-ı içtimaiye-i beşeriye ve medine-i medeniyet-i insaniyedir.
Mütemeddin Medenileşmiş Hem cahil, vahşi bir adam, bir gün sohbet-i Nebeviyeye mazhar olur; sonra Çin ve Hind gibi memleketlere giderdi, o mütemeddin kavimlere muallim-i hakaik ve rehber-i kemalât olurdu.
Temeddün Medenileşmek Ehl-i İslâm'ın temeddünü, hakikat-i İslâmiyete ittiba'ları nisbetindedir.
Mim-Dal-Ye (2)
Mütemadi (Mütemadiyen) Devamlı (olarak) Hem o zamandan beri mütemadiyen meydan-ı muarazaya davet edip, mağrur ve enaniyetli ediblerin ve beliğlerin damarlarına dokundurup; gururlarını kıracak bir tarzda der:
Temadi Devam (etmek) Dokuz aydan beri temadi eden pek acib tecridinizle beraber, teselli ve ünsiyet ihtiyacını tevlid eden hastalığınız içinde …
Mim-Ra-Elif (4) +
Meraya Aynalar Bir tek zât, muhtelif meraya vasıtasıyla külliyet kesbeder.
Meri/Mer'i (Meriyet/Mer'iyet) Geçerli (Geçerlilik) Bu inkılabları mevki-i mer'iyete koyan devletin bir kısım yeni kanunlarına, cebr-i keyfî-i küfrî; cumhuriyete, istibdad-ı mutlak; rejime, irtidad-ı mutlak ve bolşeviklik ve medeniyete sefahet-i mutlaka demiş.
Mirat/Mir'at Ayna Yani, o zîşuur ve zîhayat manen o âlemlere misafir gittiği gibi, o âlemler dahi o zîşuurun mir'at-ı ruhuna misafir olup, irtisam ve temessül ile geliyorlar.
Mürüvvet (Aslı: Müruet) İnsanlığa yaraşır davranış sergileme Dostlarına karşı mürüvvetkârane muaşeret ve düşmanlarına sulhkârane muamele etmektir."
Mim-Ra-Cim (3) +
Maric Alev + Onun hasmı değil mâric
Merc Karıştırma, bozma …ve o herc ü merc-i dünyeviyedeki karmakarışık perişaniyet içindeki tebeddülat ve harekât, hikmetli bir intizam ve manidar bir kitabet-i kudret olduğunu gösterir.
Mercan Denizden çıkan bir süs maddesi; küçük inci + Hakaikının tenevvüüne işaret için bazı mücessem hurufatını elmas ve zümrüt ile ve bir kısmını lü'lü ve akik ile ve bir taifesini pırlanta ve mercanla ve bir nev'ini altın ve gümüş ile yazdı.
Mim-Ra-Ha-Be (1)
Merhaba Selam kelimesi Tevahhuşla sıkılmayınız, ehlen sehlen merhaba, hoş teşrif ettiniz.
Mim-Ra-Dal (3) +
Emred Bıyığı yeni terlemiş genç Baktım birisi sakallı, ikisi şâbb-ı emred.
Mütemerrid Dikkafalılık eden Kurûn-u sâlifede cereyan eden âsi ve mütemerrid kavimlere gelen azablar gösteriyor ki:
Temerrüd/Temerrüt İnat, direnme Madem bu derece inad ve temerrüd edersin.
Mim-Ra-Ra (6) +
İmrar Geçirme Hattâ şu yedi sene nefyimde ve gurbetimde ve sebebsiz ve arzumun hilafında tecerrüdüm ve meşrebime muhalif yalnız bir köyde imrar-ı hayat etmekliğim; …
İstimrar Devam etme …rahîmane cilveleri, numuneleri müşahede edilen ihsanatının daha şaşaalı bir tarzda dâr-ı saadette istimrarına ve bekasına …
Memerr Geçit, üzerinden geçilen Zira, temessül etmediğinden mazhar değil, memer olursun.
Merre (Bir) defa + Masdar-ı merre tabir-i sarfiyesinde biricik demektir, kılleti ifade eder.
Mürur Geçme Hem zeval ve firak, memat ve vefat ve darağacı olan mürur-u zaman, o iman tılsımı ile, …
Müstemir Devamlı + Şu misafirhane ve şu meydan ve şu meşherlerin arkasında daimî saraylar, müstemir meskenler, şu numunelerin ve suretlerin hâlis ve yüksek asıllarıyla dolu bağ ve hazineler vardır.
Mim-Rı-Dad (3) +
Emraz Hastalıklar …mesail-i şeriatla sünnet-i seniye düsturları, emraz-ı ruhaniyede ve akliyede ve kalbiyede, hususan emraz-ı içtimaiyede gayet nâfi' birer devadır bildiğimi…
Maraz Hastalık + Ey maraza mübtela hasta!
Mariz Hasta + Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba'-ı Kur'andır.
Mim-Rı-Kaf (1)
Marık/Marik Dinsiz Evet vesvese-i sârık, bâvehm-i şübhe-i târık, ne haddi var ki o mârık, girebilsin bu bârık kasra.
Mim-Rı-He-Mim (1)
Merhem/Melhem Sürülen ilaç Hastalara bir merhem, bir teselli, mânevî bir reçete, bir iyâdetü'l-marîz ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır.
Mim-Ze-Cim (9) +
Emzice Mizaclar Milletin emziceleri muhtelif olduğu gibi, lisanlarındaki istidad-ı belâgat dahi mütefavittir.
İmtizac Uyuşma, kaynaşma Eğer o cem'iyet, imtizaç edip ittihad şeklini alsa, onu temsil edecek bir şahs-ı manevîsi, bir nevi ruh-u manevîsi ve vazife-i tesbihiyesini görecek bir melek-i müekkeli olacaktır.
İstimzac Kaynaştırma, uyuşturma …hizmet-i Kur'andaki kardeşlerimin nazarlarına arzedip meşveret etmek ve onların fikirlerini istimzac etmek ve beni ikaz etmek için şu kısmı yazdım, onlara müracaat ediyorum.
Memzuc Karışmış Ve keza kâinatın bütün ecza ve zerratına tecelli eden esma-i İlahiye arasındaki tesanüd, yani birbirine dayanarak tecelli ettikleri bir temazüç, yani elvan-ı seb'a gibi birbiriyle memzuc olarak eşyayı cilvelendirdikleri eserleri bir olduğu gibi, …
Mezc Karıştırma Zararları menfaatlara mezcederek, şerleri hayırlara idhal ederek, çirkinlikleri güzelliklerle cem'ederek, hamur gibi yoğurarak şu kâinatı tebeddül ve tagayyür kanununa ve tahavvül ve tekâmül düsturuna tâbi' kıldı.
Mizac Huy, karakter + Eğer o çekirdek, sû'-i mizacından dolayı ona verilen cihazat-ı maneviyeyi, toprak altında bazı mevadd-ı muzırrayı celbine sarfetse; …
Mümtezic Kaynaşmış, uyuşmuş Manzume-i Şemsiyeyi teşkil eden küremiz, sair seyyareler, bidayette Güneş'le mümteziç olarak açılmamış bir hamur şeklinde iken;…
Temazüc Karışma Ve keza kâinatın bütün ecza ve zerratına tecelli eden esma-i İlahiye arasındaki tesanüd, yani birbirine dayanarak tecelli ettikleri bir temazüç, yani elvan-ı seb'a gibi birbiriyle memzuc olarak eşyayı cilvelendirdikleri eserleri bir olduğu gibi, …
Temzic Uyuşturma, kaynaştırma Hristiyanlık da çalıştı, temzicine muvaffak hiçbiri de olmadı.
Mim-Ze-Ha (1)
Mizah Latife, şaka Mizah da olsa haktır. Zira mizah etse de yalnız hak söyler.
Mim-Ze-Ye (1)
Meziyet (Meziyat) Üstün vasıf (Üstün vasıflar) Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu' ve mahviyet iken; tahakküm ve tekebbüre sebeb olmuştur.
Mim-Sin-Ha (4) +
Mesh Aslı bozulmak; elini sürmek Manevî meshediyor, değişir insaniyet./Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, mübarek eliyle meshetmiş.
Mesih Bir şeydeki özellikleri değiştirmek; Hz. İsa (Deccal için de kullanılmıştır) Rivayetlerde Hazret-i İsa Aleyhisselâm'a "Mesih" namı verildiği gibi, her iki Deccal'a dahi "Mesih" namı verilmiş …
Misaha Ölçme Ebede namzed olan âlem-i uhrevî, fena ile mahkûm olan bu âlemin mekayisiyle misaha ve muamele olunmaz.
Memsuh Yapısı/şekli bozulmuş, İnsanı memsuh eder, sîreti değiştirir.
Mim-Sin-Sin (3) +
Mess Dokunma + …ittiba ettikleri mezheb-i Hanefîye göre "Mess-i nisvan abdesti bozmaz, bir dirhem kadar necasete fetva var."
Mümas Temas eden Yoksa vâzıı cahil ve müsemmaya mümas olan vechi muzlim ve göze çarpan vechi şeffaf bir ism-i camid ile olmaz.
Temas Dokunma, değme Onun, yalnız bir kısım akisleriyle, gölgeleriyle temas edebilirsin ve bir nevi cilveleriyle ve cüz'î tecellileriyle görüşebilirsin…
Mim-Sin-Kef (7) +
İmsak Oruca başlama + Hem Allah yolunda olsa; tüfek de Allah der, top da Allahu Ekber diye bağırır, Allah ile iftar eder, imsak eder.
Mesakin Miskinler Mecmau'l-mesakin, melceü'l-fukara, hakkı himaye, hakikati muhafaza, gururu men', tekebbürü def' eden yegâne İslâmiyet'tir.
Misk Güzel bir koku + Yüzde yirmisi sarhoşluk sebebiyle, o pis çamuru misk ü amber zannederek yüzüne gözüne bulaştırıyor..
Miskin Tembel, sadece günlük yiyeceği olan Bir padişahın kıymetdar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, …
Mümsik (Mümsike) Tutma + O hüceyratta cazibe, dafia, mümsike, musavvire, müvellide namıyla herbirisi bir maslahat için beş kuvvet çalışıyor.
Mütemessik Sıkıca yapışmış …bütün işlerinde ve harekâtında kuvvet-i emniyeti, hakka mütemessik ve hakikate sâlik olduğunu tasdik eden kat'î delillerdir.
Temessük Sıkıca yapışma Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.
Mim-Şın-Tı (1)
Meşşata Tarak Zira dağ ve cibal mehazin-i mâ' olduğu gibi, cezb-i rutubet hâsiyetiyle havaya meşşata oluyor...
Mim-Şın-Kaf (1)
Meşk (Sermeşk) Yazıyı ayrık yazma (Yazı örneği) Bu sana sermeşktir. Yazabilirsen meşk et. Zira bütün âyât-ı Kur'aniye bu intizam ve tenasüb ve hüsne mazhardırlar.
Mim-Şın-Ye (4) +
Meşşaiyun/Meşaiyun Aristo fessefesine tabi olanlar Hatta Meşşaiyyûn, melaikeyi: "enva'ın mahiyat-ı mücerrede-i ruhaniye" ile tabir etmişlerdir.
Mümaşat Yoldaşlık, suyuna gitme …Hazret-i Ali'nin mümaşatsız, pervasız, zâhidane, kahramanane, müstağniyane tavrı ve şöhretgir-i âlem şecaatı itibariyle, …
Temaşa Gezme, hayranlıkla izleme …Sâni'-i Zülcelal'in taze taze, renk renk, çeşit çeşit mu'cizat-ı nakşını, havârık-ı kudretini, tecelliyat-ı rahmetini, kemal-i lezzetle seyr ve temaşaya vasıta suretini alır.
Temeşşi Yürüme Esrarda temeşşi etmekle hissiyatı ihtizaza getiren kelâmdır.
Mim-Sad-Sad (1)
Mass Emme …letaif, kendine göre birer hisse alır, masseder.
Mim-Dad-Gayn (1) +
Mudga/Mudğa Bebeğin anne karnında bir aşaması + Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan tâ hilkat-i insaniyeye kadar olan neş'etinizi görüyorsunuz.
Mim-Dad-Mim-Dad (1)
Mazmaza Ağız ve burnu suyla çalkalamak Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bir su ile mazmaza etti, elini yıkadı.
Mim-Dad-Ye (2) +
İmza Onay yazısı veya işareti …tafsilatsız ve perdeli ve muhtasar bir surette beyan, fakat kuvvetli bir tarzda iddia ve isbatları; Kur'anın davasını binler imza ile tasdik ederler.
Mazi Geçmiş Bazan mazi, istikbale misafir gider. Bazan da muzari, mazinin memleketine gelir.
Mim-Tı-Ra (2) +
Emtar Yağmurlar Bütün ehl-i edyan "melekü'l-cibal, melekü'l-bihar, melekü'l-emtar" gibi her nev'e göre birer melek-i müekkel, vahyin ilhamı ve irşadı ile bulunduğunu kabul ederek o namlarla tesmiye ediyorlar.
Matara Su kabı Şimdi yine, sebebsiz mataramın acib bir tarzda küçücük parçalara inkısam etmesi,…
Mim-Tı-Vav (1) +
Matiyye Binek …şeytanlara mel'ab, evhama merkeb, ehval ve korkulara ma'rez ve dağlar kadar ağır yüklere matiyye olacaktır.
Mim-Ayn (2)
Maiyet/Maiyyet Beraberlik, emri altındakiler Sonra bütün maiyetindeki üçyüz adam geldiler, umumu abdest alıp içtiler.
Mea/Maa (Maaliftihar) Birlikte, beraber Baş üstüne, ben maaliftihar satarım.
Mim-Ayn-Dal (1)
Mide Sindirim organı Dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm'ine satmazsan, belki nefis hesabına, mide namına çalıştırsan; o vakit midenin tavlasına ve fabrikasına bir kapıcı derekesine iner, sukut eder.
Mim-Ayn-Nun (2) +
İm'an/İman Dikkatle bakmak …tâ onların fevkinde olan tecelliyat-ı seyyaleye im'an-ı nazar edebilsinler.
Maun Sure adı + Sure-i Duha, Sure-i Elem Neşrah Leke ve Sure-i Zilzal ve Sure-i Tekâsür ve Sure-i El-Maun …
Mim-Kef-Ra (1) +
Mekr/Mekir Tuzak (kurma) + Çünki onlar kendi nefislerine hile ederler, kendilerine zarar ederler ve onların fenalıkta muvaffakıyetleri muvakkattır ve istidracdır, bir mekr-i İlahîdir.
Mim-Kef-Nun (4) +
İmkan Mümkün olma …ve hakikî imkân ve hakikî makuliyet, hattâ vücub derecesinde suhulet; iman yolundadır ve İslâmiyet caddesindedir.
Mümkün/Mümkin Olabilir Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki:
Temekkün Yerleşme Hiçbir yerde bulunmadığı halde, her yerde bulunmaz mı? Hiç tahayyüz ve temekküne muhtaç olur mu?
Temkin Ağırbaşlılık, usluluk Demek o kuş, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı dinliyordu, huzurunda temkin ile sükût ederdi.
Mim-Lam-Elif (4) +
Mali Dolu Şu muzlim ânımı nurlandıran huzur-u manevîniz muvacehesinde satırlarım gibi kapkara yüzümü, seyyiat-ı mazi ile mâlî a'mal-i kabihamın nişanelerini gizlemeye muktedir olamamaktan mütevellid hicabımı setre kudretyâb olamadım.
Mele' Seçkinler (Melekler) alemi + …belki imam olduğu ümmetin ömr-ü galibi olan altmışüçte mele-i a'lâya gönderiyor, yanına alıyor; her cihette imam olduğunu gösteriyor.
Memlu' Dolu Bütün mazi ve müstakbel, zulümat-ı ademle memlûdür; yalnız kısacık bir zaman-ı halde, bir hazîn nur-u vücud bulabilir.
Mülaet Örtü, büyük ihram Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Abbas'ı ve dört oğlunu (Abdullah, Ubeydullah, Fazl, Kusem) beraber, mülâet denilen bir perde altına alarak, üzerlerine örttü.
Mim-Lam-Sin (1)
Melez (Kökü kesin değildir) Karışık, karışım Güya muasırlarımız, üçüncü asrın nihayetinden onüçüncü asra kadar geçmiş olan asırların fihristesi veyahut enmuzeci veyahut melez bir kavimdirler.
Mim-Lam-Kef (16) +
Malik Sahip; Esma + Madem öyledir; şu sahranın Mâlik-i Ebedî'si ve Hâkim-i Ezelî'sinin ismini al.
Maliki Bir mezhep Acaba Şeriatta oniki mezheb; hususan Hanefî, Mâlikî, Şafiî, Hanbelî Mezheblerinde ve yetmişe yakın ilm-i kelâm ve usûlü'd-din dairesindeki allâmelerin fırkalarında ne kadar ayrı ayrı kanaatlar ve fikirler kitablara yazılmış bilirsiniz.
Mamelek Mal varlığı Ve o çiftlikler, makineler, âletler, mizanlar ise, senin daire-i hayatın içindeki mâmelekin ve o mâmelekin içindeki cisim, ruh ve kalbin ve onlar içindeki göz ve dil, akıl ve hayal gibi zahirî ve bâtınî hâsselerindir.
Melaike Melekler Hem hayat, melaikeye iman rüknüne dahi bakar, remzen isbat eder.
Melek Nurdan yaratılmış, isyan etmeyen varlıklar + Çünki melekler bu âlemleri izn-i İlahî ile görebilirler ve girerler ve Hazret-i Cebrail gibi, insanlar ile görüşen umum melaike-i mukarrebîn mezkûr âlemlerin vücudlarını ve onlar, onlarda gezdiklerini müttefikan haber veriyorlar.
Meleke (Melekat) Tecrübe/tekrarla kazanılan bilgi ve beceri Zira teessür gösterdikçe, ehemmiyet verdikçe, senin o zaîf tahatturun melekeye döner.
Melekut Her şeyin perdesiz Allah'a bakan iç yüzü + Mahall-i taalluk-u kudret olan herşeydeki melekûtiyet ciheti şeffaftır, nezihtir.
Melik (Melike) Hükümdar; Esma + Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz.
Memalik Köleler Hazret-i Hüseyin'in taraftarlarında bulunuyordu ki; Emevîlerin Arab milliyetini esas tutup, sair milletlerin efradına "memalik" tabir ederek köle nazarıyla bakmaları ve gurur-u milliyelerini kırmaları yüzünden, …
Memleket Yurt Zira nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizam-perver, müşfik bir melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemalât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği surette olamaz.
Memlük/Memluk Köle + Eğer Mâlik-i Mülk'e memlûk isen Onun mülkü senindir gör.
Mülk Mal, sahip olunanlar + Eğer Mâlik-i Mülk'e memlûk isen Onun mülkü senindir gör.
Müluk Melikler Hem eğer Hazret-i Ali olmasaydı, dünya saltanatı, mülûk-ü Emeviyeyi bütün bütün yoldan çıkarmak muhtemeldi.
Müstemleke Sömürge Hem, masum müslümanların kanlarını sömüren ve servetleri tahaccür etmiş millet kanı olan, parazit, tufeylî ve aç gözlü canavar ve barbar emperyalistleri, müstemlekecileri …
Temellük Mülk edinme Senin bir cüz'-i ihtiyarın bulunmakla, o nimetlerin kıymetlerini fahrin ile tenkis ediyorsun, gururunla tahrib ediyorsun ve küfranınla ibtal ediyorsun ve temellükle gasbediyorsun.
Temlik Mal sahibi etmek Çünki nefs-i emmaresi, gaflet veya dalalet saikasıyla kâinatı esbaba verip, Allah'ın malını onlara taksim eder, kendini de kendine temlik eder.
Mim-Lam-Lam (4) +
Melal Usanç Bu suretle hüzn ü melâl bulutları eriyip dağılıyor.
Melul/Melül Usanmış Muhtasar olsun ki, melûl olmasınlar. Mücmel olsun ki, lüzumlu olmayan tafsilden nefret etmesinler.
Milel Milletler İşte meclis-i Nebevîde küçük bir cemaatin cüz'î bir hâdise unvanıyla, milel-i insaniye içinde hırs-ı hayat ve havf-ı mematla en meşhur olan millet-i Yehud'un …
Millet (Milli; Milliyet) Din ve dil birliği olan insan topluluğu (Millete ait; Millete aidiyet) + Felsefe şakirdleri ve millet-i küfriye ve nefs-i emmarenin en müdhiş dalaleti, Cenab-ı Hakk'ı tanımamaktadır.
Mim-Lam-Ye (1) +
İmla Yazılış O desatirin imlası ile ve hükmü ile zerrat, vücud-u eşyadaki hidematına ve harekâtına sevkedilir.
Mim-Nun (1) +
Men Kim + Sarf ve Nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir'in: "Men Rabbüke = Senin Rabbin kimdir?" diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip Nahiv ilmiyle cevab vererek: "(Men) mübtedadır, (Rabbüke) onun haberidir; müşkil bir mes'eleyi benden sorunuz, bu kolaydır." diyerek,…
Mim-Nun-Dal-Ra (1)
Mendil Silme ve kurulamada kullanılan küçük dokuma Elbette bir padişahın hediyesinin kabı veya hediyeye sarılan mendil veyahut hediye eline verilip getiren nefer, o padişahın saltanatına şerik olamazlar.
Mim-Nun-Ayn (7) +
İmtina' İmkansızlık Hakikî istib'ad, hakikî muhaliyet ve akıldan uzaklık ve hakikî suubet, hattâ imtina' derecesinde müşkilât, küfür yolundadır ve dalaletin mesleğindedir..
Mani' (Mania) Engelleyen + Hem meselâ o vakit, cehalet sisiyle muhat İngiltere, İspanya'da yeni gurub; Amerika'da gündüz; Çin'de, Japonya'da sabah olduğu gibi, başka yerlerde başka esbab-ı maniaya binaen elbette görülmeyecek.
Men' Engel Eğer arkamdaki arslanı öldürüp, önümdeki darağacını kaldırıp, sağ ve solumdaki yaraları def'edip peşimdeki yolculuğu men'edecek bir çare sende varsa, bulursan; haydi yap, göster, görelim.
Memnu' Yasak + Memnu' heykel, suretler: Ya zulm-ü mütehaccir, ya mütecessid riya, ya müncemid hevestir. Ya tılsımdır: Celbeder o habîs ervahları.
Mümanaat Engelleme Ehl-i dalalet ve ilhad, mesleklerini muhafaza ve ehl-i imanın intibahlarına mukabele ve mümanaat etmek için, o derece garib bir temerrüd ve acib bir hamakat gösteriyorlar ki, insanı insaniyetten pişman eder.
Mümteni' İmkansız …şirk ve dalaletin mesleğinde hadsiz derecede müşkilâtlı, mümteni' binler muhal bulunduğunu müşahede ettim.
Temanu/Temanü (Burhanü't-temanü: Allah'tan başka ilah olamayacağını ispatlayan delili) Engel olma Bilhâssa "Arz ve semada Allah'tan başka ilahlar olmuş olsa idiler, şu görünen intizam fesada uğrardı" manasında olan لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا âyetinin tazammun ettiği bürhanü't-temanü', Sâni'in vâhid ve müstakil olduğuna kâfi bir delildir.
Mim-Nun-Nun (5) +
İmtinan Minnet etme, iyilik yapma Pek zahir bir surette kasdî bir in'am ve ikram ve ihtiyarî bir ihsan ve imtinan manası ve hakikatı her birisinde hissedildiği gibi; mecmuunda ise, güneşin zuhurundaki ziyası gibi görünüyor.
Memnun Hoşnut, razı + (kesinti anlamında)
Mennan Esma (Çok ihsan eden) Elbette Hayy-ı Kayyum ve Hannan-ı Mennan ve Rahîm ve Rahman olan Zât-ı Zülcemal ve'l-Kemal'in rahmetindeki cemal ise, merhumlara bakar.
Minen Minnetler Rahîm, Rauf ve Zü'l-Minen hazretlerinin inayet ve lütuflarından olarak, tövbe ve istiğfar gibi kullarına ihda eylediği, miftah-ı kerem ve ihsana, çok günahkâr ve terbiyesiz olan ben sefil Yusuf Toprak,…
Minnet İyiliğe karşı şükür hissi Fakat kalbi ve ruhu, binler batman minnetlerden ve korkulardan kurtulur.
Mim-Nun-Ye (2) +
Temenna Selamlama Büyük adamlar gibi temenna edip elinizi öpelim derlerdi.
Temenni Dilek Evet temenniden neş'et eden arzular ve o arzulardan neş'et eden fuzuliyane emirler nerede? Hakikat-i âmiriyetle muttasıf bir âmirin iş başında hakikat-i emri nerede?
Mim-He-Dal (3) +
Mehd Yer, beşik + Evet mü'min olan kimse, iman ve tevhid iktizasıyla, kâinata bir mehd-i uhuvvet nazarıyla baktığı gibi; bütün mahlukatı, bilhâssa insanları, bilhâssa İslâmları birbiriyle bağlayan ip de, ancak uhuvvettir.
Mümehhed Hazırlanmış Tedricen, beşiğimiz olan ve beşerin yatıp ve istirahat eylemesi için Hâlık-ı Rahman, sathını serip müheyya ve mümehhed etmiş olan küre-i arza ineceğiz.
Temhid Döşeme, izah, hazırlama, mukaddime + Cenab-ı Hakk'a hamd ve kendisine Kur'an nâzil olan Peygamberimize ve dinin binasını tahkim ve temhid eden âl ü ashabına salât ü selâm olsun!
Mim-He-Ra (2)
Mehir Evlenilen kadına verilen bedel Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nâzeninlerin mehirleri dikkattir.
Temhir Mühürleme (Türkçe'de türetilmiştir) Birbiri içinde hadsiz mektubat-ı Samedaniye hükmünde olan sahaif-i mevcudat ve her bir mektub üstünde hadsiz sikke-i tevhid mühürleriyle temhir edilmiş.
Mim-He-Lam (3) +
İmhal Süre verme, erteleme … isyan ve küfrüyle beraber dünyada bırakılan ve azabı te'hir edilen ve bu hizmeti için imhal edilip muvaffakıyet gören nev'-i benî-Âdem var.
Mühlet Süre Zira onbeş gün (güya bize mühlet verilmiş gibi) bize ilişmiyorlar.
Mütemehhil Zamana muhtaç Şahs-ı manevî hükmünde olan bir devletin nümüvv-ü tabiîsi hükmünde olan teşekkülü ise, mütemehhildir.
Mim-Vav-Te (9) +
Emvat Ölüler …hem kemiklerden ibaret olarak ayakta duran emvat gibi bütün ağaçların cenazeleri bir emir ile def'aten "ba'sü ba'de'l-mevt"e mazhariyetleri ve neşirleri; …
İmate Öldürmek Bâb-ı ihya ve imatedir. İsm-i Hayy-ı Kayyum'un, Muhyî ve Mümit'in cilvesidir.
Layemut Ölümsüz Bu dar yerde ve karışık ve birbiri içinde yazılan bahar kitabından daha kolay olarak geniş bir yerde güzel ve lâyemut bir kitabı yazacağım ve size okutturacağım.
Memat Ölüm + Hem zeval ve firak, memat ve vefat ve darağacı olan mürur-u zaman, o iman tılsımı ile, …
Mevat Ölü O akisler hem gayrdır, ayn değil. Hem mevattır, ölüdür.
Mevt Ölüm + Mevt, ehl-i dalalet için bütün mahbubatından elîm bir firak-ı ebedîdir.
Mevta Ölüler …eski zamandaki lillah için ziyarete mukabil ehl-i dünya kısmen bu hakikate muhalif olarak mevtanın dünyevî şan ve şerefine ziyade ehemmiyet verir, öyle ziyaret ediyorlar.
Meyyit (Meyyite) Ölü + O camidat-ı meyyite-i samite; birer munis memur, birer musahhar hizmetkâr vaziyetini aldı ve o ağlayıcı ve şekva edici kimsesiz yetimler, birer tesbih içinde zâkir veya vazife paydosundan şâkir suretine girdi.
Mümit Ölümü veren (Esma) Bâb-ı ihya ve imatedir. İsm-i Hayy-ı Kayyum'un, Muhyî ve Mümit'in cilvesidir.
Mim-Vav-Cim (4) +
Emvac Dalgalar İşte zaman, dünyayı emvac-ı zeval üstüne atar.
Mevc (mevce) Dalga + Fakat eyyam-ı İlahiye ile beşyüz sene bizim küreden uzak olmakla beraber mevc-i mekfuf olan semaya temas etmek, imkân-ı aklîden hariç değildir.
Mütemevvic (Mütemevvice) Dalgalı …mevcudat-ı dehhaşe-i seyyale-i mütemevvicenin dalgaları içinde çalkanıp gidiyor.
Temevvüc Dalgalanma Bir tek ALLAHU EKBER kelimesinin aks-i sadâsıyla hadsiz ALLAHU EKBER vuku bulduğu gibi, o makbul zikir ve tekbir, semavatı dahi çınlatıp berzah âlemlerine de temevvüc ederek sadâ veriyor.
Mim-Vav-Sin (1)
Elmas Sert karbon kristali Hangi vehmin haddi var; şu demir gibi, belki elmas gibi oniki muhkem surları delip geçebilsin.
Mim-Vav-Lam (3) +
Emval Mallar Ehl-i dünya, büyük bir servet ve şiddetli bir kuvvet elde etmek için, hattâ bir kısım ehl-i siyaset ve hayat-ı içtimaiye-i beşeriyenin mühim âmilleri ve komiteleri, iştirak-i emval düsturunu kendilerine rehber etmişler.
Mal (Mali) (Re's'ül mal) Bir kişinin mülkiyetindekiler (Sermaye) + Bu mallar mîrî malıdır.
Maliye Gelir-gideri yöneten kuruluş Bu paranın sahibine, Allah için bir hizmet yapmak üzere tebdil için maliye sandığına gittim.
Mim-Vav-He (4) +
Ma' (Maî/Mai) Su (Suyla ilgili) + Yağmur ise, menşe-i hayat ve mahz-ı rahmet olduğu için elbette o âb-ı hayat, o mâ-i rahmet, gaflet veren ve hicab olan yeknesak kaidesine girmeyecek.
Mayia/Mayi' Akışkan Güneş, bir kitle-i azîme-i mayia-yi nariyedir.
Mümevveh Hayali (Asıl anlamı süslü iken bu anlamı kazanmıştır) Hem de hakikî olan akliyatlarıyla, mevhum ve mümevveh olan şu hikmet arasında bir müşabehet ve muvafakat tevehhüm eylediklerinden, şu mutabakat ve müşabeheti kitab ve sünnetin manalarına tefsir ve maksadlarına beyan zannedip hükmeylediler.
Temeyyu/Temeyyü Erimek Buz, buzun zararına temeyyu eder.
Mim-Ye-Dal (2) +
Maide Sofra; Sure + ...ruha tam bir gıdabahş mevaid-i maneviye-i Kur'aniye ile i'zaz ve ikram ederken...
Mevaid Sofralar + Demek Kur'an-ı Kerim, öyle bir maide-i Semaviyedir ki; binler muhtelif tabakada olan efkâr ve ukûl ve kulûb ve ervah, o sofradan gıdalarını buluyorlar, müştehiyatını alıyorlar.
Meydan Açık alan Onun nazarında şu dünya, bir zikirhane-i Rahman, bir talimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır.
Mim-Ye-Ze (10) +
İmtiyaz Ayrıcalık Sulh-u umumî ve afv-ı umumî ve ref'-i imtiyaz lâzım.
İmtiyazat Kapitülasyon Müteaddid devletler ve ayrı ayrı payitahtları bulunan hükûmetlerin bazan oluyor ki, müstemlekât cihetiyle veya imtiyazat haysiyetiyle veya ticaretler münasebetiyle bir tek memlekette ayrı ayrı hâkimiyetlikleri bulunur.
Mümeyyez Ayırt edilmiş, seçilmiş …pek açık ve sarîh bir surette mağduriyetimi istilzam eden bu hükm-ü mümeyyezenin nakzıyla, adaletin izharını heyetinizden beklerim.
Mümeyyiz (Mümeyyize) Ayırt eden Demek enva'ının fasîleleri ve umum a'razının havass-ı mümeyyizeleri, bizzarure adem-i sırftan muhtera'dırlar.
Mümtaz Seçkin …o mutasarrıf, kendi masnuatı içinde en mümtaz bir ferdin harekâtına şuuru ve ıttılaı bulunmasın.
Mütemayiz Ayrılmış …bu da, ayrı ayrı güzel, hoş kokular ve lezzetli tatlar içinde ki; kemal-i intizam içinde, birbirinden mütemayiz, ayrı iken kesret ve sür'at ve vüs'at-i mutlaka içinde sehivsiz hatasız, bütün onların suretlerinin inkişafları …
Temayüz Ayrılma Çünki görüyorsun ki; o birbirine benzeyen tohumcuklar, birbirinden temayüz ediyor, ayrılıyor.
Temeyyüz Benzerlerinden farklı ve üstün olma O hayvanatın ayrı ayrı teşahhusları ve sîmalarındaki başka başka hikmetli taayyün ve temeyyüzleri delalet eder ki; …
Temiz Kirli olmayan Aklını başına al, kalbini temizle.
Temyiz Ayırt etme Meselâ; güzelliğin bütün meratibini farkeden insan gözü ve taamların bütün çeşit çeşit ezvak-ı mahsusalarını temyiz eden insanın zaika-i lisaniyesi ve hakaikın bütün inceliklerine nüfuz eden insanın aklı ve kemalâtın bütün enva'ına müştak insanın kalbi gibi sair cihazları, âletleri nerede?
Mim-Ye-Lam (8) +
İmale Meylettirme …bazı âyetlerin onların hissiyatına ve edebî malûmatlarına imale etmesi ve benzetmesi, mukteza-yı belâgat ve irşad olmaz mı?
Mail Ayın dünya etrafındaki yörüngesi Çünki derecat-ı Şemsiyenin medarı olan "mıntıkatü'l-buruc" tabir ettikleri daire-i azîme, menazil-i Kameriyenin medarı bulunan mail-i Kamer dairesi birbiri üstüne geçmekle, o iki daire herbiri iki kavis şeklini vermiş; …
Meyelan Coşkulu yöneliş …vazife-i hayattan terhis edildikleri zaman, vatan-ı aslîlerine bir meyelan-ı şevk-engiz, ruhlarında uyandırıyor.
Meyl/Meyil Yönelme, eğilim + Hattâ o bîçare, ona biraz meyleder.
Meyyal Meyilli …fıtraten hissiyat-ı ulviye sahibi ve maâlî-i ahlâka meftun ve izzet ve mübahata meyyal olan sahabeler, …
Mütemayil Birbirine meyil gösteren Bizdekilerde hutut-u efkâr, telaki için mütemayilen imtidada bedel, münharifen gittiğinden nokta-i telaki vatanda, belki kürede görülmüyor.
Müyul Meyiller insanda olan hadsiz istidadat-ı maneviye ve nihayetsiz âmâl ve efkâr ve müyulât dahi israf edilmeyecektir.
Temayül Meyletme Ehl-i gaflete karanlıklı bir vahşetgâh görünen âlem-i berzah, o nuranîlerin vücudlarıyla tenevvür etmiş menzilgâhları suretinde sana göründüğü için o âleme gitmeğe tevahhuş, tedehhüş değil; belki bilakis temayül ve iştiyak hissini verir; hayat-ı dünyeviyenin lezzetini kaçırmaz.