Hı (خ) Kök Harfi İle Başlayan Kelimeler: Revizyonlar arasındaki fark

Nurpedia.org - İman ve İslam Hakikatlerine Dair Nur Ansiklopedisi sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
Turker (mesaj | katkılar)
Değişiklik özeti yok
149. satır: 149. satır:
|-
|-
|Mahtum(ane)
|Mahtum(ane)
|Bitirme yemeği
|Bitirme (yemeği)
|align=center|+
|align=center|+
|Memleketimizde medrese talebelerinden birisi bir kitabı bitirse veya başlasa, bir tatlı veya yemek "müftihâne" veya "mahtumâne" diye vermek âdettir.
|Memleketimizde medrese talebelerinden birisi bir kitabı bitirse veya başlasa, bir tatlı veya yemek "müftihâne" veya "mahtumâne" diye vermek âdettir.

05.14, 25 Kasım 2024 tarihindeki hâli

Önceki Harf: Ha (ح)Harfler Ana SayfasıDal (د): Sonraki Harf

Bediüzzaman'ın eserlerinde geçen ve Hı (خ) kök harfi ile başlayan Arapça kelimeler listelenmiştir.

İlk Kök Harfe Göre Kelime Sayısı
Arapça Harf Türkçe Okunuşu 2 Harfli Kelime Sayısı 3 Harfli Kök Sayısı 3 Kök Harfli Kelime Sayısı 4 Harfli Kök Sayısı 4 Kök Harfli Kelime Sayısı Toplam Kök Sayısı Kur'an'da Geçen Kök Sayısı Toplam Kelime Sayısı Kur'an'da Geçen Kelime Sayısı
خ - 64 218 8 8 72 48 226 58
Hı (خ) kök harfi ile başlayan kelimeler
Kelime Anlamı Kur'an'da
Geçiyor mu?
Örnek Cümle
Hı-Be-Se (2) +
Habaset Murdarlık, pislik Birer hâin alçak derekesinde görür, habaset çamurunda, çabalar da batardı.
Habis(e) Pis + İnsanlarda şeytan vazifesini gören cesetli ervâh-ı habise bilmüşahede bulunduğu gibi, cinnîden cesetsiz ervâh-ı habise dahi bulunduğu, o kat'iyettedir.
Hı-Be-Ra (9) +
Ahbar Haberler Halbuki, şu zât öyle bir Sultanın ahbârını söylüyor ki, memleketinde Kamer, bir sinek gibi, bir pervane etrafında döner.
Haber Söylenen veya aktarılan söz + ...Hazret-i Ömer ve Osman ve Ali'nin şehid olacaklarını haber vermiş. Haber verdiği gibi çıkmış.
Habîr Her şeyden haberdar olan Allah + Çünkü, müteaddit eserlerimde kat'î bir surette ispat edildiği gibi, harikaların harikası olan şu san'at, ancak ve ancak bütün evsaf-ı kemâliye ile muttasıf bir Habîr-i Basîrin yed-i kudretinden çıkmamış ise, şu kesif, câmid, mukayyet, miskin, mümkinin eliyle mi şu kâinata giydirilen gömlek yapılmıştır?
(Ehl-i) Hibre İç yüzünü bilme (Bilirkişiler) İkinci yol ise, ittifaken menfaatsiz olduğu halde, pek azîm bir zararı olduğu, ehl-i hibre ve şuhudun icmâıyla sabittir.
İhbar Haber verme Halbuki, Kur'ân'ın vukuat ve ahvâl-i maziyeye dair ihbârâtı aklî bir iş değil ki akılla ihbar edilsin.
İstihbar Haber sorma Hem nasıl, Hannan olan Seyyidimiz ve Mennan olan Malikimizin (C.C.) bizden istediklerini o Resul'den istihbara ihtiyaç göstermezsin?..
Muhabere Haberleşme Hem bak o zat; kudret ve gınasına hadd ü nihayet olmayan bir Sultan-ı Ezel ve Ebed'in muhaberesine; ve seninle onun mükalemesine ey nihayetsiz âciz ve gayetsiz fakir insan, bir tercüman olmuştur.
Muhabir Haberci Üstad Bediüzzaman Said Nursî 3. Eğitim Tümeni Camiine harç koydu. (Isparta hususî muhabirimiz bildiriyor.)
Muhbir Haber veren Âhir fıkrasında, Muhbir-i Sâdıkın haber verdiği "Mânevî fütuhat yapmak ve zulümatı dağıtmak zaman ve zemin hemen hemen gelmesi" diye fıkrasına, bütün ruh u canımızla rahmet-i İlâhiyeden niyaz ediyoruz, temenni ediyoruz.
Hı-Te-Lam (1)
Muhtel Karışık, bozulmuş Hayal ve mesmuuma nazaran, huzurunuzun muhtel olduğuna zâhibim.
Hı-Te-Mim (8) +
Hâtem Mühür, son + Evet, zeminin yüzünde öyle bir hâtem-i rahmet ve sikke-i ehadiyet bulunduğu gibi, ...
Hat(i)m Kitabı tamamen bitirmek Fâtiha ve Yâsin ve hatm-i Kur'ânî gibi okunan virdler, kudsî şeyler, bazan hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor.
Hatme Baştan sona bitirme Ondandır ki, Nakşîlerin rüesasından bir kısım, bu iki cümle ile kendilerine bir hatme-i mahsus yapıp muhtasar bir hatme-i Nakşiye hükmünde tutuyorlar.
Hâtime Son Yedinci Meselenin Hâtimesidir
Hitam Son + Şimdi anladım ki, tefsirim de, şu âyetle hitam buluyor.
İhtitam Sona erme Âhirinde ihtitam-ı Bahaiye olan hâtimesini bilemediğimden, eskiden beri okumuyordum.
Mahtum(ane) Bitirme (yemeği) + Memleketimizde medrese talebelerinden birisi bir kitabı bitirse veya başlasa, bir tatlı veya yemek "müftihâne" veya "mahtumâne" diye vermek âdettir.
Tahattüm/Tehattüm Mühürlü yüzüğü takmak Lâkin, onların asl-ı esas-ı mesleği, kulûbun tenviri ve raptı, yani fazilet-i İslâmiye üzerine sülûk, yani hamiyet-i İslâmiye ile tehattüm,...
Hı-Cim-Lam (1)
Hacalet Utanç Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!
Hı-Dal-Dal (1) +
Uhdud(t) Hendek + Ve keza, kader muhitinde uçan tayyare-i ömre veya hayat dağları arasında açılan uhdut ve tünellerinden şimşekvâri geçen zamanın şimendiferine bindirerek...
Hı-Dal-Şın (1)
Tahdiş Tırmalamak, zedelemek Halbuki şu risaleler ise, şimdiye kadar hiç kimsede—çoklardan sorduğum halde—sû-i tesir ve aksülâmel ve tahdiş-i ezhan gibi bir zarar vermedikleri, doğrudan doğruya bir işaret-i gaybiye ve bir inâyet-i Rabbâniye olduğu bizce muhakkaktır.
Hı-Dal-Ayn (1) +
Hud'a Hile Hud'a ve hileleriyle ikiyüzlü bir konuşmada bulundular.
Hı-Dal-Mim (8)
Hademe Hizmetçi, yardımcı Hem o mide fabrikasının çok hademeleri var.
Hâdim Hizmet eden Bir zât, bir hâdimine on altın verdi.
Hidemat Hizmetler "Vezâif-i eşya" tabir edilen hidemât-ı meşhude, onların ubûdiyetlerinin ünvanlarıdır.
Hizmet Sorumlu olunan iş Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir.
Hüddam Hizmet edenler Çünkü, uhrevî hasenatın bâki meyvelerini fâni hayatta cüz'î bir zevk için sarf etmek, sırr-ı ihlâsa muhalif olmasından, kat'iyen haber veriyorum ki, târikü'd-dünya ehl-i riyâzetin arzu ve kabul ettikleri ruhânî, cinnî hüddamlar bana hergün, hem aç olduğum zamanda ve yaralı olduğum vakitte en güzel ilâç getirseler, hakikî ihlâs için kabul etmemeye kendimi mecbur biliyorum.
İstihdam Hizmet ettirme Çünkü, Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur'ân'ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez.
Mahdum Evlat; kendisine hizmet edilen Mahdum değil, hâdimdir. Hâkim değil, mahkûmdur.
Müstahdem Hizmette bulunan Geçmiş asırlardaki müceddidler de bu en mühim vazife ile müstahdem olmakla beraber,...
Hı-Zel-Nun (1) +
Hızlan Rezilliğe düşme Veya pek dar olduğundan, meseleyi azametiyle kavramadığındandır. Veya bir hızlandır.
Hı-Ra-Be (3) +
Harab(e) Yıkılmış Harabiyet-i âlemin vukua geleceğidir.
Tahrip Bozma Tahrip esheldir; zayıf tahripçi olur
Hırpalamak Yıpratmak (Kökeni kesin değildir) O hadsiz zîhayatların hadsiz ihtiyaçları ve onları inciten ve hırpalayan hadsiz muzır düşmanları ve merhametsiz hâdiseleri varken, o ihtiyaçlara karşı sermayeleri binden, belki yüz binden ancak bir olabilir.
Hı-Ra-Cim (10) +
Harc/ç(-ı rah, -lık) Vergi, ödenen para; kum ve çimeto karışımı + Bundan dört mah mukaddem, Kur'ân-ı Hakîmin elmas, inci dükkânından pırlantaları ve vüs'atimiz kadar uhrevî harçlığı almak üzere ziyaretinize kardeşim Mustafa ile varmıştık.
Harcamak Sarfetmek İlâhî bir zekânın remzi olan büyük Üstad Said Nur Hazretleri, Allah'ın müstesna bir lütuf ve keremi olan muhteşem dehasını mü'min bir azim ve celâdetle bu aziz milletin hayrı, terakkisi ve yükselişi uğruna harcamış...
Hariç Dış(ında) + Daire-i takvâdan hariç, belki daire-i İslâmiyetten hariç bir suret almış bazı meşreplerin ve tarikat namını haksız olarak kendine takanların seyyiâtıyla tarikat mahkûm olamaz.
Harici Hz. Ali'ye isyan edenler Hem Hâricîlerin içinde "Züssedye" denilen bir adamı, garip bir nişanla alâmet olarak haber vermiştir ki, Havâriçlerin maktulleri içinde o adam bulunmuş,...
Havaric Hariciler Hem Hâricîlerin içinde "Züssedye" denilen bir adamı, garip bir nişanla alâmet olarak haber vermiştir ki, Havâriçlerin maktulleri içinde o adam bulunmuş,...
Huruc Çıkış + ...medar ve mihverindeki istikrarına ve zelzelenin irticâcıyla medar-ı senevîsinden çıkmamasına sebep, dağların hurucu olduğunu...
İhraç Çıkartma + Atâ, kazâ kanununun şümulünden ihraçtır.
İstihraç Manayı çıkarıp deliliyle gösterme Birinci âyette âsârı bast edip, bir neticenin, bir mühim maksudun mukaddemâtı gibi, ilim ve kudrete gayat ve nizâmâtıyla şehadet eden en azîm eserleri serd eder, Alîm ismini istihraç eder.
Mahreç Harflerin ağızda çıkış yeri + Git gide hırhırları, mırmırları aynı "Yâ Rahîm" olur; mahreçsiz, fasih bir zikr-i hazîn olur.
Tahric Hadisin ilk kaynağını gösterme İmam-ı Bağavî, tahrici ve tashihiyle haber veriyor ki:
Hı-Ra-Hı-Ra (1)
Hırhır(a) Kedi sesi; rüzgar uğultusu Git gide hırhırları, mırmırları aynı "Yâ Rahîm" olur; mahreçsiz, fasih bir zikr-i hazîn olur.
Hı-Ra-Dal-Lam (1) +
Hardal(e) Küçük tohumlu bir bitki, hardal + Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
Hı-Ra-Şın (1)
Tahriş Tırmalama Şimdiye kadar karanlıklarda kalan ve meçhullere karışan fakat zihinleri tahrik ve tahriş etmekten hâlî kalmayan birçok muammaları nurunla aydınlatıp açıkladın ve bizi yollarda yorulup kalmaktan korudun ve kurtardın.
Hı-Ra-Tı (2)
Harita Yeryüzü korkisi (Yunancadan geçme) ...ve koca kâinatın bir harita, bir saat, bir hane gibi her tarafını gösterip, çevirip, onları yapan San'atkârı tavrıyla ifade ve talim eden Kur'ân-ı Mucizü'l- Beyanın elbette mislini getirmek mümkün değildir ve derece-i i'câzına yetişilmez.
Mahruti Konik Çünkü faraza o dağlar tamamen su kesilse ve mahrutî birer havuz olsalar, o büyük nehirlerin şöyle süratli ve kesretli cereyanlarına muvazeneyi kaybetmeden birkaç ay ancak dayanabilirler.
Hı-Ra-Tı-Mim (1) +
Hortum İnce uzun boru (şeklinde olan şey), burun + Sivrisineğin başında mızrak gibi bir hortum vardır.
Hı-Ra-Ayn (1)
İhtira Yeni buluş; hiçten yaratma Evet, Kadîr-i Zülcelâlin iki tarzda icadı var: Biri ihtirâ' ve ibdâ' iledir.
Hı-Ra-Fe (1)
Hurafe Uydurma söz/düşünce Şu Notada, tabiiyyunun münkir kısmının gittikleri yolun içyüzü ne kadar akıldan uzak ve ne kadar çirkin ve ne derece hurafe olduğu, lâakal doksan muhali tazammun eden Dokuz Muhal ile beyan edilmiş.
Hı-Ra-Kaf (3) +
Harika Hayret uyandıran Harika kerâmâtım yok ki, bu hakâiki onunla ispat edeyim.
Hark Yarılma Ve hikmet-i cedide namı verilen yeni felsefe ise, eski felsefenin mürur ve ubûra ve hark ve iltiyâma kabil olmayan, semâvât hakkındaki ifratına mukabil tefrit edip, semâvâtın vücudunu adeta inkâr ediyorlar.
Hırka Bir üst giysisi Şu üslûp, bir silsilenin mübarek hırkalarının parçalarından dikilmiştir.
Hı-Ze-Nun (4) +
Hazain Hazineler Hazâin-i rahmet sahibi Hâlık-ı Rahmânü'r-Rahîme, böyle bir acz ile itimad etmek lâzımdır.
Hazine Kıymetli şey saklanan yer Demek nimetler Onundur ve Onun hazinesinden çıkar. Hazine ise daimîdir.
Mağaza Büyük dükkan (Mahzenin çoğulu mehâzin kelimesinden Venedikçeye, oradan Türkçeye geçmiştir) Mağazalarda kâğıt kalmadı. Risale-i Nur şakirtleri kâğıdı bitirdiler.
Mahzen Depo Mahzen ve medfen-i mücevherâta rasgelmiş bir fakir gibi hangi cevheri alacağımı harîsâne düşünüyorum.
Hı-Sin-Ra (3) +
Hasaret Hüsran, zarar Hatta mü'minlerin bazı dünya lezzetlerinde hasâretleri, hasâret sayılmaz.
Hâsir Hüsrana uğramış + Diğeri, Rezzâk-ı Hakikîyi itham etmek derecesinde derd-i maişete dalıp ferâizi terk eden ve maişet yolunda rastgele günahları işleyen fâsık-ı hâsirdir.
Hüsran Beklenene ulaşamamaktan gelen hüzün + Sekseninci olmuştur mezara bir mezar taş,
Beraber ağlıyor hüsrân-ı İslâma.
Hı-Sin-Sin (2)
Hasis Değersiz; cimri Hasis bir menfaat için şeytanın ayağını öper derecede alçaklık gösterir.
Hısset Aşağılık; cimrilik Bu hisset-i nefis beni matrud eder.
Hı-Sin-Fe (4) +
Hasf Tutulma, örtülme O vakit kamer hasf olur.
Husuf Ay tutulması Hacdan sonra, şu mânâ-yı ulvî ve küllî muhtelif derecelerde, bayram namazında, yağmur namazında, husuf, küsuf namazında, cemaatle kılınan namazda bulunur.
İnhisaf Perdeleme KAMER GİBİ parlak bir mu'cize-i Ahmediye (a.s.m.) olan inşikak-ı kameri, evhâm-ı fâside ile inhisâfa uğratmak isteyen feylesoflar ve onların muhakemesiz mukallitleri diyorlar ki:
Münhasif Perdelenmiş, tutulmuş Münhasif Yıldızı darülfünun et, ta Süreyya kadar âli olsun.
Hı-Şın-Be (1) +
Ahşab Odundan yapılma Hattâ yanan haliçe binasının müştemilâtından olup, haliçe binası ile Şükrü Efendinin hanesine bitişik olan ahşap odunluk dahi yanmadı.
Hı-Şın-Hı-Şın (1)
Haşhaş Çok sayıda küçük tohumu olan bir bitki, afyon Yoksa, balıklardan bir balık, bin yumurtacıkla ve nebâtattan haşhaş gibi bir çiçek, yirmi bin tohumla ve sel gibi akan unsurların, inkılâpların hücumuyla, şiddetle muvazeneyi bozmaya çalışan ve istilâ etmek isteyen esbab başıboş olsalardı...
Hı-Şın-Ayn (1) +
Huşu Sevgiyle karışık korku + (Kuru, nebatsız anlamında) Ubûdiyetin ise sırr-ı esası niyaz, şükür, tazarru, huşû, acz, fakr, halktan istiğnâ cihetiyle o hakikatin kemâline mazhar olur.
Hı-Şın-Nun (1)
Haşin Sert Bahar fırtınası ve yağmur gibi hâdisâtı, sureten haşin, mânen çok lâtif hikmetlere medar görüyor.
Hı-Şın-Ye (1) +
Haşyet Korku + Halbuki, taşlardan ibaret olan dağlar, Onun haşyetinden ezilip dağılıyor.
Hı-Sad-Ra (2)
İhtisar Kısaltma Fakat bazı hallerin mümânaatiyle ihtisara ve icmale mecburum.
Muhtasar Kısa Hem bu Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi gerçi gayet muhtasar ve acele yazılmış ise de,...
Hı-Sad-Sad (11) +
Ehas(s) En seçkin Bu yol ehass-ı havassa mahsustur, iman-ı şuhûdîdir.
Hâss(a) Özel + (sadece anlamında) Fakat daha âlem-i şehadete ayak basmayan ve meşiet-i hassa ile rahmet-i hassadan çıkmayan yağmurun vakt-i nüzulünü bilmek, ilm-i Allâmü'l-Guyûba mahsustur.
Havas Toplumun üst kesimi Bu yol ehass-ı havassa mahsustur, iman-ı şuhûdîdir.
Husus(î) Konu, mevzu Bu hususta kat'î ve yakîn derecesindeki kanaatımın bir sebebi şudur ki:
İhtisas Uzmanlık Ehemmiyetçe şu meselede hem ehl-i ihtisas, hem ehl-i ispattırlar.
Mahsus Özel
Muhassas Tahsis edilmiş
Muhassıs Tahsis eden
Mütehassıs Uzman
Tahassus Ayrılma
Tahsis Ayırma
Hı-Sad-Lam (2)
Haslet Ahlak, huy
Hısal Hasletler
Hı-Sad-Mim (5) +
Has(ı)m Düşman +
Husumet Düşmanlık
Muhasame(t) Düşmanlık
Muhasım Düşman tarafı
Tehasum Düşmanlık etme +
Hı-Dad-Ra (2) +
Hadravat Yeşillik
Hızır/Hıdır Oturduğu kuru yer yeşerdiği için bu isim verilen büyük zat
Hı-Dad-Ayn (1) +
Huzu' Alçakgönüllülük
Hı-Tı-Elif (5) +
Hata Kusur +
Hatiat Hatalar +
Lâ-yuhti Hatasız
Muhti Hatalı
Tahtie Hatalı görmek
Hı-Tı-Be (5) +
Hatip Konuşmacı
Hitab(at) Söz söyleme +
Hutbe Yapılan konuşma
Huteba Hatipler
Muhatap(a) Söz söylenen kişi; karşılıklı konuşma
Hı-Tı-Ra (5)
Hatar Tehlike
Hâtır(a)(t) Zihin; zihinde kalan şey
Hutur Hatıra gelme
İhtar Hatırlatma
Tahattur Hatırlama
Hı-Tı-Tı (3) +
Hat Çizgi, yazı
Hattat Güzel yazı yazan
Hutut Hatlar
Hı-Tı-Fe (2) +
Hatf(e) Yakalama, kapma +
Hâtif Sesi gelen, kendi görünmeyen cin; gözü alan
Hı-Tı-Vav (2) +
Hatve Adım
Hutuvat Adımlar +
Hı-Fe-Şın (1)
Huffaş Yarasa
Hı-Fe-Fe (4) +
Hafif Ağır olmayan, yeğni +
Hiffet Hafiflik
İstihfaf Hafife alma
Tahfif Hafifletmek +
Hı-Fe-Vav (6) +
Ahfâ 10 latifeden biri + (daha gizli anlamında)
Hafâ Gizlilik
Hafi(ye) Gizli (casus) +
İhfâ Gizleme
İhtifâ Gizlenme
Mahfi Gizli
Hı-Lam-Cim (1)
Haliç Denizin karaya girintisi
Hı-Lam-Dal (2) +
Hulud Devamlılık +
Muhalled Sürekli + Hutbe Ş.
Hı-Lam-Sad (9) +
Halas kurtulma
Halis(e) Saf +
Hulus Safiyet
Hülasa Özet
İhlas İçtenlik
Muhlas İhlası daimi olan, ihlasa eriştirilen + اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ سُورَةِ الْاِخْلَاصِ اِجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِصٖينَ الْمُخْلَصٖينَ (Meali: İhlâs Sûresinin hakkı için, bizi ihlâs sahibi olan ve ihlâsa eriştirilen kullarından eyle.)
Muhlis İhlaslı +
Tahallüs Kurtulma Makaleler
Tahlis Kurtarma
Hı-Lam-Tı (4) +
Halita Karışmış şey
Halt Karıştırma
İhtilat Karışma
Muhtelit Karışmış, karışık
Hı-Lam-Ayn (3) +
Hal' Tahttan indirme
Hilat Elbise
Mahlu' Tahttan indirilmiş
Hı-Lam-Fe (14) +
Halef Sonra gelen, yerine geçen
Half Arka +
Halife İdare etme görevlisi +
Hilaf Aykırı, ters +
Hilafet Halifelik
Hulefa Halifeler
Hulf Sözünde durmama
İhtilaf Fikir ayrılığı +
İstihlaf Halife bırakma İİ Badıllı 30
Kalfa Usta yardımcısı
Muhalefet Karşı çıkma
Muhalif Karşı çıkan
Muhtelif Farklı farklı +
Tahallüf Değişme, farklı olma
Hı-Lam-Kaf (8) +
Ahlak Huylar
Hâlık Yaratıcı Allah +
Halk Yaratılmışlar; yaratma
Hallak Yaratıcı Allah +
Hilkat Yaratılış
Hulk yaratılış
Mahluk Yaratılmış
Tahalluk Ahlaklanma
Hı-Lam-Lam (6) +
Halel Bozukluk
Halil Dost +
Hıllet Kardeşlik
İhlal zarar verme
İhtilal Devrim
Tahallül Araya girme Öyle ise acz tahallül edemez.
Hı-Lam-Vav (4) +
Hâlî Boş
Halvet Tenha yerde yalnızlık
Hulüv Boş olma
Tahliye Boşaltma
Hı-Mim-Dal (1)
Humud Ne harama ne helale isteği olma
Hı-Mim-Ra (1) +
Humar İçki ertesi baş ağrısı
Hı-Mim-Sin (3) +
Hâmis(en) Beşinci (olarak) +
Hamse Beş
Hum(u)s Beşte bir +
Hı-Mim-Nun (1)
Tahmin Kestirme
Hı-Nun-Cim-Ra (1)
Hançer Kısa bıçak
Hı-Nun-Dal-Kaf (1)
Hendek Yarık toprak
Hı-Nun-Ze-Ra (1) +
Hınzır Domuz +
Hı-Nun-Sin (2) +
Hannas Sinsice saldıran (şeytan) +
Hunnes Gece görünüp gündüz görünmeyen (yıldız) +
Hı-Nun-Zı-Lam (1)
Hanzale Zakkum; acı meyveli bir bitki
Hı-Vav-Fe (6) +
Haif Korkan +
Havf Korku +
İhafe Korkutma
Muhavvif Korkutan
Tahavvüf Korkma + (Eksiltme anlamında)
Tahvif Korkutma +
Hı-Vav-Lam (1) +
Hala Babanın kız kardeşi + (Teyze anlamında)
Hı-Vav-Nun (3) +
Hain İhanet eden +
Hıyanet Hainlik +
İhanet Arkadan vuran
Hı-Ye-Be (2) +
Haib Ümitsiz +
Haybet Mahrum kalma
Hı-Ye-Ra (8) +
Ahyar Hayırlılar
Hay(ı)r İyilik +
Hayrat Hayırlar
Hırsız Çalan kişi (Hayırsız kelimesinden bozularak)
İhtiyar Seçme (kuvveti); yaşlı
İstihare Hayır rüyasına yatma
Muhayyer Serbest
Muhtar Dilediğini yapan Allah
Hı-Ye-Tı (4) +
Hayt İp +
Hayyat Terzi
Hıyatat Dikiş sanatı
Huyut İpler
Hı-Ye-Lam (7) +
Hayal(at) Zihinde tasarlanan
Hayyal Hayal aleminde gezen
Muhayyel(e) Hayalde tasarlanmış
Muhayyil(e) Hayal kuvveti
Mütehayyel(e)(at) Hayal edilenler
Mütehayyil(e) Hayal gücü
Tahayyül Hayalde canlandırma
Hı-Ye-Mim (1) +
Hayme Çadır