Küçük Âşık Mehmed

Risale-i Nur Ansiklopedisi - Külliyat, istişareler, çalışmalar sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Küçük Âşık Mehmed ya da Hacı Âşık, Mevlâna Halid Hazretlerinin talebelerindendir. Şam'da Mevlana Halid'i ziyaret etmiş ve yıllarca hizmetinde kalmıştır. Mevlâna Halid Hazretleri kendisine cübbesini emanet etmiş ve bu cübbe en son torunu Âsiye hanıma intikal etmiştir. Âsiye hanımın kocası Tahir Bey Kastamonu Hapishanesine müdür olarak tayin edildiği zaman Mevlânâ Halid'in emaneti olan bu asırlık yadigâr cübbe Âsiye hanım vasıtasıyla sahibine, yani Bediüzzaman'a ulaşmıştır.[1]

Şahsi Bilgiler

Diğer İsimleri: Küçük Aşık, Hacı Aşık

Doğum Yeri ve Tarihi: Afyon, l885

Vefat Yeri ve Tarihi: 1845[1]

Kabrinin Yeri: Afyon, Devrane mezarlığı. Bu mezarlık sonradan kaldırıldığı zaman, Hacı Âşık Mehmed Efendinin sadece mezar taşı getirilip, bugün adıyla anılan camiin yanına dikilmiştir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Yine bir gün, Mevlana Hâlid (ks) Hazretlerinin Küçük Âşık namında bir talebesinin neslinden mübarek bir hanım, yanında (Hâşiye[2]) çok senelerden beri muhafaza ettiği Mevlana Hazretlerinin cübbesini, ramazan-ı şerifte teberrüken Üstadımızın yanında kalsın diye Feyzi ile gönderir. Üstadımız hemen Emin kardeşimize yıkamak için emrederek Cenab-ı Hakk’a şükretmeye başlar. Feyzi’nin hatırına: “Bu hanım, benim ile yirmi gün için gönderdi; Üstadım neden sahip çıkıyor?” diye hayretler içinde kalır. Sonra o hanımı görür, o hanım Feyzi’ye der ki: “Üstad hediyeleri kabul etmediğinden bu suretle belki kabul eder diye öyle söylemiştim. Fakat emanet onundur, canımız dahi feda olsun.” der, o kardeşimizi hayretten kurtarır.

Evet, mübarek Üstadımızın o cübbeyi kabulü, Mevlana Hâlid’den sonra vazife-i teceddüd-ü dinin kendilerine intikaline bir alâmet telakki etmesindendir, derler. Hem de öyle olmak lâzım. Çünkü hadîs-i sahihte: اِنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ لِهٰذِهِ الْاُمَّةِ عَلٰى رَاْسِ كُلِّ مِاَةِ سَنَةٍ مَنْ يُجَدِّدُ لَهَا دٖينَهَا buyurulmuş. Mevlana Hazretlerinin veladeti 1193, Üstadımız Hazretlerinin ise 1293’tür. Bu hadîsin tam izahı Risale-i Gavsiye’de vardır.

(Tarihçe-i Hayat, Kastamonu Hayatı)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

İkincisi: Eski zamanda, on dört yaşında iken icazet almanın alâmeti olan üstad tarafından sarık sardırmak, bir cübbe bana giydirmek vaziyetine maniler bulundu. Yaşımın küçüklüğüyle, memleketimizde büyük hocalara mahsus kisveyi giymek yakışmadığı…

Sâniyen, o zamanda büyük âlimler, bana karşı üstadlık vaziyeti değil, ya rakip veyahut teslimiyet derecesine girdikleri için bana cübbe giydirecek ve üstadlık vaziyetini alacak, kendilerine güvenenler bulunmadı. Ve evliya-yı azîmeden dört beş zatın vefat etmeleri cihetinde, elli altı senedir icazetin zahir alâmeti olan cübbeyi giymek ve bir üstadın elini öpmek, üstadlığını kabul etmek hakkımı bugünlerde, yüz senelik bir mesafede Hazret-i Mevlana Zülcenaheyn Hâlid Ziyaeddin kendi cübbesini, o cübbeye sarılan bir sarık ile pek garib bir tarzda bana giydirmek için gönderdiğini bazı emarelerle bana kanaat geldi. Ben de o mübarek ve yüz yaşında cübbeyi giyiyorum. Cenab-ı Hakk’a yüz binler şükrediyorum (Hâşiye[3]).

(Kastamonu Lahikası)


İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler

Kaynakça

  1. 1,0 1,1 http://www.haliliyevakfi.org.tr/haberler/mevlana-halid-in-cubbesi-kucuk-asik-ve-bediuzzaman.html
  2. O hanım “Âsiye”dir.
  3. Bu mübarek emaneti, Risale-i Nur talebelerinden ve âhiret hemşirelerimizden Âsiye namında bir muhterem hanımın eliyle aldım.