Mukarrebin: Revizyonlar arasındaki fark
Mukarrebin Melekler sayfasına yönlendirildi Etiket: Yeni yönlendirme |
Mukarrebin Melekler sayfasına yapılmış yönlendirme kaldırıldı Etiket: Kaldırılan yönlendirme |
||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
# | [[Kategori:Şahs-ı Manevi/Teşkilat]] | ||
''Allah'a yakın büyük melekler için [[Mukarrebin Melekler]] sayfasına bakın'' | |||
'''Mukarrebin''' meleklerden ve insanlardan Allah’a yakın kılınanlar anlamında bir Kur’an terimidir. Kur'an'da kıyamet günü “ashâbü’l-meymene”, “ashâbü’l-meş’eme” ve “sâbikūn” şeklinde sınıflandırılan üç grup içinde en yüksek derecede bulunan sâbikūnun mukarrebîn oldukları, onların naîm cennetinde bulunacakları (Vakıa 10.-12) ve kendilerine has bir çeşmeden (tesnîm) içecekleri (Mutaffifîn 28) açıklanır; bu mertebeye ulaşan kişinin rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış olacağı belirtilir (Vâkıa 88-89). Kur’an’da ayrıca Hz. Îsâ’nın Allah katındaki değerinin büyüklüğüne onun mukarrebîn arasında yer aldığı vurgulanarak dikkat çekilir (Âl-i İmrân 45).<ref name='a'>https://islamansiklopedisi.org.tr/mukarrebin</ref> | |||
==Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti== | |||
* Peygamberimiz insan, cin veya melek tüm mukarrebin içinde Allah'a en yakın olandır. | |||
* Yahudiler zehirlediği yemeği Peygamberimize göndererek onu mukarrebîn-i sahabeye birden darbe vurmak istedikleri halde birden Efendimiz mucize eseri olarak zehirli olduğu anlamış ve herkes elini çekmiş ancak bir sahabi vefat etmiştir. | |||
==Bilgiler== | |||
==Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği== | |||
Şimdi acaba âlemde Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmdan –beyan olunan evsaf ve vezaife– daha ehil ve daha câmi’ kim zuhur etmiş? Ve rütbe-i risalete ve vazife-i tebliğe ondan daha elyak, daha evfak hiç zaman göstermiş midir? Hayır, aslâ ve kat’â! Belki o, bütün resullerin seyyididir, bütün enbiyanın imamıdır, bütün asfiyanın serveridir, bütün [[Mukarrebin|mukarrebînin]] akrebidir, bütün mahlukatın ekmelidir, bütün mürşidlerin sultanıdır. | |||
([[Risale:10._Söz#İkinci_İşaret|10. Söz]]) | |||
---- | |||
Üçüncüsü: Hem dessas Yahudiler, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ve [[Mukarrebin|mukarrebîn-i sahabeye]] birden darbe vurmak istedikleri halde, birden gaibden haber verilmiş gibi hâdisenin inkişafı ve desiselerinin akîm kalması ve o ihbarın ifade ettiği vakıa doğru çıkması ve hiçbir vakit sahabeleri nazarında mütehalif bir haberi görülmeyen Zat-ı Ahmediye’nin “Şu keçinin kolu bana söylüyor.” demesi; herkesin kulağıyla o keçiden, o sözü işitmesi kadar kanaat-i kat’iyeleri olmuş. | |||
([[Risale:19._Mektup#İkinci_Misal_5|19. Mektup]]) | |||
==Risale-i Nur'daki Diğer Alakalı Yerler== | |||
==İlgili Resimler/Fotoğraflar== | |||
==İlgili Maddeler== | |||
==Kaynakça== | |||
15.09, 29 Aralık 2024 tarihindeki hâli
Allah'a yakın büyük melekler için Mukarrebin Melekler sayfasına bakın
Mukarrebin meleklerden ve insanlardan Allah’a yakın kılınanlar anlamında bir Kur’an terimidir. Kur'an'da kıyamet günü “ashâbü’l-meymene”, “ashâbü’l-meş’eme” ve “sâbikūn” şeklinde sınıflandırılan üç grup içinde en yüksek derecede bulunan sâbikūnun mukarrebîn oldukları, onların naîm cennetinde bulunacakları (Vakıa 10.-12) ve kendilerine has bir çeşmeden (tesnîm) içecekleri (Mutaffifîn 28) açıklanır; bu mertebeye ulaşan kişinin rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış olacağı belirtilir (Vâkıa 88-89). Kur’an’da ayrıca Hz. Îsâ’nın Allah katındaki değerinin büyüklüğüne onun mukarrebîn arasında yer aldığı vurgulanarak dikkat çekilir (Âl-i İmrân 45).[1]
Risale-i Nur'da Bu Konudaki Derslerin Özeti
- Peygamberimiz insan, cin veya melek tüm mukarrebin içinde Allah'a en yakın olandır.
- Yahudiler zehirlediği yemeği Peygamberimize göndererek onu mukarrebîn-i sahabeye birden darbe vurmak istedikleri halde birden Efendimiz mucize eseri olarak zehirli olduğu anlamış ve herkes elini çekmiş ancak bir sahabi vefat etmiştir.
Bilgiler
Risale-i Nur'da Nerede ve Nasıl Bahsedildiği
Şimdi acaba âlemde Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmdan –beyan olunan evsaf ve vezaife– daha ehil ve daha câmi’ kim zuhur etmiş? Ve rütbe-i risalete ve vazife-i tebliğe ondan daha elyak, daha evfak hiç zaman göstermiş midir? Hayır, aslâ ve kat’â! Belki o, bütün resullerin seyyididir, bütün enbiyanın imamıdır, bütün asfiyanın serveridir, bütün mukarrebînin akrebidir, bütün mahlukatın ekmelidir, bütün mürşidlerin sultanıdır.
(10. Söz)
Üçüncüsü: Hem dessas Yahudiler, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ve mukarrebîn-i sahabeye birden darbe vurmak istedikleri halde, birden gaibden haber verilmiş gibi hâdisenin inkişafı ve desiselerinin akîm kalması ve o ihbarın ifade ettiği vakıa doğru çıkması ve hiçbir vakit sahabeleri nazarında mütehalif bir haberi görülmeyen Zat-ı Ahmediye’nin “Şu keçinin kolu bana söylüyor.” demesi; herkesin kulağıyla o keçiden, o sözü işitmesi kadar kanaat-i kat’iyeleri olmuş.