Be (ب) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Harf: Elif (ا)Arapça Kökenli Kelimeler Ana SayfasıTe (ت): Sonraki Harf

Bu sayfada Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Be (ب) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Risalelerdeki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Toplam Kök Sayısı Kur'an'daki Köklerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı Risalelerdeki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Toplam Kelime Sayısı Kur'an'daki Kelimelerden Risalelerde Geçenlerin Sayısı
ب Be 1 67 228 6 11 73 89 59 240 257 80
Be (ب) kök harfi ile başlayan kelimeler
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Be (1) +
Be/Bi -e, -de, ile vb. anlamları katan edat + Sonra, kemâlât-ı insaniyenin en mühimi ve en büyüğü, belki bilcümle kemâlât-ı insaniyenin menbaı ve esası, iman-ı billâhtan ve marifetullahtan neş'et eden muhabbetullah olduğunu bilen o dünya seyyahı,...
Be-Elif-Ra (1) +
Bi'r Kuyu + Bi'r-i Kubâ denilen kuyunun suyu bazı kesiliyordu, yani bitiyordu.
Be-Elif-Sin (1) +
Beis Mahzur + (Azab, kuvvet anlamında) Âdi temsillerde bir beis yoktur; terbiye ve irşad öyle ister.
Be-Te-Te (1)
Elbet (Elbette) Kat'iyen Kadîm olan, elbette bâkidir.
Be-Te-Ra (2) +
Betra Kısır, bereketsiz Ben zannederim ki, bu milletin perişaniyetine, fazla cehaletten ziyade, nur-u kalb ile müterafık olmayan fazla zekâvet-i betrâ tesir etmiştir.
Ebter Soyu kesik + Bir ân-ı seyyâle vücud-u münevver, milyon sene bir vücud-u ebtere müreccahtır.
Be-Cim-Lam (1)
Mübeccel Muhterem Ulemanın midâd-ı aklâmı, şühedanın kanından mübecceldir
Be-Ha-Se (4) +
Bahs/Bahis Konu Fakat Risale-i Nur'un en ehemmiyetli vazifesi beşeri dalâletten ve küfr-ü mutlaktan kurtarmak olmasından, bu çeşit meselelere sıra gelmiyor, onlardan bahis açmıyor.
Mebahis Mebhaslar Mebâhisindeki câmiiyet-i harikadır.
Mebhas Bölüm Birinci Mebhas, ehl-i imanı uhuvvete ve muhabbete davet eder.
Mubahase Karşılıklı sohbet Kelâmın hayatlanması ve neşvüneması, mânâların tecessümüyle ve cemâdâta nefh-i ruh etmekle bir mükâleme ve mubâhaseyi içlerine atmaktır.
Be-Ha-Ra (6) +
Bahr/Bahir Deniz + İstikbal, o haber-i gaybîyi, Bahr-i Muhit-i Şarkîden Bahr-i Muhit-i Garbîye kadar İslâm kılıcının uzamasıyla tasdik etmiştir.
Bahreyn 2 deniz Ehl-i şevke âb-ı hayat bahş eden,/Hıdr-ı bahreyn-i velâyettir sözün.
Bihar Denizler Bütün ehl-i edyan, "melekü'l-cibal, melekü'l-bihar, melekü'l-emtar" gibi, her nev'e göre birer melek-i müekkel, vahyin ilhamı ve irşadıyla bulunduğunu kabul ederek, o namlarla tesmiye ediyorlar.
Buhran Bunalım,kriz Bir-iki yerde bahsettiğim gibi, Fütuhü'l-Gayb kitabı ile ve dua ve himmetiyle imdadıma yetişti ve o buhranı geçirdim.
Mütebahhir Geniş bilgi sahibi ...ulemanın ilmelyakîn suretinde kat'î ve kuvvetli delillerle, enbiyaların dâvâlarını ispat eden ve asfiya ve sıddîkîn denilen mütebahhir, müçtehid muhakkikler, onu dershanelerine çağırdılar.
Tebahhur Uzmanlaşmak Evvelki keşşafın tebahhur-u fikrine ve mehaliki iktihamına bedel, bir küçük sefine ile bir pusula kifayet edecekti.
Be-Hı-Te (1)
Baht Talih Azametli Bahtsız Bir Kıt'anın, Şanlı Tali'siz Bir Devletin, Değerli Sahipsiz Bir Kavmin Reçetesi
Be-Hı-Ra (2)
Buhar Gaz haline gelmiş su Buhar, menfez bulmadıkça zelzele verir.
Tebahhur Buharlaşmış Çok mâsumların kalblerinden hararet-i hüzünle tebahhur eden "ay," "vay" ve "ah"lar, rahmetli bir bulut teşkil edecektir.
Be-Hı-Lam (2) +
Bahil Cimri Öyle de, ahlâk-ı âliye-i Peygamberiyeden olan ve belki kâinattaki nizam-ı hikmet-i İlâhiyenin medarlarından olan iktisat ise, sefillik ve bahillik ve tamahkârlık ve hırsın bir halitası olan hısset ile hiç münasebeti yok.
Buhl Cimrilik + Buhl ile hem zulmettik, haramı karıştırdık, ihtiyarla vermedikti.
Be-Dal-Elif (7) +
Bed' Başlama Şimdi bed' edeceğim cevaba...
Badi/Bâdî Sebep; ilk ...hilkat-ı âlemlere bâis ve bâdî olan iki cihan serveri, âcizlerin senedi Cenâb-ı Peygamber aleyhissalâtü vesselâm efendimizin ve etbâı ezvacının sefinemizin erkân ve etbâıyla müttefik olduğu ümit ve imanını besliyorum.
İbtida Başlangıç(ta) ...hiçbirimizin haberimiz olmadan, ibtida te'lif ve birinci tesvidinde on bir "Kur'ân" kelimesi; birtek sayfada, birer satırda, bir sırada hatt-ı müstakim ile tevafukları tevafuk-u Kur'âniyedeki lem'a-i i'câziyenin bir şuâı şu risalede bu hârika letâfeti gösterdiğini,...
Mebde İlke, asıl Kesretin mebdei vahdettir, müntehâsı da vahdettir.
Mebadi Mebdeler Öyle ise, şu ehl-i edyandaki bu itikadat-ı umumiyenin sebebi ve senedi, tevatür-ü mânevî kuvvetini ifade eden pek çok kerrat ile melâike müşahedelerinden ve ruhanîlerin rüyetlerinden hasıl olan mebâdi-i zaruriyedir, esâsât-ı kat'iyedir.
Mübteda Fail grubu (gramer) Bu cümlede mübteda ile haberin tarifleri tevhide işaret olduğu gibi, hasra da delâlet eder.
Mübtedi İlk, yeni Mübtedi ve pek acemî bir çocuğun, üstadından aldığı dersi tekrarı misillû,...
Be-Dal-Dal (2) +
İstibdad Despotluk Fakat küfr-ü mutlakı kırdığı için, küfr-ü mutlakın altı olan anarşiliği ve üstü olan istibdad-ı mutlakı esasıyla bozar, reddeder.
Müstebid İstibdadçı Bunu, Halk Partisinin muannid müstebidleri anladıkları için, mânâsız bahaneyle habbeyi kubbe yaparak bu muameleyi yaptılar.
Be-Dal-Ra (3) +
Badire Ansızın ortaya çıkan sıkıntı ...onları pek çok çalkantılı badirelere sürükleyen Katolik mezhebine karşı da husumet hissini doğurmuştur.
Bedr/Bedir Dolunay Felillâhilhamd, Hazret-i Fatıma'nın nesl-i mübareki, Hasan ve Hüseyin gibi iki nuranî silsilenin bedr-i münevveri, şems-i nübüvvetin mânevî ve maddî neslini idame ediyorlar.
Be-Dal-Ayn (7) +
Bedeat/Bedaat İlk defa görülen güzellik Lâfzın fesahatından, nazmın cezaletinden, mânânın belâgatından, mefhumların bedaatından, mazmunların beraatından, üslûbların garabetinden tevellüd eden nakş-ı acîbdir.
Bedi' (Bediüzzaman) Eşşiz güzellikte (Çağının eşsizi); Esma + Yolda, Bediüzzaman ve talebelerine yakın bir alâka duyan müfreze kumandanı Ruhi Bey kelepçeleri çözdürüyor.
Bid'a/Bid'at/Bidat Dine aykırı yenilik Bid'at taraftarı da olsa ilişmeyiniz.
İbda' Yoktan yaratma Evet, Kadîr-i Zülcelâlin iki tarzda icadı var: Biri ihtirâ' ve ibdâ' iledir
Maba'd/Mabad (Bundan) sonra (Mâba'dı var) Said-i Kürdî
Mübdi' Yoktan yaratan Kezalik eşyanın teceddüd-ü emsal içindeki fena ve mevtleri dahi; Mübdi', Muîd, Vâris ve Bâis bir zatın bekasına zâhir bir bürhan-ı neyyirdir.
Mübtedi' Bidat ehli Sana işkence eden bu mübtedi' ve kısmen münafık baştaki insanların takip ettikleri siyaseti nasıl görüyorsun ki ilişmiyorsun?
Be-Dal-Lam (9) +
Ebdal/Abdal Evliyadan nuraniyet kazanmış bir taife Hattâ, evliyadan, ziyade nuraniyet kesb eden ve abdal denilen bir kısmı, bir anda birçok yerlerde müşahede ediliyormuş.
Bedel Karşılık + Ve onların bedeline o Arş-ı Azîm Sahibi, nihayetsiz cünud ve askerinden, başkalarını gönderir.
Budala Ahmak Benim gibi henüz kendini ıslah edemeyenler de, bazı budalaların ruhlarında sâfiyet ve hüsn-ü insaniyet aramaya çalışmayacaktı.
Mübadele Değiş-tokuş Bu tecavüzleri önlemek için, cemaat-i insaniye, çalışmalarının semerelerini mübadele etmekte adalete muhtaçtır.
Mübeddel Değiştirilmiş Ve Hazret-i Kur'ân hesabına intizar buyurduğunuz ümitlerinizi, an-karîb mübeddel-i hakikat ve mü'minlere de selâmet-i iman tevfik buyursun.
Mütebeddil Değiş(k)en Öyle ise, bu sahife-i hava, hakkalyakin, aynelyakîn, ilmelyakîn derecesinde bedahetle, Zât-ı Zülcelâlin hadsiz, gayr-ı mütenâhi ilmi ve hikmetle çalıştırdığı kalem-i kudret ve kaderin mütebeddil sahifesi ve bir Levh-i Mahfuzun âlem-i tagayyürde ve mütebeddil şuûnâtında bir Levh-i Mahv, İsbat namında yazar bozar tahtası hükmündedir.
Tebadül Karşılıklı değiştirme Ta ki, intizam ve tefeyyüz ondan buna geçsin ve fazilet ve diyanet, bundan ona geçsin; tebâdül ile her biri ötekine bir kanat verip zülcenaheyn olsun.
Tebdil Değiştirme + Ben tebdil-i havaya çok muhtaç olduğum için, yazın dağlarda, kışın da kira ettiğim ayrı ayrı menzillerde gezmeye mecbur oluyorum.
Tebeddül Değişme Yalnız, zaman ve mekânın tagayyür etmesi tesiriyle tahavvül ve tebeddüle maruz olan füruat kısmında müessistir.
Be-Dal-Nun (1) +
Beden Gövde + Cevaben, o beden-i insan, hakikat ve hikmet diliyle ve intizamının lisan-ı hâliyle der ki:
Be-Dal-He (2)
Bedahat Açıklık ...şe'nin kemâli, zâtın kemâline, hadsen, zarureten, bedahaten delâlet eder.
Bedihi Apaçık Mazide nazarî olan bir şey, müstakbelde bedihî olabilir.
Be-Dal-Vav (3) +
Badiye Kır(sal), çöl Bu nükteye binaen, bedevîlerin hallerini muhakeme etmek için, kendini o bâdiyede farz etmek gerektir.
Bedavet Bedevilik Bedavette bir adam dört şeye muhtaç iken, medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir.
Bedevi Bedâ'da yaşayan Bir seferde Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanına bir bedevî geldi.
Be-Zel-Ra (3) +
Bezr/Büzr Tohum Meselâ, zerre gibi bir afyon büzrü, bir dirhem gibi bir zerdali nüvatı, bir kavun çekirdeği,...
Mübezzir Malını saçıp savuran + Câ-yı hayrettir ki, bazı müsrif ve mübezzir insanlar, böyle iktisatçıları hısset ile ittiham ediyorlar.
Tebzir Malını boş yere harcama, israf + Ve hâkezâ, bütün Sünen-i Seniyyesinde, ahvâl-i fıtriyesinde ve ahkâm-ı şer'iyesinde hadd-i istikameti ihtiyar edip, zulüm ve zulümat olan ifrat ve tefritten, israf ve tebzirden içtinap etmiştir.
Be-Ra-Elif (6) +
Bari/Bâri Her şeyi düzgün yaratan Allah + Bâri' Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerinden dilerim ve niyaz eylerim ki, âhir ömrüme kadar bu yolda hatve-endâz olayım...
Beraet Suçsuzluğu ortaya çıkmak + Bu müdafaanın serdedildiği muhakeme, beraetle neticelenmiştir.
Beri Kusursuz + Ve keza, Sâni-i Kadîm-i Ezelî, kâinatın ihtiva ettiği eşyanın cismiyet, cihetiyet, tagayyür, temekkün gibi istilzam ettikleri levazım ve evsaftan berî ve münezzehtir.
Müberra Münezzeh, temiz + Halbuki Üstadım bu gibi isnatlardan müberrâdır.
Teberri Uzak ve temiz olma Benim Kur'ân'a hizmetkârlığımdan teberri edip kaçmayınız.
Tebrie Beraet etme Mâbuda lâyık bir tarzda nefsini metheder; mâbuda lâyık bir tenzihle nefsini meâyipten tenzih ve tebrie eder.
Be-Ra-Cim (3) +
Burç/Burc Kale İşte, istikbalde anlaşılacak bu ulvî hakikate işareten ve küre-i arzın vazifesindeki hareketine ve seyahatine imâen ve semâvî burçlar, güneş itibarıyla muattal ve misafirsiz olduklarına...
Buruc Burçlar + Şu halde, burûc-u semâviye, arzın medar-ı senevîsinden temessül edecek.
Teberrüc Açılmak + ...Güneş çiçeği denilen sarı çiçek ki; geceleri kapanıp nikaplanan, gündüzleri ise açılıp teberrüc eden ve baharın ibtidasından güzün intihasına kadar genç kalan bu çiçeği,...
Be-Ra-Dal (5) +
Barid Soğuk; sevilen şey + Hem memâlik-i bâride olan Avrupa'daki tabiatlar, o memleket gibi bârid ve câmiddirler.
Berd Soğukluk + Demek o mertebedeki ateş, soğukluğuyla yandırır gibi tesir gösteriyor. Hem ateştir, hem berddir.
Bered Dolu + Mezraası şöyledir ki, zemin kar ve bered ile tezemmül veya taammüm eden dağlarıyla ve rengârenk besâtîniyle süslendiği gibi,...
Burudet Soğukluk Ateşin bir derecesi var ki, burûdetiyle ihrak eder, yani ihrak gibi bir tesir yapar.
Bürde Hırka Eğer tereddütle senin hayalin, hastalığı var ise Kaside-i Bürde'den olan...
Be-Ra-Ra (2) +
Ebrar Hayırlı insanlar + Birinci kafile olan süedâ ve ebrar ise, zülcenâheyn olan Üstadı dinlediler.
Berr (Berri) Kara (ile ilgili) + Nasıl sema, feza, arz, berr ve bahr, şecer, nebat, hayvan, efradıyla, eczasıyla, zerrâtıyla Seni biliyorlar, tanıyorlar ve varlığına ve birliğine şehadet ve delâlet ve işaret ediyorlar.
Be-Ra-Ze (4) +
Bariz (Barize) Aşikar + Buna bariz deliller pek çok var.
İbraz Gösterme, sunma ...herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.
Mübareze Çekişme, çatışma Ben ve Risale-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir.
Tebarüz Ortaya çıkma ...ve o her cihetle rahmetfeşan tezahür-ü rububiyet hakikatının içinde, tebarüz-ü ulûhiyet hakikatı bizzarure bilinmiş olmasıdır.
Be-Ra-Ze-Hı (1) +
Berzah 2 şeyi ayıran engel; geçiş yeri + Berzah âlemine göçmüş kafile-i ahbaba kavuşmaktır.
Be-Ra-Sad (1) +
Abras/Ebras Alaca hastalığı, Abraş + ...nerede ise, -biiznillah- Ekmeh ve Ebrası (Yani anadan doğma gözsüzleri ve Baras dedikleri cesedi istila eden müdhiş hastalığı) ve daha bir çok müzmin hastalıkları iyi etmeye başlamış gibidir.
Be-Ra-Ayn (2)
Beraat Kusursuzluk Beyanındaki beraattir; yani, tefevvuk ve metanet ve haşmettir.
Teberru Bağış Eğer dünyayı istese ve dileseydi, kendisine sunulan hediye ve behiyeleri, zekât ve sadakaları ve bu teberru ve terekeleri alsaydı, bugün bir milyoner olurdu.
Be-Ra-Kaf (5) +
Barika Parıltı Fakat tarafgirâne ve garazkârâne, firavunlaşmış nefs-i emmâre hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan bârika-i hakikat değil, belki fitne ateşleri çıkıyor.
Berrak Çok parlak Cevv berrak, sâfi, hiçbir şey yokken, bir mahşer-i acaip gibi, dağvâri parçalar kendi kendine toplanmıyor.
Berk Şimşek + Evet, berkin çakmasıyla zulümat âlemi ölür.
Burak Efendimizin miracta bindiği binit Ve o arslan ata inkılâp eder. Burak gibi bineği olur.
İbrik Kap ...bazan bir denizi bir ibrikte gösteriyor gibi...
Be-Ra-Kef (7) +
Barek (Barekallah) (Allah) mübarek kılsın + Yani, bütün bu medar-ı tebrik ve mâşaallah ve barekâllah dediren bütün hâletler ve san'atlar...
Barik (Barika) İnce, nârin; parıltı Bu Furkan-ı Celîlüşşan, o tevhide nâtık burhan, bütün âyât sadık lisan, şuâât barika-i iman, beraber der ki:...
Bereket Bolluk, çokluk + Ben iktisat ve bereketle yaşıyorum.
Mübarek Berekete mazhar + Bu mübarek mezraaya en mübarek ve nur'ânî ve verimli ve bereketli olan Nur tohumlarını ekiniz.
Tebareke Allah mübaret etsin; Mülk suresi + Lâyüadd ve lâyuhsâ niam-ı Sübhâniyesine mazhar olduğum Allahü Zülcelâl Tebareke ve Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine hamd ve şükürden âciz, isyanla âlûde iken,...
Teberrük Bereket sebebi (saymak) Bu teberrüke karşı istiğnâ değil, belki bir iltifat-ı Ravza-i Mutahhara olduğundan, ona karşı dilencilikle iftihar ediyorum.
Tebrik Bereketle dua etmek ...biz, hem o mâsumları ve o ümmîleri ve muallimlerini tebrik, hem peder ve validelerini tebrik, hem köylerini tebrik, hem memleketlerini, hem milletlerini, hem Anadolu'yu tebrik ederiz.
Be-Ra-Mim (1) +
Mübrem Kaçınılmaz Herşeyden ziyade imânın esasatıyla meşgul olmak kat'î bir zaruret ve mübrem bir ihtiyaç, hattâ mecburiyet haline gelmiştir.
Be-Ra-He-Nun (3) +
Berahin Burhanlar Ve rehberimiz şeriat-ı garrâ ve kılıcımız da berahin-i kàtıa ve maksadımız i'lâ-yı kelimetullahtır.
Bürhan/Burhan Kesin delil + ...bu defa da beraatimize ehemmiyetli bir sebep ve küfr-ü mutlakı kıran en keskin ve yüksek ve kuvvetli bir hüccet-i kàtıa ve bürhan-ı bâhirdir.
Müberhen Delilli Dâvâmız mücerret değil, herbirisi burhan-ı kat'î ile müberhendir.
Be-Ze-Ze (1)
Bez Hem bir zat-ı azîmin iltifatının zarfı ve iltifat ile verilen hediyeye sarılan bir parça bez, çendan zatında ehemmiyetsiz cüz'î bir şey olarak görünse de...
Be-Sin-Tı (5) +
Basit (Basita) Kolay Basit topraktan, hadsiz hâcât-ı hayvâniye ve insâniyeye medâr olan maâdin ve hadsiz muhtelif nebâtâtın basit bir unsurdan, ...
Bast Yayma, genişleme + Hem şu hakikate bina edilen beyne'l-evliya kesretle vuku bulmuş olan bast-ı zaman hadiseleridir.
Besatet Basitlik Nazarları dahi dakik şeyleri görmediğinden, onların besâtet-i efkârını okşamak için, tekrarla, semâvat ve arzın yüzlerine yazılan âyetleri tekrar ediyor, o büyük harfleri kolaylıkla okutturuyor.
İnbisat Genişleme İnbisat ve cevelâna müştak olan kalb ve ruh için kadere iman bir ağırlık, bir sıkıntı vermiyor mu?
Mebsut (Mebsuten) Yayılmış (doğru orantılı) + Zira eserler birbirini takiben neşrolundukça, kıymetleri de mebsutan tezayüd etmektedir.
Be-Sin-Mim (2) +
Mütebessim Gülümseyen Evvelki yolumuzda pek müthiş görünürdü. Şimdi de mütebessim, her tarafa gülüyor, nâzeninâne niyaz ve âvâz.
Tebessüm Gülümseme Nur değil, ateş saçarlar; tebessümle değil, vahşetle bana baktılar.
Be-Sin-Mim-Lam (1)
Besmele Bilmillahirrahmanirrahim Demek besmelede İlâhî ve zımnî bir emir var.
Be-Şın-Ra (9) +
Beşaret Müjde Nübüvvet-i Ahmediyeye (a.s.m.) işârât ve beşaretleridir.
Beşer İnsan + Beşer salâh isterse, hayatını severse, zekâtı vaz' etmeli, ribâyı kaldırmalı.
Beşir Müjdeleyen + ...o Beşîr ve Nezîrin (a.s.m.) basar ve basîreti, hakikatı hayalden tefrik edememekten münezzehtir, celildir, celîdir; ...
İstibşar Müjdeleme Ayâ, istibşar ve sürur veyahut telehhüf ve tahassürle cevap verecektir?
Mübaşeret Temas Evet, kesb ise, mübaşeret-i cüz'iye olduğu için, hususî bir netice-i şerriyenin mazharı olur; ...
Mübaşir Temas eden Ta dest-i kudret zahiren umur-u hasise ile mübaşir görünmesin.
Mübeşşer (Mübeşşere) Müjdelenen Aşere-i Mübeşşere ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur hükmünde idi.
Mübeşşir (Mübeşşire) Müjdeleyen + Ramazan-ı Şerifin onuncu Cumartesi günü, saat on bir buçukta, herbir nüktesi nâmütenâhi hikmet ve hakikat müjdelerini hâvi ve mübeşşir, dokuz nükteli Ramazaniyeyi aldım.
Tebşir Müjdeleme Çünkü, inzar ve adem-i inzarı gören hayal, zıddiyet münasebetiyle, derhal tebşir ve adem-i tebşire intikal eder.
Be-Şın-Şın (1)
Beşuş Güleryüzlü Kendileri uzun boylu, çok mehîb ve üzerlerinde siyah bir sako, mübarek sakalları siyah, pek az ağarmış, beşûş ve nuranî bir çehre…...
Be-Sad-Ra (6) +
Basar Göz + Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.
Basıra Görme (kuvvesi) Hiss-i sâmia, bâsıra, zaika olduğu gibi, bir hiss-i sâdise-i sâdıka olan sâika vardır.
Basir Gören (esma) + Hem öyle Semî' ve Kerîm bir Kadîrden, öyle Basîr ve Rahîm bir Alîmden saadet ve bekàyı istiyor ki,...
Basiret Gönül gözü Basar masnuatı görüp de, basiret Sânii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer.
Ebsar Gözler ...fakat zevil-ebsar olan bir kısım ehl-i hakikatın gözlerini oralarda kapadıkları olan cünun sahrasına, aklımın refakatı beraber olduğu halde, gözlerim açık olarak dâhil olduğum için; ...
Mubsır (Mubsırat) Görünen(ler) + Meselâ, mesmûat, mubsırat, me'kûlât âlemlerini ihata eden insandaki duygular, Sâniin sıfât-ı mutlakasını ve geniş şuûnatını fehmetmek içindir.
Be-Tı-Lam (6) +
Batıl Geçersiz + Bâtıl şeyleri tasvir, sâfi zihinleri idlâldir ve cerhdir.
Battal Batıl, geçersiz Evvelki üç yol muhal, battal, mümteni, gayr-ı kabil oldukları kat'î ispat edilse, bizzarure ve bilbedâhe, dördüncü yol olan tarik-i vahdâniyet şeksiz, şüphesiz sabit olur.
Betalet Avarelik, işsizlik ...Cenâb-ı Hak da hayat için lâzım olan levazımatı küre-i arz ofisinde yaratıp cem ettikten sonra, o erzakın toplanmasını ve sair ahvalini insana yaptırır ki, insana bir meşguliyet, bir eğlence olsun ve atâlet, betâlet azabından kurtulsun.
Butlan Batıl olma Çünkü, ferdî olmayan bir meslekte tevatür vardır; tevatürde butlan yoktur.
Ebatıl Batıl şeyler Esasat ve ahkâm-ı diniyeye ve sünen-i Muhammediyeye (a.s.m.) harfiyen ittibâ yoluyla dini takvim ve tahkim ve dinin hakikat ve asliyetini izhar ve ona karıştırılmak istenilen ebâtılı ref' ve iptal ...
İbtal/İptal Batıl kılma Çünkü gaflet, hissi iptal ediyor.
Be-Tı-Nun (2) +
Batın/Bâtın (Batıne) İç; her şeyin iç yüzünü yaratan (Esma) + Arş Zahir, Bâtın, Evvel, Âhir isimlerinin halita ve karışığıdır.
Batn/Batın Karın + Herşey, hatta meyvelerin içi dışından, batnı zahirinden daha muntazam, daha lâtif, daha san'atkârane olduğu gösterir ki; hüküm melekûtundur.
Be-Ayn-Sin (4) +
Bais Gönderen, Dirilten (Esma) ...Cenâb-ı Hakkın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahmân ismi Kerîm burcunda, Rahîm ismi Gafûr burcunda (yani mânâsında), Bâis ismi Vâris burcunda, Muhyî ismi Muhsin burcunda, Rab ismi Mâlik burcunda tulû ettiler.
Ba's/Baas Gönderilme, dirilme + Ve ba'sü ba'delmevtte dahi aynı bu suhulet vardır.
Bi'set/Biset (Peygamber) gönderilme İşte, nev-i beşer, bi'set-i enbiya ile, sırr-ı teklif ile, mücahede ile, şeytanlarla muharebe ile kazandıkları yüz binlerle enbiya ve milyonlarla evliya ve milyarlarla asfiya gibi âlem-i insaniyetin güneşleri, ayları ve yıldızları mukàbilinde,...
Meb'us/Mebus (Mebusan) Milletvekili (Milletvekilleri); Elçi (peygamber) + Bu meb'usana hitap, namaz kılanlara altmış meb'us daha ilâve eder.
Be-Ayn-Dal (8) +
Ba'de/Bade Sonra + Ve ba'sü ba'delmevtte dahi aynı bu suhulet vardır.
Bu'd/Bud/Buud (Bu'diyet) Uzaklık + Meselâ, biri kurb, diğeri bu'd olmak üzere, bize nâzır, şemsin iki ciheti vardır.
Baid Uzak + Bu ise, Sâniin o şeyden hariç ve baîd olmamasına delâlet eder.
Ebad Boyutlar Kitab-ı âlemin evrakıdır eb'ad-ı nâmahdud,
İstibad/İstib'ad Akıldan uzak görme Ekser küfür ve dalâlet, istib'addan ileri gelir.
Mütebaid Uzaklaşan, uzak Hem o Kur'ân, mütebâid, müteaddit muhatabîn esnafına müteveccihen mütekellim olduğu halde, öyle bir suhulet-i beyanı, bir cezâlet-i nizamı, bir vuzuh-u ifhâmı var ki, güya muhatabı bir sınıftır.
Tebaud Birbirinden uzaklaşma Tebâud ettikten sonra, hiç olmazsa bazı remizlerle o hakikat-i ekberin ve nur-u âzamın bazı şualarını muhtasaran göstereceğiz.
Teb'id/Tebid Uzaklaştırma ...onun mânevî silsile-i şerâfet ve siyadetten tenzil ve teb'idini icap ettirmez.
Be-Ayn-Dad (4) +
Bauda Sivrisinek + Evet, kudret-i ezeliye tarafından memur edilen baûda, yani sivrisineğin Nemrut'a olan galebesi; ...
Bazen Ara sıra Belki o mânâlar, seyyar seyyahlar gibi bazen bir kelime içinde gizlenir.
Bazı (Baziyet) Bir kısım + Bazı nevilere her anda muhtaçtır: Hüvallah gibi.
Teb'iz/Tebiz Bir parça ...ve مِنْ'deki teb'iz; ve nekâle bedel عَذَابٌ zikrindeki tehvin; ...
Be-Ğayn-Dad (1) +
Buğz Düşmanlık, nefret Sakınınız! Ulemaya buğzetmek bir hatardır.
Be-Ğayn-Ye (2) +
Baği/Bagi Zalim, asi Hem Vehhâbîlik damarı, hem müfrit Râfızîlerin mezhepleri İslâmiyete zarar vermesin diye, Sıffin Harbindeki bâğîlerden de bahis açmayı zararlı görüyorlar.
Bağy İsyan + Zulme adalet, cihada bağy, esarete hürriyet nâmı veriliyor.
Be-Kaf-Ra (1) +
Bakar (Bakara) Öküz/İnek (Sure adı) + Hattâ, o zamandaki Mısır milleti, sevre, bakara, ibadet etmek derecesinde bir kudsiyet vermişler.
Be-Kaf-Lam (1) +
Bakl (Bakla) Sebze + İkinci nevi semeresi ise, küçük büyük parmaklar miktarında, bakla gibi bir şey olup, misafirlere hazırlanmış bir oda şeklinde bükülmüş, içi boş bir menzildir gördüm.
Be-Kaf-Ye (4) +
Baki (Bakiye) Daimi; Esma + Bâb-ı Haşmet ve Sermediyet olup, ism-i Celîl ve Bâkî cilvesidir.
Bakiyye/Bakiye Artan + ...hem vefat etmiş insanın bakıye-i âsârı dahi vefat edip nisyan perdesi altına girmesini,...
Beka Daimilik Sükûn ve tahassun, vücudunun illetidir, beka ve devamına değildir.
İbka Baki kılmak Fakat, senin ağzından çıkan kelime gibi o gider; fakat binler misallerini kulaklara tevdi eder, dinleyen akıllar adedince mânâlarını akıllarda ibkà eder.
Be-Kef-Ra (2) +
Bakir (Bakire) El sürülmemiş, yeni; evlenmemiş erkek (kız) Bâkire, iki sülüs kadın, bir sülüs erkektir.
Bekar Evlenmemiş Bekâr iki sülüs erkek, bir sülüs çocuktur.
Be-Kef-Mim (2) +
Ebkem Dilsiz + Şimdiye kadar tenkit olunmaması, her meslek ve mezhep ve meşrep ehline hoş gelmesi ve mülhidlerin dil uzatamayıp ebkem kalmaları, kanaatimizin sıhhatine delâlet etmeye kâfidirler.
Be-Lam-Be-Lam (3)
Belabil Bülbüller Madem öyle, bırak şekvâyı, şükret; çün belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
Bülbül Kuş Meselâ, meşhur bülbül kuşu, gülün aşkıyla maruf o hayvancığı, Fâtır-ı Hakîm istihdam ediyor.
Tebelbül Kavimde (dillerde) karışıklık Hem bizde, iptida-yı Hürriyette, Babil Kal'asının harabiyeti zamanında "tebelbül-ü akvâm" tabir edilen teşâub-u akvam ve o teşâub sebebiyle dağılmaları gibi,...
Be-Lam-Dal (3) +
Beled (Belediye) Yerleşim yerleri (Belde yönetimi); Sure adı + ...sekiz seneden beri yalnız iki defa yanıma gelen buranın ihtiyar müftüsü, belediye reisiyle hilâf-ı memûl bir surette gelmeleri ânında,...
Belde Yerleşim yeri + Barla, millet-i İslâmiyenin, hususan Anadolu halkının başına gelen dehşetli bir dalâlet ve dinsizlik cereyanına karşı, Kur'ân'dan gelen bir hidayet nurunun, bir saadet güneşinin tulû ettiği beldedir.
Bilad Beldeler Nur talebeleri, bu zamanda ve bugünde ekser bilâd-ı İslâmiyede intişar etmişler ve çoklukla vardırlar.
Be-Lam-Vav-Ra (2)
Billur Parlak ...o nurun billûr ışığı altında artık en ince çizgileri ve en hassas noktaları görüp sezebiliyoruz.
Tebellür Billurlaşma; meydana çıkma Çünkü bu İlâhî dâvâ, Kur'ân-ı Kerîmin nur deryasında tebellür eden bir varlık olduğu gibi, Kur'ân'dan doğmuş ve Kur'ân'la beraber yaşayacaktır...
Be-Lam-Sin (1) +
İblis Şeytan + ...ey İblis, ne sen ve ne de güvendiğin Avrupa feylesofları ve Asya münafıkları bunu diyemezsiniz ve diyememişsiniz ve diyemeyeceksiniz ve dememişsiniz ve demeyeceksiniz.
Be-Lam-Ayn (1) +
Bel' Yutma Zira istiğna ve istiklâliyet hassasıyla mümtaz olan şeriattaki İlâhî hidayet, Roma felsefesinin dehâsıyla aşılanmaz, imtizaç etmez, bel' olunmaz, tâbi olmaz.
Be-Lam-Ğayn (12) +
Baliğ (Baliğa) Ulaşan + Ve keza, kemâl-i cemâle bâliğ olan kemâl-i hüsn-ü san'at, resullerin delâletiyle olur.
Belagat/Belağat muktezayı hale mutabakat Belâgat, muktezâ-yı hale mutabakattan ibarettir.
Belağ (Belağan mâ belâğ) Yetişme ...kullarının isyanlarına bakmayarak her istediklerini bilen, işiten ve beleğan mâ belâğ veren...
Beliğ Belagatlı + Beliğ bir kelâmın bir meziyeti şudur ki, söyleyenin ziyade meşgul olduğu san'atını, meşgalesini ihsâs etsin.
Bulega/Büleğa Beliğ zatlar; belagat alimleri O mağrur, mütekebbir, izzet-i nefisleri yaralanmış büleğa muaraza edemediler.
Büluğ Ergenlik Vacip olmadığı halde, nafile nevinden yedi yaşından hadd-i bülûğa kadar büyükler gibi namaz kılıp oruç tutan çocuklar, mütedeyyin büyükler gibi büyük mükâfatı görmek için otuz üç yaşında olacaklar
Eblağ Çok beliğ Kur'ân kitab-ı zikir, kitab-ı dua, kitab-ı dâvet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzemdir, belki eblâğdır.
İblağ Ulaştırma ...Lemeat adlı ikinci bir eserimde Kur'ân'ın i'câz dereceleri, kırka iblâğ edilmiştir.
Mübalağa Abartma Halbuki, bütün onlar ayn-ı hak ve mahz-ı hakikat olduklarından, mücazefe ve mübalâğa, içlerinde yoktur.
Mübelliğ Duyuran ...hem saltanat-ı Rububiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyâtı ve kitab-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın risaletine şehadet etmek demek olan mağrib namazını kılmak...
Tebliğ Yayma, duyurma Tebliğ ettiği dini de harika bir sür'atle şark ve garbı ihata etmiş, nev-i beşerin beşte biri kabul etmiştir.
Tebellüğ Duyurulma Veya Cebrail (a.s.) Hazret-i Muhammed'e (a.s.m.) tebliğ ederken, her iki hazretin arasında yapılan tebliğ-tebellüğ vaziyetini dinler gibi ol.
Be-Lam-He (2)
Ebleh Ahmak Ebleh bir divanenin elinden ne gelir ki onunla uğraşılsın?
Belahet Ahmaklık Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise,...
Be-Lam-Vav (5) +
Bela Musibet, imtihan + Bırak bîçare feryadı, belâdan kıl tevekkül. Zira feryat, belâ-ender hata-ender belâdır bil.
Beliyye Bela + Ve beliyyelerin istilâsı ve muzır şeylerin tasallutu, bazı duaların evkat-ı mahsusalarıdır ki, insan o vakitlerde aczini anlar; dua ile, niyaz ile Kadîr-i Mutlakın dergâhına iltica eder.
Belva Dert, çile Halbuki bu diş meselesi umûmü'l-belvâ suretinde o derece intişarı var ki, ref'i kabil değil.
İbtila/İptila İmtihan, tiryakilik Evet, her kim fikren tarihe binip mazi cihetine gitse, şu zaman-ı hazırda gördüğümüz menzil-i dünya, meydan-ı iptilâ, meşher-i eşya gibi, seneler adedince vefat etmiş menziller, meydanlar, meşherler, âlemler görecek.
Mübtela Belaya uğramış, bağımlı ...mübtelâ olduğum emrâz-ı kalbiyeyi tedavi ve yeniden hayat bahşetmiş olduğundan,...
Be-Lam-Ye (1) +
Bela/Belâ Olumsuz soruya evet cevabı + Evet, belâ! Cenab-ı Hak Teala (C.C.) Kur'anında ferman ettiği gibi فَفِرُّوا اِلَى اللهِ başka kurtuluş mevkii, sığınacak yer, istinad edilebilecek mekân yoktur;...
Be-Nun-Vav (5) +
Benat Kızlar + Evet, kasavet-i mücessemenin misal-i müşahhası olan "ve'd-i benat" gibi umurlardan kalblerini taskîl etmesi...
Beni/Benî Oğulları + İşte şu âyette, Benî İshak'ın kardeşleri olan Benî İsmail'den ve Hazret-i Mûsâ'dan sonra gelen Peygambere hitap ediyor.
Bin/İbn/İbni Oğlu, oğul + Allâme-i Mağrib Kadı İyaz, Şifâ-i Şerifte, ulvî bir senetle, doğru ve sağlam bir an'ane ile, Hazret-i Abdullah ibni Ömer'den haber veriyor ki:
Bint Kız Seydânın bintü'l-fikri o güzel kıza, Hulûsi ile Abdülmecid'den maadâ her kim bakarsa câiz değildir.
Ebna Oğullar Çünkü, insanın fıtratı medenîdir. Ebnâ-yı cinsini mülâhazaya mecburdur.
Be-Nun-Ye (6) +
Bani (Kainatı) inşa eden (Esma) Ve keza, pek çok san'at harikalarına ve nakış ve ziynetlerin garaibine müştemil olan bir binanın bâni ve sânisiz vücudu mümkün olmadığı gibi,...
Bina Yapı + ...Ayasofya gibi milyarlara değer mukaddes bir binaya, kanun-u zâlimanesine serfurû etmeyen birisi tahassun etse, o binayı harap etmek gibi, en dehşetli vahşetlere şu medeniyet fetvâ veriyor.
Binaenaleyh Buna binaen Binaenaleyh, yed-i kudretin tathir ve tenzih ettiği kadınların tavsifleri kabil değildir.
Bünyan Bina, duvar + Bu âyetler, İslâmiyetin muhteşem bünyanında, altından bir kordon gibi işlenmiştir.
Bünye Vücut yapısı ...o zerre herhangi bir bünyeye girse, o bünyenin bütün cihazatını, keyfiyetiyle teşekkülünü bilmesi lâzımdır.
Mebni (Mebniyye) Dayanmış + Hazret-i Âdem'in (a.s.) Cennetten ihracı ve bir kısım benî Âdem'in Cehenneme idhali ne hikmete mebnidir?
Be-He-Te (3) +
Beht Hayret, dehşet Birincide, bütün hurufât-ı Kur'âniyenin adet itibarıyla işaret ve izah buyurulan tevafukları, garîk-ı beht ve hayret etti.
Bühtan İftira Zira tahkik ve insafa zıd, o küfrî farzında (Eliyazübillah!..) bir mecmua-i riya, bühtan farzetmek demektir.
Mebhut Şaşkın Cezire âlimleri Molla Said'in şöhretini işittikleri için, mebhût ve hayran bir vaziyette çaylarını bile unutarak Molla Said'in sualine intizar etmekte idiler.
Be-He-Cim (3) +
Behçet Sevinç + ...Kur'ân hâdimlerinin kulûbu, behçet ve sürura müstağrak olarak, ilerlemek istedikleri hâlisâne emel ve gayelerinde adımlarını daha ziyade uzatmaya ve dairelerini daha ziyade tevsie başlamışlardır.
Behic (Behice) Güzel + ...ziya-yı hakikatle tenevvür eden ve o menazir-i behîceyi seyreden ve o meyvelerden lezzet-i hakikiyye-i daimiyeyi duyan ...
İbtihac Sevinç Hubur ve ibtihaca müstağrak oluyor.
Be-He-Ra (1)
Behre (Behresiz) Nasip(siz) Değil vukufsuz, garazkâr, mâneviyatta behresiz ehl-i vukufa karşı, belki en büyük âlim ve feylesoflarınıza karşı gündüz gibi ispat etmezsem, her cezaya razıyım!
Be-He-Mim (3) +
Behimiyye (Behimat) Hayvan(lar) + Birincisi, menfaatleri celp ve cezb için kuvve-i şeheviye-i behimiye,...
İbham/İpham Kapalı bırakma Bazan çekirdekleri, bazan nüveleri, bazan icmalleri, bazan düsturları, bazan alâmetleri, ya sarahaten, ya işareten, ya remzen, ya ibhâmen, ya ihtar tarzında bulunurlar.
Mübhem/Müphem Belirsiz Şu halde, müphem tarzdaki yirmi sene müphem bir ömür, bin sene muayyen bir ömre müreccahtır.
Be-Vav-Be (2) +
Bab Kapı; bölüm + Bâb-ı Vaad ve Vaîddir. İsm-i Cemîl ve Celîlin cilvesidir.
Ebvab Kapılar ...o şeytanları ebvâb-ı semâdan o şahaplarla red ve tarddır.
Be-Vav-Ha (2)
İbaha Mübah (helal) kılmak Cenâb-ı Hakkın sana in'âm ettiği vücudun, cismin, âzaların, malın ve hayvânâtın ibâhadır, temlik değildir.
Mübah Yapılıp yapılmamasına dair hüküm olmayan Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır.
Be-Vav-Lam (2) +
Bevl İdrar yapma Birden bir maraz veya bir iştah veya bevl gibi müheyyiç bir hal şiddetle senin hissine dokunur.
Laubali (Lâ ubâlî ibaresinden) Umursamaz Evet, Hürriyetçilerin ahlâk-ı içtimaiyede ve dinde ve seciye-i milliyede bir derece lâubalilik göstermeleriyle, yirmi-otuz sene sonra dince, ahlâkça, namusça şimdiki vaziyeti gösterdiği cihetinden,...
Be-Ye-Te (2) +
Beyt/Beyit Manzumenin 2 satırı Üstad, Galip ve Süleyman, "Ümmî Sinan Divanı"nda mesleğimize ve Sözler'e dair tefe'ül edildi, şu beyitler çıktı.
Beyt Ev + Hubb-u Ehl-i Beyti meslek yapan Alevîler ne kadar ifrat da etse, Râfizî de olsa, zındıkaya, küfr-ü mutlaka girmez.
Be-Ye-Dal-Ra (1)
Beyder Harman yeri Mahşer ise bir beyderdir, harmandır.
Be-Ye-Dad (3) +
Beyaz Ak Arz ve semâ, güzellik müsabakasına girmek için lâzım gelen ziynetlerini takınıp hazırlandıkları zaman, arz, kış mevsiminde kardan mamul beyaz elbiselerini giyer, oturur.
Beyza Beyaz Yakînim var ki, istikbal semâvâtı, zemin-i Asya / Bâhem olur teslim yed-i beyzâ-yı İslâma.
Ebyaz Beyaz + Gözünde bir nehar var; lâkin ebyaz ve muzlim.
Be-Ye-Ayn (4) +
Bayii Satıcı ...bir mücevherat hazinesi ne kadar zengin ve ne kadar yüksek bir servete mâlik olursa olsun, bâyii, dellâlı, usûl-i bey'u şirâya âşinâ olmazsa,...
Bey' Satış/Alışveriş + ...bir mücevherat hazinesi ne kadar zengin ve ne kadar yüksek bir servete mâlik olursa olsun, bâyii, dellâlı, usûl-i bey'u şirâya âşinâ olmazsa,...
Bey'at/Beyat/Biat Bağlılık bildirme Hem ona karşı biat etmektir.
Mübayaa Satın alma Hem oradaki meskeninize lâzım bazı şeyleri mübâyaa ediniz.
Be-Ye-Nun (12) +
Beyan Açıklama + Bu âciz kardeşiniz, hem itiraz eden o eski dost zâta, hem ehl-i dikkate ve sizlere beyan ediyorum ki,...
Beyn/Beyne Arasında + İki zerre beyninde cazibeyi ele al, Git de, tâ şemsüşşümus ve kehkeşan beynindeki cazibenin yanında koy.
Beyyin (Beyyine/Beyyinat) Açıklanmış (Sure adı) + Fakat ne çare, mesleğin lâzım-ı beyyini meslektendir.
Mabeyn Arasında; Padişah yakınlarının odası Fakat hakikatte mabeynlerinde uzak bir mesafe var.
Mübayin Zıt, farklı Meslekleri birbirinden uzak ve meşrepleri birbirine mübayin olan o umum selim ve nuranî kalblerin...
Mübeyyen Açıklanmış ...ve o Fâtır-ı Münevviri ki, celal ve cemalinin âyât ve beyyinatı ne mertebe mübeyyen ve muvazzahtır.
Mübeyyin (Mübeyyine) Açıklayan + Risale-i Nur, Kur'ân-ı Hakîmin hakikî bir tefsiridir. Âyetler, sırasıyla değil; devrin ihtiyacına cevap veren imanî hakikatleri mübeyyin âyetler tefsir edilmiştir.
Mübin Açık Kur'ân-ı Hakîmde İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin mükerrer yerlerde zikredilmiştir.
Tebayün Uyuşmazlık, zıtlık Bu tebayün-ü efkâr ahlâk-ı İslâmiyenin esasını sarsmış, ittihad-ı milleti çatallaştırmış.
Tebeyyün Belli olma Zaten iki sene mahkemelerin tetkikatıyla ve aleyhimdeki münafıkların plânları akîm kalmasıyla kat'iyen tebeyyün etmiş ki, şahsımda ve Nurlarda bu vatan ve millete zarar tevehhüm etmekle daha kimseyi kandıramazlar.
Tebyin Açıklama Çünkü, dindeki rüşd-ü irşad ve hak ve hakikati gözlere gösterecek derecede kuvvetli burhanları izhar edip tebyin ve tebeyyün eden bir nur Kur'ân'dan çıkacak diye haber verip bir lem'a-i i'caz gösterir.
Tibyan Açıklama + Zira o kırk envâ-ı i'câzından yalnız bir tekini ki, cezalet-i nazmıdır, İşârâtü'l-İ'câz'da sıkışmadı tibyânı.