Zümer Suresi

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
(Sure-i Zümer sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Sure: Sad SuresiKur'ânMü'min (Gafir) Suresi: Sonraki Sure

Bu sureyi Zümer suresi okuma sayfasında mealiyle beraber okuyabilirsiniz

Zümer kelimesinin tekili olan zümre hakkındaki bahisler için Zümre sayfasına gidin

Zümer (الزمر) Suresi Kur'ân-ı Kerim'in 39. suresi olup Sad ve Mü'min sureleri arasında yer alır. Hz. Âişe, Resûlullah’ın her gece İsrâ sûresiyle beraber Zümer sûresini de okuduğunu nakletmektedir.[1]

Risale-i Nur'da Zümer Suresi ve ayetleri hakkındaki dersler

  • Birçok sure kelime sayısıyla o tarihlerdeki hadiselere işaret eder. Zümer suresi de 1.192 olan kelime sayısıyla 1192'ye nazarı çeviriyor.
  • İhlas Suresinin harflerinin ebcedî makamı 1003'tür. İçinde Zümer suresinin de olduğu 14 veya 15 surenin her birinin 1000 küsur kelime sayısına tevafuk eder.
  • Zümer, Câsiye ve Ahkaf surelerinin başında geçen "Bu Kitap izzet ve hikmet sahibi Allah katından indirilmiştir." mealindeki ayetin cifri makamı 1342 ederek o tarihlerde Kur'an'ın inmesiyle ilgili bir nura işaret eder. O tarihten kısa bir süre sonra 19., 20. ve 24. Mektup gibi Risale-i Nur'un en nurlu parçalarının, Kur’an’ın 40 vecihle mucize olduğunu ispat eden 25. Söz'ün ve Haşri ispat eden 10. Söz'ün telif edilip 1346'da fevkalâde yayılması bu âyetin Risale-i Nur'a hususi iltifatı olduğuna kuvvetli bir emaredir. Yine bu ayetteki تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ kelimesi 951 ederek Risaletü’n-Nur’un ismine (948) üç farkla işaret eder. Bu üç farkın sırrı ise Risaletü’n-Nur’un mertebesi üçüncüde olması, yani vahiy olmaması, umumiyetle dahi ilham olmaması, belki ekseriyetle Kur’an’ın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünuhat ve istihracat-ı Kur’aniye olmasıdır. Bu bahis 1. Şua'dadır.
  • İhlasın ne kadar İslâmiyet’te mühim bir esas olduğunu gösteren birinci ihlas risalesi olan 20. Lema'nın başında Bediüzzaman "Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et. Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır." mealindeki Zümer suresinin 2. ve Zümer suresinin 3. ayetlerini zikreder.
  • Zümer suresinin 5. ve 38. ayetlerinde ve daha başka pek çok ayette geçen "Gökleri ve yeri yarattı/yaratan ve göklerin ve yerin yaratılışı" mealindeki ibarenin Risale-i Nur'da izah edildiği yerleri bu sayfada görebilirsiniz.
  • Bediüzzaman 7. Şua'da Cenab-ı Allah'ın fettahiyet (suretleri açması) hakikatını izah ederken "Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O'na kulluktan) çevriliyorsunuz?" mealindeki Zümer suresinin 6. ayetini misal olarak verir.
  • Yine aynı ayette geçen "Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi." mealindeki ibarenin izahı Latif Nükteler'de "Sekiz Nev' Hayvanat-ı Mübareke Cennetten Ni'met Olarak İndirilmiş" başlıklı kısımdadır.
  • Zümer suresinin 7. ayetinde ve daha başka ayetlerde geçen "Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez." mealindeki ibarenin iki cihetle Risale-i Nur'a ve müellifine işareti hakkında kapsamlı bir izahı için La Teziru Vaziretun Vizra Uhra Ayetleri kategorisi sayfasına başvurun.
  • Bediüzzaman hapishanede yazdığı ve 14. Şua'da yer alan bir mektupta "Sözleri dinleyip en güzeline tabi olup fenasına bakmayanlar, hidayet-i İlahiyeye mazhar akıl sahibi onlardır.” mealindeki Zümer suresinin 18. ayetini zikrederek her şeyin iyi tarafına ve güzel cihetine ve ferah verecek vechine bakmak gerektiğini ders verir.
  • Bediüzzaman İşaratül İ'caz'da (Badıllı Tercümesi) Kur'anın temsil yoluyla dünya nimetlerini tavsif ederken va'z ü nasihatına misal olarak Zümer suresinin 21. ayetinde geçen "Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor." mealindeki ibareyi verir.
  • Bediüzzaman Zümer suresinin 22. ayetinden iktibas ederek "Allah'ım, göğsümü îmâna ve İslâma aç" mealindeki اَللّٰهُمَّ اشْرَحْ صَدْرٖى لِلْاٖيمَانِ وَ الْاِسْلَامِ münâcatını yapardı.
  • Bediüzzaman'ın bir talebesi Kastamonu Lahikasına dahil edilen bir mektubunda Zümer suresinin 22. ayetinde geçen "Allah kimin gönlünü İslâm'a açmışsa o, Rabbinden bir nûr üzerinde değil midir?" mealindeki ibarenin sarih manasından başka işari bir manasının Risale-i Nur ve tercümanına işaret ettiğini keşfetmiştir. Bu ayetin cifirce makamı 1328 veya 1329 ederek Üstad'ın inşirah-ı sadr nuruyla başka bir halete girip eski sıkıntıdan kurtulup nurani bir mesleğe girdiği tarihe ve onun vaziyetine remzen bakar. Ayrıca فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهٖ deki نُورٍ مِنْ رَبِّهٖ kelimesi Risale-i Nur ismine ve manasına hem cifirce hem suretçe hem manaca tevafuk eder.
  • Bediüzzaman "Allah, çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir." mealindeki Zümer suresinin 29. ayetini başında zikrettiği 20. Mektup'ta bütün mevcudatın bir tek Yaratıcıya verilmesi durumunda bir tek mevcud gibi kolay olacağını ve farklı farklı sebeplere ve tabiata verilmesi durumunda ise bir tek sineğin semavat kadar zor olacağını 3 misal ile izah eder.
  • Bediüzzaman Şeytanla Münazaraya dair 26. Mektup'ta dindar bir adamın din muhabbeti için “Hak böyledir. Hakikat budur. Allah’ın emri böyledir.” dediğini, yoksa Allah’ı kendi keyfine konuşturmadığını ve Zümer suresinin 32. ayetinde geçen "Allah'a karşı yalan uyduran, kendisine gelen gerçeği (Kur'an'ı) yalan sayandan daha zalim kimdir?" düsturundan titrediğini izah eder. Yine bu ayetin tehdidinden korkan hadis alimlerinin bize sahih bir surette hadisleri naklettiğini beyan eder.
  • Zümer suresinin 44. ayetinde ve daha pek çok ayette geçen "Dönüş(ünüz) O'nadır (Allah'adır)" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da geçen dersleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Kur'an'da 2 yerde (Kasas suresinin 78. ayeti ve Zümer suresinin 49. ayeti) geçen ve Karun'un şımarıklıkla söylediği "O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi" mealindeki ibare hakkında Risale-i Nur'da derslerin hepsini bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Zümer suresinin 53. ayetinde mealen "Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!" buyurulur. Diğer 3 hastalıkla birlikte ümitsizlik hastalığı hakkındaki bahis Katre Risalesindedir. Yine alem-i İslam'ın kalbine girmiş bu hastalık hakkında Hutbe-i Şamiye'de bir ders vardır.
  • Bediüzzaman Münazarat risalesindeki bir dersinde Zümer suresinin 53. ayetinde geçen "Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!" mealindeki ibareyi zikrederek sönmememiz ve mahvolmamamız için Cenab-ı Allah'ın ezel canibinden bize nida ettiğini söyler.
  • "Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekîldir." mealindeki Zümer suresinin 62. ayetinin izah edildiği derslerin tamamını bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Zümer suresinin 63. ayetinde geçen "Göklerin ve yerin anahtarları (mutlak hükümranlığı) O'nundur." mealindeki ibarenin izah edildiği derslerin tamamını bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • "Hayır! Yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol." mealindeki Zümer suresinin 66. ayetinin diğer birkaç ayetle birlikte izahatı Şükür Risalesindedir.
  • "Onlar Allah'ı hakkıyla tanıyıp bilemediler. Kıyamet günü bütün yeryüzü O'nun tasarrufundadır. Gökler O'nun kudret eliyle dürülmüş olacaktır. O, müşriklerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir." mealindeki Zümer suresinin 67. ayetinin izah edildiği derslerin tamamını bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • "Sûr'a üflenince, Allah'ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar!" mealindeki Zümer suresinin 68. ayetinin izah edildiği derslerin tamamını bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Zümer suresinin 72. ayetinde ve daha pek çok ayette (Kur'an'da toplam 40 ayette) bazen cennetlikler bazen de cehennemlik için kullanılan "Hâlidîne Fîhâ (Ebedâ)" ([Orada] ebedi kalırlar) ifadesinin izahına ve ayrıca kafirlerin sınırlı dünya hayatını kafir olarak geçirmelerine karşılık cehennemde daimi kalmalarının Allah'ın hikmeti açısından uygun olduğu ve Allah'ın merhametine aykırı olmadığının izahına dair bahisleri topluca bu sayfada okuyabilirsiniz.
  • Zümer suresinin 73. ayetinde geçen "(Cennetin bekçileri) Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler." mealindeki ibarenin izah edildiği derslerin tamamını bu sayfada okuyabilirsiniz.

Bilgiler

İsminin Anlamı ve Kaynağı: Adını 71 ve 73. âyetlerinde geçen, “âhirette kâfir ve müminlerin oluşturduğu topluluklar” anlamındaki “zümer” kelimesinden almıştır.

Diğer İsimleri: Sûre, 20. âyetinde yer alan “guref” (cennetteki köşkler) kelimesine işaretle Guref sûresi diye de anılmıştır.

Kur'ân'daki Sırası: 39

Kur'ân'daki Yeri: 23. cüz, 457. sayfa

Mekkî/Medenî: Mekkî[1]

Nuzül (İnme) Sırası: 59

Kendisinden Önce Nazil Olan Sure: Sebe Suresi

Kendisinden Sonra Nazil Olan Sure: Mü'min Suresi

Nuzülü (İnme) Hakkındaki Bilgiler: Mekke döneminin ortalarında nâzil olmuştur.[1]

Uzunluğu: 8,8 sayfa

Ayet Sayısı: 75

Satır Sayısı: 132

Kelime Sayısı: 1.192 (Rumuzat-ı Semaniye)[2], 1.172[3]

Harf Sayısı: 4.000 (Rumuzat-ı Semaniye)[4], 4.786[3]

Fasıla Harfleri: Be, Dal, Ra, Lam, Mim, Nun

Bölüm (Ayn Durakları) Sayısı: 8

Secde Ayeti: -

Allah lafzı sayısı (Besmele hariç): 60

Rahman ismi sayısı (Besmele dahil): 1

Rahim ismi sayısı (Besmele dahil): 2

Rab ismi sayısı: 19

İçinde Kur'an kelimesi geçen ayetler: 2 (Zümer 27 ve Zümer 28)

Hizb-ül Kur'an'da Geçen Ayetler Listesi: Zümer Suresindeki Hizb-ül Kur'an Ayetleri (43 ayet)

Bu ayetleri okumak için: Hizb-i Azam-ı Kur'an, Zümer Kısmı

Münâcât-ül Kur'an'da İktibas Edilen Ayetler: 53. ve 67. ayetler (2 ayet)

Risale-i Nur'da Geçen Ayet Sayısı: 22 (Bkz. Zümer Suresinin Risale-i Nur'da Geçen Ayetleri listesi)

Risale-i Nur'da Tamamı Geçen Ayetler: 1., 2., 18., 53., 62., 66. ve 68. ayetler (Toplam 7 ayet)

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Hem Sure-i Zümer hem Sure-i Câsiye hem Sure-i Ahkaf’ın başlarında bulunan تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ âyât-ı azîmeleridir. Şu âyetler dahi yirmi ikincideki âyetler gibi Risaletü’n-Nur’un ismine ve zatına hem telif ve intişarına bir mana-yı remziyle bakıyorlar.

...

Resaili’n-Nur baştan başa ism-i Hakîm ve Rahîm’in mazharı olduğundan bu üç âyetin âhirleri ism-i Hakîm ile ve gelecek yirmi beşinci dahi Rahman ve Rahîm ile bağlamaları münasebet-i maneviyeyi cidden kuvvetlendiriyor. İşte bu kuvvetli münasebet-i maneviyeye binaen deriz ki:

تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ cümlesinin sarîh bir manası asr-ı saadette vahiy suretiyle Kitab-ı Mübin’in nüzulü olduğu gibi mana-yı işarîsiyle de her asırda o Kitab-ı Mübin’in mertebe-i arşiyesinden ve mu’cize-i maneviyesinden feyiz ve ilham tarîkıyla onun gizli hakikatleri ve hakikatlerinin bürhanları iniyor, nüzul ediyor diyerek şu asırda bir şakirdini ve bir lem’asını cenah-ı himayetine ve daire-i harîmine bir hususi iltifat ile alıyor.

...

Sure-i Zümer, Câsiye, Ahkaf’ın başlarındaki تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ olan âyetler, sâbık ihtarın ikinci noktasında, münasebet-i maneviyesi beyan edildiğinden burada yalnız cifrî remzini beyan edeceğiz.

Şöyle ki: İki ت sekiz yüz, iki ن yüz, iki م seksen, iki ك kırk, üç ز yirmi bir, üç ى otuz, bir ب bir ح on “lafzullah” altmış yedi, bir ع yetmiş, dört ل dört ا yüz yirmi dört olup yekûnü bin üç yüz kırk iki (1342) ederek bu asrın şu tarihine nazar-ı dikkati celbetmekle beraber, Kur’an’ın tenziliyle çok alâkadar bir Nur’a parmak basıyor.

Ve o tarihten az sonra Mu’cizat-ı Ahmediye (asm) Risalesi ve Yirminci ve Yirmi Dördüncü Mektuplar gibi Risaletü’n-Nur’un en nurani cüzleri meydan-ı intişara çıkmaları ve Kur’an’ın kırk vecihle i’cazını ispat eden Mu’cizat-ı Kur’aniye Risalesi’yle haşre dair Onuncu Söz’ün ikisinin kırk ikide intişarları ve kırk altıda fevkalâde iştiharları aynı tarihte olması bir kuvvetli emaredir ki bu âyet ona hususi bir iltifatı var.

Hem nasıl ki bu âyetler telif ve intişarına işaret ederler, öyle de yalnız تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ kelimesi Risaletü’n-Nur’un ismine –şeddeli “nun” bir “nun” sayılmak cihetiyle– gayet cüz’î bir farkla tevafuk edip remzen bakar, kendine kabul eder. Çünkü تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ kelimesi dokuz yüz elli bir (951) ederek Risaletü’n-Nur’un makamı olan dokuz yüz kırk sekize (948) sırlı üç farkla tevafuk noktasından bakar.

Birden hatıra geldi ki: Bu üç farkın sırrı ise Risaletü’n-Nur’un mertebesi üçüncüde olmasıdır. Yani vahiy değil ve olamaz. Hem umumiyetle dahi ilham değil belki ekseriyetle Kur’an’ın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünuhat ve istihracat-ı Kur’aniyedir.

Cây-ı dikkattir ki birinci حٰمٓ olan Sure-i Mü’min’de تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْعَلٖيمِ makam-ı cifrîsi, bazı mühim âyetler gibi bin üç yüz yetmişe (1370) bakıyor. Acaba on beş yirmi sene sonra başka bir nur-u Kur’an zuhur mu edecek, yahut Resaili’n-Nur’un bir inkişaf-ı fevkalâde ile bir fütuhatı mı olacak bilmediğimden o kapıyı açamıyorum.

(1. Şua)


İhlas'ın ebcedî makam-ı hurufîsi bin üçtür (1003). Küsurdan kat'-ı nazar Sure-i Nur, Sure-i Hacc, Enfal, Nahl ve İsra ve Kehf ve Enbiya ve Mü'minûn ve Zümer ve Yusuf ve Hûd ve Yunus ve Neml ve Şuara ve Tâhâ surelerinin her birinin bin küsur kelimat adetlerine tevafukuyla beraber;

Huruf cihetinde Sure-i Sebe' ve El-Hàkka ve Mümtehine ve İnsan ve Tûr ve Secde ve ve'z-Zariyat ve Rahman ve Tahrim ve Talak ve Duhan surelerinin her birinin bin adet küsur hurufuna manidar tevafuku elbette bir sülüs-ü Kur'an addedilen Sure-i İhlas'ın hikmettar bir nüktesidir ve bir sırr-ı azîmi var ve şuursuz ve hikmetsiz tesadüfün işi değildir.

(Rumuzat-ı Semaniye)


Mesela: Tenvirü'l-Mikbas tefsirine binaen nasıl ki Sure-i Ahzab 1282'ye nazar-ı dikkati celb ettiriyor, Sure-i Zümer 1192'ye nazarı çeviriyor. Sure-i Hacc 1291'de zelzeleli kıyamet-nümun hâdisatına ve Rus'un dehşetli hücuma hazırlandığı vakte nazar-ı dikkati celb ediyor. Sure-i Enbiya 1138 hâdisatına işaret ediyor. Sure-i Şuara 1267'den öteki muvafıklarının şehadetiyle haber veriyor. Sure-i Ez-Zariyat 1280 tarihinden sonraki fırtınalı vukuata hurufatıyla haber veriyor ve muvafıklarını şahit gösteriyor. Sure-i Neml 1149 tarihindeki vukuata baktırıyor. Ve Sure-i El-Kalem 1256 vukuatına işaret ediyor. Sure-i El-Müddessir 1010 tarihine yani elf-i sânînin başında başlayan hâdisat-ı İslâmiyeye قُمْ فَاَنْذِرْ fermanıyla evvel-i vahiydeki emri tekrar eder gibi bir surette şiddetli, ehl-i İslâm'ı teyakkuza davet ediyor. Ve hâkeza...

(Rumuzat-ı Semaniye)


Sure-i Kadr'in 120 harfi var. Gayr-ı melfuz hemze sayılmazsa, 114 suver-i Kur'aniyeye tevafukla işaret eden 114'tür. İşte bu adetle اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ kendiyle beraber 10 surenin hurufatının adetlerine ve 10 surenin kelimatının adetlerine ve 10 surenin âyetlerinin adetlerine tevafuku, her halde şuursuz, hikmetsiz tesadüfün işi olamaz. Belki manevî ve lafzî bir i'caz-ı Kur'anînin bir şuaı hurufata aksedip tanzim ile yaldızlanmış.

Evet اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ile beraber Duha, Elem Neşrah Leke, Zilzal, Tekâsür, El-Maun, en evvel nâzil olan nısf-ı evvel-i Alak, Ve't-tîn, El-Karia ve Hümeze olan 10 surenin -tevafuku bozmayan küçük küsurattan kat'-ı nazar- 100 adedinde tevafukları olduğu gibi; yine Sure-i اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ El-Fecr, Abese, El-Mürselât, El-Buruc, El-Mutaffifîn, El-İnşikak, En-Naziat, En-Nebe', El-Münafıkûn, Cumua olan 10 surenin 100 küsur aded-i kelimatına yüzlükte manidar tevafuk etmekle beraber; yine اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ hurufatı Sure-i İsra, Kehf, Tâhâ, Yusuf, Hud, Yunus, Nahl, Enbiya, Mü'minûn, Tevbe, Maide olan 10 surenin her birinin 100 küsur adet âyetlerine manidar tevafukları ve bu surelerin de bu tevafuk-u acibe zımnında birbiriyle tevafukları içinde binler tevafuk bulunduğu halde hiç mümkün olur mu ki, tesadüf içine girebilsin? Hiç mümkün müdür ki, bu ittifakın uçlarında mühim nükteler, işaretler bulunmasın?

Üçüncü Misal: Sure-i İhlas'ın ebcedî makam-ı hurufîsi 1003'tür. Böyle büyük yekûndeki tevafuka zarar vermeyen küçük küsurattan kat'-ı nazar Sure-i Nur, Hacc, Enfal, Nahl, İsra, Kehf, Enbiya, Mü'minûn, Zümer, Yunus, Yusuf, Neml, Şuara, Tâhâ olan 14 surelerin her birinin 1000 küsur kelimat adetlerine tevafuku ile beraber; huruf cihetinde Sure-i Sebe', El-Hàkka, Mümtahine, Sure-i İnsan, Tûr, Secde, Ez-Zariyat, Rahman, Tahrim, Talak, Duhan surelerinin her birinin 1000 küsur aded-i huruflarına manidar tevafuk, elbette bir sülüs-ü Kur'an addedilen Sure-i İhlas'ın hikmettar bir nüktesidir. Ve bu tevafukun bir sırr-ı azîmi var ve şuursuz, hikmetsiz tesadüfün işi değildir. Belki şuaat-ı i'caziyenin in'ikasıdır.

(Rumuzat-ı Semaniye)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

Ayetlerdeki Kelime ve Harf Sayıları

Zümer Suresinin Ayetlerindeki Kelime ve Harf Sayısı[3]
Genel Ayet No Sure No Sure Ayet No Kelime Sayısı Harf Sayısı
4059 39 1 6 28
4060 39 2 10 44
4061 39 3 33 125
4062 39 4 16 61
4063 39 5 23 100
4064 39 6 36 131
4065 39 7 31 126
4066 39 8 34 121
4067 39 9 24 106
4068 39 10 21 93
4069 39 11 9 31
4070 39 12 5 23
4071 39 13 9 29
4072 39 14 6 21
4073 39 15 19 83
4074 39 16 16 60
4075 39 17 12 59
4076 39 18 13 67
4077 39 19 10 38
4078 39 20 20 79
4079 39 21 31 116
4080 39 22 20 74
4081 39 23 34 130
4082 39 24 13 59
4083 39 25 10 40
4084 39 26 12 60
4085 39 27 11 45
4086 39 28 7 29
4087 39 29 19 80
4088 39 30 4 16
4089 39 31 7 29
4090 39 32 15 57
4091 39 33 8 34
4092 39 34 8 33
4093 39 35 12 58
4094 39 36 15 57
4095 39 37 12 41
4096 39 38 36 143
4097 39 39 9 38
4098 39 40 8 32
4099 39 41 18 76
4100 39 42 26 107
4101 39 43 14 54
4102 39 44 11 45
4103 39 45 18 77
4104 39 46 17 72
4105 39 47 25 96
4106 39 48 11 43
4107 39 49 22 81
4108 39 50 11 43
4109 39 51 15 68
4110 39 52 15 59
4111 39 53 20 84
4112 39 54 13 52
4113 39 55 16 64
4114 39 56 14 49
4115 39 57 9 32
4116 39 58 12 42
4117 39 59 10 44
4118 39 60 14 64
4119 39 61 11 50
4120 39 62 9 27
4121 39 63 11 54
4122 39 64 7 33
4123 39 65 14 61
4124 39 66 6 23
4125 39 67 17 80
4126 39 68 22 75
4127 39 69 15 73
4128 39 70 9 32
4129 39 71 34 149
4130 39 72 9 43
4131 39 73 20 91
4132 39 74 16 72
4133 39 75 17 75
Toplam - 75 1.172 4.786

İlgili Maddeler/Sayfalar

İlgili Kategoriler

Kaynakça