Dördüncü Mektup

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Önceki Risale: Üçüncü MektupMektubatBeşinci Mektup: Sonraki Risale

Bu risaleyi okumak için Dördüncü Mektup okuma sayfasına ve Kur'an hattı ile okumak için Dördüncü Mektup (Kur'an Hattı) sayfasına gidin

Dördüncü Mektup Bediüzzaman'ın 1 Mart 1927 tarihinden itibaren zorunlu ikamete tabi tutulduğu Barla'da telif ettiği eserlerdendir ve Mektubat kitabının 4. risalesidir. Bediüzzaman'ın nurların birinci talebesi unvanını verdiği Hulusi Bey'e yazdığı bir mektuptur. Eğirdir'de subaylık görevini yapmakta iken Bediüzzaman ve Risale-i Nur ile Nisan 1929'da tanışan Hulusi Bey'in Üstadı ile görüşmeleri daha çok mektuplarla olmuştu ve onun sorduğu soruların cevabı Mektubat'ın içinde mühim bir yer tutar. Mektubat'ın başındaki risaleler hususi bazı talebelerine yazdığı küçük mektuplardır. Daha sonra Mektubat'a dahil edilince Bediüzzaman onları yazıldığı haliyle bırakmış ve düzeltip düzenleme yapmaya izin olmadığını beyan etmiştir.

Barla'da sıklıkla çıktığı Çam dağındaki bir çam ağacının tepesinde yazdığı ve 4. Mektup olarak Mektubata dahil ettiği bu mektupta Bediüzzaman Bakara suresinin 269. ayetinin "Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir." mealindeki cümlesinin bir sırrının Risale-i Nur hakkında tecelli ettiğini, Kur'an hizmetine çalıştırıldığı vakitte Rahîm ve Hakîm isimlerine mazhar olduğunu ve yazdığı Risale-i Nur tefsirinde de o mazhariyetin göründüğünü söyler. Daha sonra Nakşi tarikatının dünyayı, nefis hesabına ahireti ve varlığını terk etme ve gurura girmemek için bu terkleri de düşünmeme düsturuna karşılık Allah'a karşı âcizlik ve ihtiyacını hissetme esasına dayanan Risale-i Nur yolunda aczini ve fakrını tam olarak bilme ve sonsuz şevk ve şükür yolunda gitme düsturunu beyan eder. Mektubun sonunda talebesi Hulusi Bey'in yazdığı bir şiiri tamamlamak gayesiyle, Kaf suresinin 6. ayetinin "Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki onu nasıl bina etmişiz" mealindeki cümlesinin bir sırrını yıldızlar hakkında şiire benzeyen ama şiir olmayan bir yıldızname ile tefsir eder.

Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti

İsimleri, Telifi, Neşri/Basımı, İçeriği, Tevafukları ve Gaybi İşaretlerle İlgili Bilgiler

Diğer İsimleri

Telif Dili

Türkçe

Telifiyle İlgili Bilgiler

4. Mektup 1930 yılı civarında Barla yakınlarında bulunan Çam Dağındaki Çam ağacının tepesinde telif edilmiştir.[1]

Neşriyle/Basımıyla İlgili Bilgiler

Kur'an harfleriyle kitap basımının 1928 yılında yasaklanması üzerine ilk başta elle çoğaltılan bu risale 1946 yılından sonra evvela İnebolu, sonra Isparta'da teksir makinesiyle Kur'an harfleriyle çoğaltıldı. Bediüzzaman'ın izin ve teşviğiyle 1956-1959 yıllarında matbaalarda Latin harfleriyle büyük kitaplar basıldığında Mektubat kitabının içinde yer almıştır.

İçeriği

  • Bediüzzaman'ın ve Risale-i Nur'un Rahîm ve Hakîm isimlerine mazhar olduğu
  • Risale-i Nur'un aczini ve fakrını tam olarak bilme ve sonsuz şevk ve şükür yolunda gitme düsturu
  • Yıldızlar hakkında bir yıldızname

Uzunluğu

2 büyük sayfa

Ekleri

Bu Risale İle İlgili Tevafuklar

Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler

Risale-i Nur'da Derc Edildiği ve Benzer İçerikli Yerler

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Bu Risalenin Telifi, Neşri ve Adı Hakkındaki Bahisler

Bu Risalenin Kıymeti Hakkındaki Bahisler

Bu Risaleye Atıflar

Yıldızları Konuşturan Bir Yıldızname

Bir vakit Barla’da Çam Dağı’nda yüksek bir mevkide, gecede semanın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutur etti. Yıldızların lisan-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış.

Dördüncü Mektup ile Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıfı’nın âhirinden alınmıştır.

(17. Söz)

Bu Risalede İle İlgili Tevafuklar

Bu Risale İle İlgili Gaybi İşaretler

Bu Risale Hakkında Fihristte Geçen Kısım

وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا كَثٖيرًا âyetinin bir sırrı, Risale-i Nur hakkında tecelli ettiğini beyan eder.

Hem:

“Der Tarîk-ı Nakşibendî lâzım âmed çâr terk:

Terk-i dünya, terk-i ukba, terk-i hestî, terk-i terk”

düsturuna mukabil, acz-mendî tarîkında pek mühim bir düsturu beyan eder.

Hem اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا âyetinin bir sırrını; şiire benzer fakat şiir olmayan, muntazam fakat manzum olmayan, gayet parlak fakat hayal olmayan, yıldızları konuşturan bir yıldızname ile tefsir eder.

(Fihrist (Mektubat))

Diğer Bahisler

Bak kitab-ı kâinatın safha-i rengînine

Hâme-i zerrîn-i kudret, gör ne tasvir eylemiş.

Kalmamış bir nokta-i muzlim, çeşm-i dil erbabına

Sanki âyâtın Hudâ, nur ile tahrir eylemiş.

Bak, ne mu’ciz-i hikmet, iz’anrubâ-yı kâinat

Bak, ne âlî bir temaşadır feza-yı kâinat

(32. Söz)

Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler

Evvela: Sana geçen mektubta yazdığım şu fıkra-i “Der tarîki acz-i mendi lâzım âmed çâr çiz: Acz-i Mutlak, Fakr-ı Mutlak, Şükr-ü Mutlak, Şevk-i Mutlak ey Aziz” Elbette fehmini merak etmişsiniz. İşte acz ve fakr sırları, çok Sözlerde bahusus Yedinci Sözde anlarsınız. “Şükr-ü Mutlak” sırrı ise, Yirmi Dördüncü Sözün, beşinci dalının ikinci meyvesi güzelce gösterdiği gibi, sâir Sözler dahi, o esas üzerine gidiyorlar. “Şevk-i Mutlak” ise Otuz İkinci Sözün, ikinci mevkıfının, üçüncü maksadının rumuzları ve üçüncü mevkıfının çok yerlerinde o sır izhar edilmiştir.

Kardeşiniz Said Nursî

(Üstad Hz.'nin Hulusi Ağabeye Gönderdiği Mektuplar)

Bu Risaledeki Temsiller/Misaller

Bu Risalede Geçen Ayetler

Bkz. 4. Mektup'ta Geçen Ayetler Listesi

Bu Risalede Geçen Hadisler

Cenab-ı Allah'ın Bu Risalede Geçen İsim, Sıfat ve Şuunatı

  1. Cemil-i Zülcelal
  2. Hakîm
  3. Hakîm-i Zülcelal
  4. Kadîr-i Zülcelal
  5. Kadîr-i Zülkemal
  6. Rab
  7. Rahîm
  8. Sâni’
  9. Vâcibü’l-vücud
  10. Vedud

Peygamberimizin Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

Kur'an'ın Bu Risalede Geçen İsim ve Sıfatları

  1. Kur’an

Bu Risalede Geçen Salavatlar

Bu Risalede Geçen Dualar

Bu Risalede Geçen Zikirler

Bu Risalede Geçen Emir ve Tavsiyeler

Bu Risalede Geçen Darb-ı Meseller/Deyimler

Bu Risalede Geçen Düstur, Kaide ve Tespitler

  1. Öyle de şu hiç-ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur’an’a istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, ism-i Rahîm ve ism-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler, o mazhariyetin cilveleridir.
  2. Der tarîk-ı acz-mendî lâzım âmed çâr çîz: Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz!

Bu Risalede Geçen Halk Dili İfadeler

  1. Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,

Bu Risalede Geçen Edebi ve Dikkat Çekici İfadeler

Bu Risalede Bahsi Geçen Şahıslar, Eserleri ve Eserlerinden Alıntılar

  1. Hulusi Yahyagil: Bu mektup bu talebesine yazılmıştır. Bu mektupta bu talebesi için "Benim vârisim olan sen, istersen nazma çevir, tanzim et." cümlesi geçer.
  2. Nakşibendilik: Bir düsturundan bahis geçer

Bu Risalede Bahsi Geçen Yerler

  1. Çam Dağındaki Çam Ağacı: Bu mektubun yazıldığı mekan
  2. Çam Dağı: Bu mektubun yazıldığı mekan
  3. Barla: Barla’ya dönsem arzunuz vechile sizden ziyade müştak olduğum şifahî bir musahabe çaresini arayacağız.

Bu Risalede Bahsi Geçen Hadiseler

İlgili Resimler/Fotoğraflar

İlgili Maddeler/Kategoriler

Önceki Risale: Üçüncü MektupMektubatBeşinci Mektup: Sonraki Risale

Kaynakça