Ana Sayfa

Risale-i Nur Ansiklopedisi - Külliyat, istişareler, çalışmalar sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
Kullanıcıların katkılarıyla büyüyen bir Risale-i Nur ansiklopedisi olan
Nurpedia'ya Hoş Geldiniz!
Toplam Türkçe madde sayısı: 770
Kur'anEsmaRisaleŞahısYerHadiseMefhumEserNesne

Risale-i Nur'dan:

“Bu dürûs-u Kur’aniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar vazifeleri –ulûm-u imaniye cihetinde– yalnız yazılan şu Sözler’in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir.

(Mektubat, 29. Mektup, Altıncı Risale Olan Altıncı Kısım, Beşinci Desise-i Şeytaniye)

“Evet Risale-i Nur size mükemmel bir me'haz olabilir. Ve ondan erkân-ı imaniyenin her birisine, meselâ Kur'an kelâmullah olduğuna ve i'cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem'edilse ve hâkeza.. mükemmel bir izah ve bir haşiye ve bir şerh olabilir.

(Barla Lahikası)


Günün Kur'an Maddesi

Ankebut Suresi Kur'an-ı Kerim'in 29. suresi olup Kasas ve Rum sureleri arasında yer alır.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Sure-i Ankebut Mekke’de nâzil olduğu için Kureyş’in imana gelmeyen reisleri Peygamber aleyhissalâtü vesselâma sû-i kasd edeceklerini ve o sû-i kasdın içinde en zayıf ve en küçük bir hayvan olan bir örümcek o reislerin o şiddetli hücumlarına karşı mukabele edip galebe edecek.

Yani örümceğin hanesi olan ağ en zayıf bir perde iken o kuvvetli reisleri mağlup edeceğini göstermekle âyet diyor ki: “En zayıf bir hayvana mağlup olacaklarını faraza bilseydiler, bu cinayete ve bu sû-i kasda teşebbüs etmeyeceklerdi.”

(Emirdağ Lahikası-2)

Maddenin tamamını oku...


Günün Esma Maddesi

Musavvir (Arapça: ﻣُﺼَﻮِّﺭُ) Cenab-ı Allah'ın (cc) tasvir eden, her şeye bir suret ve şekil veren, her şekli diğerinden farklı kılan, mahlukatını istediği sıfat ve seçtiği surette yaratan anlamlarına gelen bir ismidir. Kur'an-ı Kerim'de bir yerde geçer ve hadis rivayetinde Esma-i Hüsna arasında sayılmıştır

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Hem Fettah ve Musavvir isimlerinin tecellileriyle başta insan olarak bütün hayvanatın su katrelerinden açılan pek çok manidar suretlerine ve bahar çiçeklerinin habbe ve zerreciklerinden açtırılan çok cazibedar simalarına bak, fettahiyet ve musavviriyet-i İlahiyenin mu’cizatlı cemalini gör.

(Şualar, 4. Şua, Altıncı Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye, 2. Bürhan, 4. Nokta)

Maddenin tamamını oku...


Günün Risale Maddesi

Onuncu Söz haşir ve Âhiret hakkındaki ayetleri 12 suretten oluşan uzunca bir temsil ve on iki hakikat ile tefsir eden ve öldükten sonra dirilmenin ve Âhiretin varlığını ispatlayan bir risaledir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Risale-i Nur eczaları, bütün mühim hakaik-i imaniye ve Kur’aniyeyi hattâ en muannide karşı dahi parlak bir surette ispatı, çok kuvvetli bir işaret-i gaybiye ve bir inayet-i İlahiyedir. Çünkü hakaik-i imaniye ve Kur’aniye içinde öyleleri var ki en büyük bir dâhî telakki edilen İbn-i Sina, fehminde aczini itiraf etmiş “Akıl buna yol bulamaz!” demiş. Onuncu Söz Risalesi, o zatın dehasıyla yetişemediği hakaiki; avamlara da çocuklara da bildiriyor.

(Mektubat, 28. Mektup, 7. Risale, 3. İşaret)

Maddenin tamamını oku...


Günün Mefhum Maddesi

Adalet; zulüm etmemek, herkese hakkını vermek ve lâyık olduğu muâmeleyi yapmak, mahkeme, hak kanunlarına uygunluk, haksızları terbiye etmek, insaf, mâdelet, dâd, Cenab-ı Hakk'ın emrini emrettiği şekilde tatbik etmek, suçluya Allah'ın emrini icra etmek demektir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Adâlet iki şıktır. Biri müsbet, diğeri menfidir. Müsbet ise; hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet; bu dünyada bedahet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisaniyle ve ihtiyac-ı fıtrî lisaniyle ve ıztırar lisaniyle Fâtır-ı Zülcelâl'den istediği bütün matlubatını ve vücut ve hayatına lâzım olan bütün hukukunu mahsus mizanlarla, muayyen ölçülerle bilmüşahede veriyor. Demek adâletin şu kısmı, vücut ve hayat derecesinde kat'i vardır. İkinci kısım menfidir ki: Haksızları terbiye etmektir. Yâni, haksızların hakkını, tâzib ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise; çendan tamamiyle şu dünyada tezahür etmiyor. Fakat, o hakikatın vücudunu ihsas edecek bir surette hadsiz işarat ve emarat vardır. Ezcümle: Kavm-i Âd ve Semud'dan tut, tâ şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i te'dib ve tâziyâne-i ta'zib, gayet âli bir adâletin hükümran olduğunu hads-i kat'i ile gösteriyor.

(Sözler, 10. Söz, 10. Hakikat, Hâşiye)

Maddenin tamamını oku...


Günün Şahıs Maddesi

Hüseyin-i Cisrî 19. yüzyılda Suriye’de yetişen büyük ulemadandır. Devrindeki bir âlimin tabiriyle “zamanın Eş’arisi” olan Cisrî Halveti tarikatındandı.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

İşte bu kadar tahrifatla beraber, şu zamanda dahi meşhur Hüseyin-i Cisrî rahmetullahi aleyh o kitaplardan yüz on dört delil nübüvvet-i Ahmediyeye dair çıkarmıştır. “Risale-i Hamîdiye”de yazmış. O risaleyi de Manastırlı merhum İsmail Hakkı tercüme etmiş. Kim arzu ederse ona müracaat eder, görür.

(Mektubat, 19. Mektup, 16. İşaret, Birinci Kısım, 2. Hüccet)

Maddenin tamamını oku...


Günün Yer Maddesi

Nis ya da bugün kullanılan adıyla Yeşil Ada, Eğirdir Gölü üzerinde Eğirdir ilçe merkezi açıklarında yer alan bir ada olup bugün bir yol ile ana karaya bağlanarak yarım ada haline gelmiş bir mahalledir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Fecirden evvel hatırıma geldi ki bir zatın kalbine vesvese verecek bir tarzda tarafımdan sözler söylenilmişti; keşke dedim onu görseydim, kalbindeki dağdağayı izale etseydim. Aynı dakikada, Nis’e gitmiş bir parça kitabım bana lâzım idi; keşke elime geçseydi dedim. Sabah namazından sonra oturdum; baktım aynı zat, o kitap parçası elinde olduğu halde içeri girdi. Ona dedim: “Senin elindeki nedir?” Dedi: “Bilmiyorum, kapının önünde Nis’ten gelmiş diye birisi bana verdi; ben de size getirdim.” Fesübhanallah dedim; böyle bir vakitte bu adamın evinden çıkıp gelmesi ve şu Söz’ün Nis’den gelmesi, hiç tesadüfe benzemiyor. Ve böyle bir adama şöyle bir parça kitabı aynı dakikada eline verip bana gönderen, elbette Kur’an-ı Hakîm’in himmetidir diyerek Elhamdülillah dedim; benim en küçük, ehemmiyetsiz, hafî arzu-yu kalbimi bilen birisi, elbette bana merhamet ediyor, beni himaye ediyor; öyle ise dünyanın minnetini beş paraya almam.

(Mektubat, 28. Mektup, 3. Risale, 5. Nokta)

Maddenin tamamını oku...


Günün Hadise Maddesi

Cemel Vak'ası Dördüncü Halife Hz. Ali (ra) ile Aşere-yi Mübeşşereden Hz. Talha (ra), Hz. Zübeyr (ra) ve Peygamberimizin hanımlarından Hz. Aişe (ra) arasında bir içtihad farklılığı neticesinde vuku bulan ve Hz. Ali'nin (ra) ordusunun kazanıp Hz. Talha (ra) ve Hz. Zübeyr'in (ra) şehid edilmeleri ve Hz. Aişe'nin (ra) Medine'ye gönderilmesiyle sonuçlanan bir savaştır.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Hem ölmüş insanları zemmetmek, hiç lüzumu yok. Onlar dâr-ı âhirete, mahall-i cezaya gitmişler. Lüzumsuz, zararlı, onların kusurlarını beyan etmek, emrolunan muhabbet-i Âl-i Beyt'in muktezası değildir ve lâzım da değildir diye Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat, sahabeler zamanındaki fitnelerden bahis açmayı men'etmişler. Çünkü Vakıa-i Cemel'de Aşere-i Mübeşşere'den Zübeyr ve Talha ve Âişe-i Sıddıka (r.anhüm) bulunmasıyla Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat o harbi içtihad neticesi deyip; Hazret-i Ali (ra) haklı, öteki taraf haksız fakat içtihad neticesi olduğu cihetle affedilir. Hem Vehhabîlik damarı hem müfrit Râfızîlerin mezhepleri İslâmiyet'e zarar vermesin diye Sıffîn Harbi'ndeki bâğîlerden de bahis açmayı zararlı görüyorlar.

(Emirdağ Lahikası-1)

Maddenin tamamını oku...


Günün Nesne Maddesi

Kedi küçük, tipik olarak tüylü, evcilleştirilmiş etobur bir memeli hayvandır. İnsanlara arkadaşlığı ve fare gibi zararlıları yakalamasıyla bilinir. 70'den fazla kedi ırkı vardır. Evde beslenmesi dinen caiz olup eti yenmeyen hayvanlardan sadece kedinin salyası ve (yemek) artığı temiz kabul edilmiştir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

İşte şu numuneler gibi çok şeyler var ve bereket-i İlahiyenin çok cihetleri var. Bu köy halkı çoğunu bilirler. Fakat sakın bunları fahir için zikrediyorum zannetmeyiniz, belki mecbur oldum. Hem benim için iyiliğe bir medar olduğunu düşünmeyiniz. Bu bereketler, ya yanıma gelen hâlis dostlarıma ihsandır veya hizmet-i Kur’aniyeye bir ikramdır veya iktisadın bereketli bir menfaatidir veyahut “Yâ Rahîm, Yâ Rahîm” ile zikreden ve yanımda bulunan dört kedinin rızıklarıdır ki bereket suretinde gelir, ben de ondan istifade ederim. Evet, hazîn mır mırlarını dikkatle dinlesen “Yâ Rahîm, Yâ Rahîm” çektiklerini anlarsın.

(Mektubat, 16. Mektup, 4. Nokta, 4. Numune)

Maddenin tamamını oku...


Günün Eser Maddesi

Risale-i Hamidiye Hüseyin-i Cisri tarafından telif edilen, adını II. Abdülhamid’e ithaf edilmesinden alan, yine II. Abdülhamid'in emriyle Manastırlı İsmail Hakkı tarafından Türkçeye tercüme edilip neşredilen bir eserdir.

Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği

Tevrat, İncil, Zebur gibi kütüb-ü mukaddeseden, pek çok tahrifata maruz oldukları halde, şu zamanda dahi Hüseyin-i Cisrî gibi bir muhakkik, nübüvvet-i Ahmediyeye (asm) dair yüz on dört işarî beşaretleri çıkarıp “Risale-i Hamîdiye”de göstermiştir.

(Sözler, 31. Söz, 3. Esas)

Maddenin tamamını oku...


Nurpedia'da diğer yapabilecekleriniz

Arama yapmak için lütfen sağ üstteki arama kutusunu kullanın.